Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Ankara'da bir günde iki patlama!

        Ankara İvedik 24. Cadde'de bir iş yerinde patlama meydana geldi. Ankara Valisi Yüksel, ölü sayısını 4 olarak açıkladı. Melih Gökçek daha sonra ölenlerin sayısının 6'ya yükseldiğini bildirdi. Habertürk canlı yayınına katılan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ikinci patlamanın "İlk patlamanın meydana geldiği yerin 1 km ötesinde" olduğunu söyledi.

        Bir atölyenin önünde park halinde bir aracın LPG tankı patladı. Patlamanın etkisiyle atölyedeki yanıcı maddeler de patladı ve yangın çıktı. Bu sırada ölü sayısı 9'a yükseldi.

        Patlamanın ardından, Büyükşehir Belediyesine bağlı itfaiye ile sağlık ekipleri bölgeye sevk edildi.

        Patlamanın olduğu yerde incelemelerde bulunan Ankara Valisi Alâaddin Yüksel, 4 kişinin öldüğünü, hastaneye kaldırılan 8 yaralıdan birinin durumunun ağır olduğunu bildirdi. Fakat daha sonra, sadece ilk patlamada ölenlerin sayısı 9'a yükseldi.

        Son gelen haberlere göre, ikinci patlamada ölenlerin sayısı da 11'e yükseldi.

        Atölyede en az 8 kişinin de mahsur kaldığı belirtiliyor.

        Vali Yüksel, torno atölyesi olarak ruhsat aldığı belirtilen işletmenin tiner kazanlarında patlama olduğunu kaydetti.

        "KİMSENİN YANINA BIRAKMAYIZ"

        Bir gazetecinin ''İş yerinin uzun süredir kapalı olduğu iki ay önce açıldığı bildiriliyor. Bu kapalı olmasının gerekçesi nedir? Bir de farklı bir ruhsatla açılmış herhalde'' sözleri üzerine Vali Yüksel, ''Şimdi bu bölgede 5 bine yakın işletme var. Belki de Türkiye'nin çok örnek bölgelerinden bir tanesi. Ancak ben de bu konuyu şimdi biraz önce arkadaşlarımdan duydum. Ancak sizinle paylaşmak isterim ki, şu andaki durum bu konuları tartışmaya müsait değil. Önce insanların can ve mal güvenliğini sağlayalım, ondan sonra bunları bütün imkanlarımızla inceleriz ve kimsenin yanına hiçbir şeyi yanına kar bırakmayız'' dedi.

        GÖKÇEK: YETKİMİZ YOK

        Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, organize sanayi bölgelerinde belediyelerin hiçbir yetkisinin bulunmadığını belirterek, ''Organize Sanayi Kanunu gereği burası tabiri caizse kendi başına yönetilir, kendi başına buyruktur. Ben bu olaya senelerden beri karşı çıkıyorum, ama bu konuda başarılı olamadım. O kanunun değiştirilmesi için parlamentoda çok dil döktüm, ama bir türlü olmadı'' dedi.

        BAKAN ERGÜN ANKARA'DAKİ PATLAMALAR İLE İLGİLİ KONUŞTU

        Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Ankara'da dün iki işyerinde meydana gelen patlamalara ilişkin olarak, incelemeler tamamlanmadan bir denetim eksikliğinden söz etmenin doğru olmayacağını söyledi.

        Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Berkosan A.Ş.'nin borsada işlem görmeye başlaması dolayısıyla düzenlenen gong töreninin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

        Ankara'da dün patlamalar meydana gelen iki işyerinin de ruhsatsız olduğu ve işletmelerden birinde kaçak mazot üretimi yapıldığı yolundaki iddiaların hatırlatılması üzerine Bakan Ergün, olay çok sıcakken yapılan değişik değerlendirmeler olduğunu, ancak kesin sonuçlara incelemeler sonuçlandıktan sonra ulaşabileceğini belirtti.

