Şimdi evlilik zamanı
Merakla beklenen "Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda" bugün vizyonda! Kerem Akça yazdı…
KEREM AKÇA / keremakca@haberturk.com
Türk romantik-komedisinde ilklerin filmi olarak nitelediğim “Romantik Komedi”nin üç yıl sonra gelen devam filmi birazcık ‘ikinci film’ rehavetini taşıyor gibi. Bu da serinin ‘evlilik bölümü’nün Gürgen Öz’e alan açılmasıyla artan kahkaha oranı, Yıldıray Gürgen’in çok yönlü müzik skalası, sanat yönetimi tutarlılığı ve rengarenk karakterler dışında ‘ilişki başlangıcı bölümü’nün gerisinde kalmasına yol açıyor. Böylece “Romantik-Komedi 2: Bekarlığa Veda”, bütün ışıltısına, albenisine ve kendini izlettirme becerisine karşın yönetmen-kurgucu uyumsuzluğunun cezasını çekerek, büyük oranda özündeki ‘reklamcı yönetmen duygulu Hollywood estetiği’nden ‘hızlı tüketime açık TV filmi dekupajı’na meylediyor. Ancak elbette Gürgen Öz’ün Türkiye’nin Owen Wilson’u olma yolunda attığı adımlarla filmin çoğu anında bu durumu bertaraf ettiğini de not düşmeliyiz.
‘Aşk’ aşılı ‘komedi’lerin daha ‘Yeşilçam’ algılı üretildiği ülkemizde, 2010’da ‘Hollywood romantik-komedisi’ tanımı adına çığır açan ve bunun devamını getirmeyi arzulayan bir tür ürünüydü. “Romantik Komedi”, takvimler 2013’ü gösterdiğinde ikinci bölümü “Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda” ile geri dönüyor. Boyut Film’in sosyetik ve zengin sınıfa mensup, konformist İstanbul insanının arasından kurduğu dünya burada da mevcut. Bunun devamında özdeşleşme patlaması yaşatan rengarenk karakterleri, Yıldıray Gürgen’in Türk-yabancı pop müzik parçalarından oluşturduğu müzik bandını, yüksek tempoyu ve cinsiyetler çarpışmasını devreye sokuyor.
Gürgen Öz adeta filmi tek başına sırtlayıp götürüyor
Bu açıdan “Romantik Komedi”nin ikinci halkası için ‘eğlencelik’ demek mümkün. Özellikle Gürgen Öz’ün öne çıkarılıp ilk bölümdeki ‘ilişki başlangıcı’nın burada ‘evlilik süreci’ne çevrilmesi de ilgiyi dimdik ayakta tutuyor. Öz’ün Groucho Marx’ın günümüzde Owen Wilson veya Vince Vaughn tarafından uygulanan üçkağıtçı-çapkın arkadaş sahne kimliğinde zirve yaptığını da söylemek mümkün. Hatta bu konuda işi daha da ileri götürebiliriz: Kendine göre bir eş ya da seks arkadaşı bulma sevdasındaki Yiğit’in içine düştüğü durumlar ve kurduğu diyaloglar sonrasında koltuğunuzdan düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirsiniz!
Mimiklerden sözlere kadar bu karakterin işlenmesi gayet yerinde. Öykü Çelik’in canlandırdığı Hande tiplemesinin ise diyalog kurma tutarlılığından Adam & Eve Oteli’ndeki reaksiyonlarına kadar doğru koordinatlarla servis edildiği söylenebilir. Bu da Öz’ün Türk sinemasının Owen Wilson’ı olması konusunda “Plajda” (2008) ve “Romantik Komedi”den sonra bir belirgin adım daha atmasını sağlıyor. Yetenekli komedyen, böylece ‘performans’ olarak da bir kimlik belirleyip filmi sürüklemeyi beceriyor. İlerleyen dönemde de ona odaklanan ‘sinema filmleri’ni daha fazla görürsek şaşırmamak lazım.
Kurgucunun ve yönetmenin değişmesi yaramamış
Ancak ilk filmde bıraktığımız noktanın bunun dışında çok da ileri gittiğini söylemek zor. “Romantik Komedi”nin “Ölüm Korkusu”ndaki (“Vertigo”, 1958) kamerayı geriye doğru çekerken zoom in yapma tekniğinden tutun ekran bölme kullanan ilk filmlerden biri olmasına kadar, Ketsche’nin katkısıyla hikaye anlatıcısı bir biçimcilik dengesi tutturduğunu görmüştük. Modern kurgucu Aylin Tinel’in ona katkısı da büyük oranda kamera hareketleri, ölçek tercihleri, renk kullanımı ve kurgu tekniklerini kusursuz bir bütünlüğe yerleştiriyordu.
