Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat ‘Robert De Niro gibi bir ticari kafam yok’

        Oscar ödüllü efsane oyuncu Al Pacino 17 Şubat’ta ABD’nin Los Angeles kentinde düzenlenen bir törenle “Jack Valenti L.A. Italia” ödülünü aldı. Yazarımız Daphne Barak ödülden önce ve sonra Al Pacino’nun yanındaydı. İşte onun özel röportajı!

        Daphne Barak - LOS ANGELES

        Al Pacino "Bu ödülü neden aldığımı bilmiyorum..." diyor bana çekingen tavırla, ödülü almadan önce yaptığımız konuşmada. Oscar sezonunda hemen hemen her gün bir ödül veriliyor. "Belki İtalyan kökenli olduğun içindir" diyorum. "Hayır, hayır.." diye İtalyanca aksanıyla itiraz ediyor efsane oyuncu. "Benim İtalya'ya dayanan köklerim var ama birçok ABD'linin var..." Tamam, bir deneme daha yapıyorum: "Belki büyük bir oyuncu olduğun içindir?"

        Pacino benim söylediğimi tartışıyor... Ve, sonra ciddi bir ifadeyle, "Ama neden şimdi? Bu yıl hiç özel bir filmim yok" diyor. Bu sözler acı bir gerçeği anımsatıyor: Pacino gibi birçok Hollywood efsanesi yıllarca çalışmıyorlar, çünkü onlara filmlerde rol verilmiyor. Yıllar önce Oscar kazanan Sally Field yapımcı bir arkadaşıma "Artık rol bulamıyorum" diye şikayet etmişti. Bu yıl bir rol buldu. Sally, "Lincoln" filminde Abraham Lincoln'ün karısı Mary'yi canlandırıyor ve bu rolle bir kez daha Oscar'a aday oldu.

        Al Pacino ise Oscar'a defalarca aday oldu. 1993 yılında, "Kadın Kokusu" filminde en iyi erkek oyuncu dalında Oscar kazandı. "O dönemde veteran bir oyuncuydum" diyor. Ben de onu "Çoktan yıldız olmuştun" diye düzeltiyorum. "Bir yıldız..." diye sözümü yineliyor: "Bu ne anlama geliyor?" "Para?" diyorum. "Hayır" diyerek bu açıklamamı kabul etmediğini ifade ediyor. "Ben para konusunda daima başarısızdım. Bob (Robert De Niro) gibi iyi bir ticari kafam yok. Restoranlara, gayrimenkule yatırım yapmadım..."

        İkizlerinin annesi Beverly D'Angelo'dan boşandığı sırada yaşadığı maddi zorluklar basına yansımıştı. Duygusal çöküntünün dışında ortaya çıkan şeyler yıldızın hassas, kırılgan durumunu ortaya koydu; özellikle de sözkonusu malvarlığı ve hesap defterleri olduğunda, büyük bir yeteneğin dışında fazla bir şeyi yoktu.

        Ancak, bu Pacino'nun büyük gecesi! Bu nedenle konuyu olabildiğince çabuk değiştirip kırmızı halıda espri yapabileceğini sonra da ödülü alırken daha fazla espri yapabileceğini söylüyorum. O da "Orada yapabileceğim bir espri aklıma gelmiyor ancak biliyor musun? Şarkı söyleyebiliyorum.." diyor. Bu eğlenceli düşünceyle daha sonra, İtalyan-Amerikan Ödülleri'nde buluşmak üzere sözleşiyoruz.

        AL PACINO'DAN İTALYANCA ŞARKILAR

        Ben gittiğimde Larry King kırmızı halıdaydı. Yeni peruğunu takmış, 6'ncı karısı Shawn'la gazetecilere poz veriyordu. Kahverengiye benzer renkte, kabarık bir perukla... Bana, "Pacino benim kahramanımdır" dedi. Ben de ona "Baba", "Yaralı Yüz", "Şeytanın Avukatı" gibi filmlerin ve Hollywood klasiği olan başka birçok filmin oyuncusu için "O, birçok kişinin kahramanı" diye yanıt verdim.