        Ergün şöyle konuştu:

        "İşletmelerin iş ruhsatı var mıydı? Yani iş güvenliği açısından gereken iş güvenliği belgesi var mıydı? İşletme ruhsatlı olabilir, organize sanayi bölgesi (OSB) yönetimi işletme belgesi vermiştir ama işletme belgesi, iş güvenliğine uygun çalışıp çalışmadığına dair işletme belgesinde sorunlar olabilir. Hepsi şu anda araştırılıyor. Acaba iş güvenliği konusunda bir takım eksik tedbirler var mıydı, ya da oksijen tüplerinin, LPG tüplerinin kullanılmasında ya da imalatında sorunlar var mıydı, bunlar teknik açıdan incelendikten sonra ortaya çıkacak sorunlar. Ancak ruhsatı olup olmadığı OSB yönetimi tarafından kamuoyuna açıklanacaktır. çünkü ruhsatlar OSB tarafından verilmektedir.

        Diğer işletmeye gelince; dışarıdaki bir LPG'li aracın infilak etmesi sonucunda diğer işletmelerde bazı yangınlar çıktı, patlamalar oldu. Patlamalarda hasar gören işletmeler ve hayatını kaybeden vatandaşlarımızın olduğu işletmelerde değişik üretimler yapılıyor. Makine üretimi yapanlar da var farklı üretim yapanlar da var. Ama kaçak akaryakıt üretimi var mıydı yok muydu şu anda somut olarak konuşamayız. Ama bugün yapılacak incelemeler, yangından sonra teknik heyetlerin orada yaptığı incelemeler, bize işletmelerde tam olarak ne olduğunu da gösterecektir.

        Bir takım inceleler bizim tarafımızdan da yürütülüyor. Mesela; bu işletmelere OSB yönetimleri tarafından kurallara uygun şekilde ruhsat verilmiş midir, yoksa bazı aksaklıklar var mıdır bunlar da Sanayi Bakanlığı'nın kuracağı bir ekiple denetime tabi tutulacaktır. Ama iş müfettişlerinin denetimi, iş güvenliği açısından bu işletmelerde bir takım eksiklikler olup olmadığın da karşımıza çıkaracak. Hepimiz üzüldük. Üzüntü içerisinde bir takım spekülatif değerlendirmeler yapılması doğru değil. Bugünden itibaren konular daha serinkanlılıkla değerlendirilecek. Her türlü ekip kurulmuş ve çalışmalar başlatılmıştır."

        Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın konuyla ilgili olarak başlattığı incelemenin kapsamına ilişkin olarak da Ergün, "Her bakanlığın kendi yetkileri açısından... ikisi de OSB olduğu için, OSB yönetimlerinin buradaki ruhsatlandırma işlemlerini doğru olarak yapıp yapmadığını ve bir kusur söz konusuysa OSB yönetimlerinin bir kusuru olup olmadığını incelemek açısından bakabiliriz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ise burada iş güvenliği ile ilgili şartlar var mıydı, iş güvenliği konusunda bir ihmal söz konusu mu, bu açıdan denetleyecektir. Ayrıca üretim süreçlerinde, diyelim ki LPG'li aracın tüpünün patlaması bu tür araçların tüplerinin üretiminde bir sorun olup olmadığı konusunda laboratuarlarda teknik incelemeler yapılacaktır. Ya da oksijen tüpleri üreten tesislerin üretimi standartlara uygun mu laboratuar testleri yapıldıktan sonra o üretimlerle ilgili de ayrıca yapılması gerekenler varsa yapılacaktır. Ama Cumhuriyet Başsavcılığı tabii ki bu kadar insanımızın hayatını kaybettiği bir konuda ciddi bir soruşturma başlatacaktır. Soruşturmaya biz de teknik açıdan gerekirse destek vereceğiz, soruşturmanın selamete ulaşması açısından" dedi.

        Denetim konusunda yaşanan sorunlara da işaret eden Ergün, "Türkiye ekonomisinin en önemli orunlarından biri kayıtdışılık. Bu kayıtdışılık konusu sadece kayıtdışı gelir elde etmek, kayıtdışı eleman çalıştırmak şeklinde ortaya çıkmıyor. Maalesef bazı ruhsatsız işletmelerin de var olduğunu, bu konuda bazı denetim sorunlarının olduğunu görüyoruz. Yine de Türkiye'de en sağlıklı sanayi faaliyetlerinin yürütüldüğü alanlar OSB'lerdir. Fakat bazı OSB'ler, küçük sanayi sitesinden OSB'ye dönüştürülmüştür. Burada işletmelerin büyüme ihtiyaçları yeterince karşılanamamaktadır. Çünkü küçük sanayi sitesine göre kurgulanmış bir model var. Bu modelde, işletmeler büyüme ihtiyaçları için zorlanmaktadır. Onun için bazı kaçak yapılaşmalar ortaya çıkabiliyor. Bu kaçak yapılaşmayı OSB yönetimleri bloke etmekte bazen zorlanabiliyor. Normal OSB'lerde her hangi bir sorun yaşanmıyor" diye konuştu.

