Deniz ortasında hayalet köy
Gökçeada'da yer alan Dereköy, 1980'e kadar Türkiye'nin en büyük köyü ünvanına sahipken, verdiği göçler yüzünden günümüzde ise tam bir hayalet köyü andırıyor

Gökçeada yada antik çağlardan 1970 yılına kadar kullanılan adıyla 'İmroz'. Türkiye'nin 1924'te imzaladığı Lozan Antlaşması karşılğında Bozcaada ile birlikte sınırlarına kattığı Gökçeada 289.5 kilometrekare ile Türkiye'nin en büyük adası olarak kabul ediliyor. Çanakkale il sınırları içersinde kabul edilen İmroz'un kuzeyinde Semadirek Adası, doğusunda Gelibolu Yarımadası, güneybasında Limni Adası ve güneyinde Bozcaada bulunuruyor. Adaya ulaşım sadece Çanakkale'den kalkan feribot ve deniz otobüsü seferleri ile sağlanıyor.
Yerleşim ise Gökçeada Merkez hariç toplam 10 köye dağılmış durumdadur. 1980'lere kadar Rum vatandaşların yoğunlukta olduğu bu köylerde nüfus, Rumların başta Yunanistan olmak üzere çeşitli ülkelere göç etmeleri sonucunda yıldan yıla azalma göstermiştir. Adadaki Türk nüfusu ise 1947 yılından itibaren yoğunluk göstermeye başlamıştır. Başta Karadeniz Bölgesi olmak üzere devlet tarafından Anadolu'nun çeşitli noktalarından Gökçeada'ya yerleştirilen Türk'ler, zamanla popülasyonu ele geçirdiler. Gökçeada'nın 2015 verilerine dayalı nüfusu 8.906 olarak açıklanırken adanın Rum nüfusu ise 250'nin altında olduğu iddia ediliyor.
Merkeze 14 km uzaklıktaki Dereköy 16. yüzyılda Piri Reis'in bahsettiği iki yerleşim yerinden biri konumunda bulunuyor. Köyün girişinde 1800'lü yıllarda inşaa edilen Hagia Marina ve Koimesis Tis Thetokos Kiliseleri yer alırken, köyde ibadete açık kilise bulunmuyor. Yine aynı yıllarda yapılan çamışırhaneler bölgenin en önemli yapıları arasında yer alıyor.
Gökçeada'da yer alan bu köylerden en dikkat çekicisi ise 'Dereköy'. Günümüzde hayalet köy olarakta bilinen Dereköy, özellike Rum nüfusunun yoğun olduğu 1980 yılına kadar iki bin hanesiyle Türkiye'nin en büyük köyü özelliğine sahipti. Dereköy 22 kahvehane, 2 sinema, 3 zeytinyağı imalathanesi ve çok sayıda berber, terzi, bakkaliye dükkanına ev sahipliği yaparken günümüzde ise tam bir hayalet köy görünümünde.
1960 ile 1970 yılları arasında evlerini terk etmek zorunda kalan Rum nüfusu evlerinin kapılarına kilit vurarak çeşitli ülkelere göç ederken Dimo ve Kosta'da Yunanistan'a göç eden Dereköy'lüler arasında yer alıyor. 75 yaşında olan eski dostlar her yıl Atina'dan evlerini ziyaret etmek için Gökçeada'nın yolunu tuttuklarını söylüyorlar. Yazın tatilcilerin ve evlerine görmeye gelen göçmenlerin gelmesiyle nüfusunda az da olsa hareketlenme gözlenen Dereköy'de kışın ise özellikle nüfusun 10-15 kişi olduğu iddia ediliyor.