        Yanında moda tasarımcısı karısı olan film yapımcısı Harvey Weinstein bana, "Ben Al Pacino için buradayım" dedi. Kokteyl ve başka güzel şeylerle dolu güzel bir gece bekleyişi içinde sohbet ettik. Sonra birdenbire hepimiz içeri "itildik", En ön sırada; Al Pacino'nun yanındaki yerlerimizi aldık. Sonra ağzı iyi laf yapan bir adam sahneye çıktı. Bu konularda deneyimli olan Larry, "Sanırım bu törenin sunucusu" dedi. Sahnedeki adam konuştukça konuştu, uzun süre Hollywood'da bir İtalyan Festivali düzenlemenin hayalini kurduğundan bahsetti. Alicia Keys, Whitney Houston gibi ünlü şarkıcıların kariyerlerinin başlangıcında destekçileri olan ünlü yapımcı Clive Davis'in geçen hafta düzenlediği partiye gittiğini anlattı ve şöyle devam etti: "Clive Davis beni tanımıyordu.. ama ben ona gidip kendimi tanıttım. Ona 'Ben İtalya'dan geliyorum' dedim..."

        Harvey Weinstein'in karısı hayretler içerisinde bana bakıyordu. Sahnedeki konuşmasına devam etti: "Los Angeles'taki İtalyan Konsolosluğu'na gittim ve onu gelmesi için ikna ettim."

        Sonra da konsolosu sahneye davet etti ve "süper menajer" dediği bir başka kişiyi daha onlara eşlik etmek üzere sahneye çağırdı. Ve sonra "süper İtalyan film yönetmenini" ve sonra arkadaşlarını... Birkaç dakika içinde sahnede salondaki koltuklarda oturanlardan daha fazla kişi vardı. Sonra bir anons daha yaptı: "Şimdi size bir sürprizimiz var; Bay Pacino: İtalya'dan bir şarkıcı!!"

        Siyahi bir kadın çıktı ve ulusal marşı söylemeye başladı. İtalya'nınkini değil, ABD'ninkini... Salondaki İtalyanlar ayağa kalkmadı. Larry, Harvey, Al Pacino ve biz ayağa kalktık ama arka sıradakiler bize yerlerimize oturmamızı söylediler...

        Sonra biri Larry King'i sahneye çağırdı ve ona büyük bir heykel verdi. Pacino ödülü aldığı zaman yapacağı konuşma için hazır gibiydi. Larry, elinde ödülle Al Pacino hakkında konuşmaya başladı. Ancak sunucu birden bire sözünü kesti: "Jack Valenti'nin oğlunu çağırmayı unuttum.. Bay Pacino'ya Jack Valenti Ödülü'nü vermek üzere bu gece kızı burada olacaktı. Warner Brothers'ta çalışıyor.. Ancak beni arayıp gelemeyeceğini söyledi. Ben de oğlu John Valenti'yi aradım..."

        John Valenti takdim edilip sahneye gelene kadar Larry elindeki heykelle kala kaldı. Ve, sonunda patladı: "Bu konuşmaya bir son ver artık. Bu ağır heykeli biraz daha taşırsam fıtık olacağım." İşte o büyük an gelmişti: Al Pacino salondaki kalabalığın arasından çıkıp sahneye ödülünü almaya gitti. Şaşırmış görünüyordu. Aslında hepimiz öyleydik. Birkaç espri yaptıktan sonra bana göz kırptı ve şarkı söylemeye başladı... Salondakiler çok heyecanlandı. Onlar heyecanlanınca Al Pacino daha da cesaretlendi ve İtalyanca şarkı söylemeye devam etti...

        Ödül etkinliği başarılı gibi görünüyordu. Larry King dışında herkes alkışla ona eşlik ediyordu. Larry hala elinde Pacino'nun ağır İtalyan ödülünü tutuyordu.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