Ama nedense burada Erol Özlevi gibi sinema dünyasına uzak bir ismin tutulup kurgucunun Hamdi Deniz gibi daha ‘klasik hikaye anlatma’ adabına alışık bir bireye teslim edilmesi çok tutmamış. Bunun sonucunda ekran bölme tekniği bir kerede kalırken, biçimci teknikler asgariye indirilmiş ve tempolu sahnelerdeki geçişler adına da ‘bağlama’ sıkıntısı yaşanmış. Fakat esas sorunu Özlevi’nin yakın ve orta plan oranını abartmasıyla ilişkilendirebiliriz.
Eğer düşük bütçeliyse bunu çok belli ediyor
1.85:1’de el kamerasına yüklenerek sanki ‘düşük bütçe’yi belli eden yönetmenin, yakın planlarda üst kafa boşluklarını fazla bırakmasının nasıl bir ‘anlayış’ olduğunu çözmek zor. Yüksek tempolu sekanslarda da kapalı alandaki dollyler ve steadicamler dışında bir ‘zenginlik’ ve ‘konformizm’ hissedilmesi engellenmiş. Böyle olunca da bazı ev içi sahneler iyi çekilse de, ister istemez genel anlamda TV filmi etiketinin dışına çıkılamamış.
Bu da görüntü yönetmeni James Gucciardo’dan ziyade Özlevi’nin perdeyi karşısında bulup heyecanlanması ve gereğinden az detay plan almak durumunda kalmasıyla ilintili olmalı. Belli ki “Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda”nın yapımcısı, tercihlerinde kurgu ve yönetmenlik koltuğunu iyi dolduramamış. Gucciardo’nun profesyonel sanat yönetiminin detaycılığı üzerine yerleştirdiği ise sallanan el/omuz kamerasından ve teleobjektif patlamasından öteye gidemezken adeta dekupaj mantığının boyutları sınırlanmış. Genel planların azlığı, köşeye sıkışmayı beraberinde getirip sadece arka plandaki dünyaya uygun iyi işlenmiş renk skalasına odaklanmamıza sebep oluyor.
‘Maskeli Beşler’ serisinin yaşadığı rehavetin bir benzeri
Böylece ‘Sex and the City-Bridget Jones’un Günlüğü’ arasındaki hikaye yapısı, Hollywood romantik-komedisinde patlayan ‘cinsellik’ eğilimli sekanslarla tekrardan inşa edilirken, ana tutarlılık adına ‘zaaf’ üzerine ‘zaaf’ vermekten kurtulamamış. Üstüne üstlük serinin ilk halkasının en zayıf tarafı senaryoyken, “Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda”nın en olumlu yönünün senaryo olmasıyla irtifa kaybetmesi adeta ‘kaçınılmaz son’u hazırlamış gibi. Belki de ‘Maskeli Beşler’ serisinin birinci filmindeki Hollywood algısının ikinci eserde az bütçeye takılmasının rehavetinin bir benzeri yaşanmış diyebiliriz.
Bu durum da kaliteli romantik-komedi havasını doldurmaktan ziyade rengarenk karakterler, müzikler ve Gürgen Öz’le eğlenilesi hale getirmiş. Adam & Eve’deki bar sahnesini özellikle inceleyip, onun ayrılma sekansına bağlandığı kısımdaki ‘hareketten kesme’ ile üretilen ‘hızlı geçiş’leri incelerseniz dediklerimizi gayet iyi anlayacaksınız. Hamdi Deniz-Erol Özlevi arasındaki uyuşmazlık birbiriyle çekişen kadın ile erkek arkadaşların bu durumunu tabiri caizse bir ‘çorba’ya dönüştürüp sinemasal kaliteden uzaklaştırıyor.
Bunun üzerine ‘kırsal kesim’deki yeni karakterlerin yapma halleri de ‘oyunculuk’ ve ‘yazım aşaması’ kartonluğuyla eklenince aslında geriye sadece “Romantik Komedi”den bildiğimiz altı sempatik ve bu dünyaya uygun karakter kalıyor. Ancak Öykü Çelik dışında onların üzerine ekleme yapabilecek performanslar göremiyoruz ne yazık ki…
FİLMİN NOTU: 3.5
Künye:
Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda
Yönetmen: Erol Özlevi
Oyuncular: Sinem Kobal, Sedef Avcı, Burcu Kara, Gürgen Öz, Engin Altan Düzyatan, Cemal Hünal, Öykü Çelik, Özge Ulusoy
Süre: 107 dk.
Yapım yılı: 2013
keremakca@haberturk.com