Leyla Zana'ya hapis cezası
Terör örgütü propagandası yapmaktan mahkum oldu
İlyas AKENGİN / DİYARBAKIR (AHT)
Diyarbakır'da 2008 yılında yaptığı iki ayrı konuşmada terör örgüt propagandası yatığı gerekçesiyle hakkında dava açılan, kapatılan DEP'in eski milletvekili Leyla Zana, 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Zana'ya cezası infaz edilinceye kadar siyaset yapma yasağı da getirildi.
Diyarbakır 5'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya Leyla Zana ve avukatı katılmadı. Cumhuriyet savcısı hazırladığı mütalaada Diyarbakır'da 20 Eylül 2008'de Demokratik Toplum Kongresi ile 1 Kasım 2008'de DTP'nin düzenlediği "Yeter artık, Kürt sorununa demokratik çözüm" eylemindeki konuşmalarıyla terör örgütü propagandası yaptığını kaydetti. Mütalaada, Zana'nın TMY 7/2 maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmasını istenildi.
AVUKATI KATILMADI
Mahkeme heyeti, 3 kez Zana ve avukatını anons ettirdikten sonra kısa bir ara verdi. Zana ve avukatının katılmadığı duruşmada mahkeme Zana'yı "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan ikişer kez 1 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, toplam 3 yıl hapis cezasına çarptırdığı Leyla Zana'nın hapis cezasının infazının tamamlayıncaya kadar atamaya ve seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerinden yoksun bırakılmasına da karar verdi. Yargıtay'ın onaması halinde Zana, karar gereği seçme ve seçilme yoksun bırakılacak. Üç yıl boyunca da siyaset yapamayacak. Mahkeme giderlerinin de Zana'dan tahsil edilmesi kararlaştırıldı.
ZANA'NIN KONUŞMALARI
Zana, Diyarbakır'da 22 Eylül 2008 tarihinde yapılan Demokratik Toplum Kongresi sonuç bildirgesinde, "Kongremiz ?Kürt halk önderi sayın Abdullah Öcalan' üzerinde uygulanan baskı, işkence ve tecrit politikalarını mahkum etmiş, bu politikalara karşı kesintisiz bir mücadelenin geliştirilmesini benimsemiştir" diye konuşmuştu.
Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan DTP tarafından 1-3 Kasım 2008'de Diyarbakır'da gerçekleştirilen "Yeter artık, Kürt sorununa demokratik çözüm" eyleminde de konuşan Zana, "Bu direnişimiz (Abdullah Öcalan) esaret altındadır. Herkes Kürtlerin sesini duysun, sabır edecek zaman kalmadı. Her Kürt meşruluğuna ve onuruna sahip çıkacaktır. Bugün gözüküyor ki bu halk daima ayaktadır. Hiç kimse onurumuzla oynayamaz, kimse de onurunu terk edemez. Benim Sayın Erdoğan'a bir çağrım var. Şehir şehir Kürdistan'ı gezme. İmralı'ya git, barışın elini tut. Bu halk senden bunu istiyor" demişti.