        Ergün, denetimlerin OSB yönetimleri, Çevre Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından da arttırılmasının yararlı olacağını söyledi.

        Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in ruhsatlandırmayı kendilerinin yapmadığı yolundaki açıklamasının hatırlatılması üzerine ise Ergün şunları söyledi:

        "Belediyelerin yetkili olduğu alanlarda da zaman zaman sorunların olduğunu görüyoruz. Önemli olan denetimin sağlıklı yapılması. Bir yerde bütün yetki belediyededir, belediyede olan yerde de önemli bir sorunla karşı karşıya kalabiliriz. İstanbul Davutpaşa'da olan hadise, OSB içinde olmadı. Türkiye'nin başka bir şehrinde de bu tür hadiseler olabilmektedir. Denetim konusu, herkesin kendi yetkili olduğu alanda sağlıklı bir denetim yapabilirse Büyükşehir belediyesi kendi alanında, OSB yönetimi kendi alanında, diğer kurumlar kendi alanındaki denetimleri sıklaştırırlarsa aksaklıklar minimuma iner. Denetim yapılmadıktan sonra Büyükşehir belediyesi de denetimi aksatırsa kendi alanında özel sorunlarla karşılaşması mümkündür. Önemli olan, herkesin kendi işin en iyi şekilde yapılması."

        Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, "Denetimler niçin sağlıklı yapılmıyor?" şeklindeki soruya da, "Bu olayda denetimin sağlıklı yapılıp yapılmadığını bugün itibariyle söylememiz doğru değil. Önce olayın sıcaklığını bir geçirelim, sonra bugünkü araştırmalar ortaya çıksın, tablo ortaya çıksın. Ondan sonra diyelim ki 'Evet. Bu işletmelerin denetimi yapılmıştır, yapılmamıştır.' Ancak ondan sonra bir neticeye varmamız doğru olur. Denetim eksikliği vardır, yoktur demek için çok erken, olayın sıcaklığını geçirmemiz lazım. Türkiye genelinde birçok alanda zaman zaman denetim problemleri yaşandığını görüyoruz. Bu kurumların kendi eleman yetersizliğinden kaynaklanıyor olabilir, bazı ihmallerden kaynaklanıyor olabilir, hukuki alt yapı eksikliğinden kaynaklanıyor olabilir. Bu olayla ilgili bir denetim problemi var demek için çok erken" yanıtını verdi.

        YARALILARIN İSİMLERİ

        İki ayrı patlamada yaralananların isimleri ve tedavi gördükleri hastaneler belirlendi.

        Ankara İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Aksoy, yaptığı yazılı açıklamada, dün sabah 11.10'da meydana gelen patlamada yaralanan ve halen tedavisi devam edenlerin isimleri ve tedavi gördükleri hastaneleri şöyle açıkladı:

        ''Hasan Bozkurt; Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Mükremin Atmaca, Abdurrahman Ersoy, Ataman Ergün, Faruk Ünlü; Onkoloji Araştırma Hastanesi, Orhan Er; Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Murat Özbek; Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İbrahim Demir; Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Güldal Ekim; Etlik İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sadullah Çoban ve Adnan Biber; Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Hacı Ali Şahman ve Muhammet Altınbaş; Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi, Ahmet Çağatay Gür; Ufuk Üniversitesi.''

        Aksoy, dün 19.30'da gerçekleşen ikinci patlama sonucu yaralananlar ve tedavi gördükleri hastanelerin ise ''Kemalettin Çenli, Hayrettin Çenli, Volkan Üçler, Ozan Bozer; Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ramazan Akkaya; Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Mehmet Şimşek; Etimesgut Devlet Hastanesi, İbrahim Dal ve Nihat Gülerkaya; Etlik İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Volkan Özdemir ve Onur Çorumlu; Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'' olduğunu bildirdi.

        Enkaz altında kalanlar için arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.

        Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan gelen haberlere göre, Ostim'deki patlamalarla ilgili soruşturma için bir cumhuriyet başsavcıvekili ve dört cumhuriyet savcısı görevlendirildi.

        Edinilen bilgiye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Nuri Yiğit ile görevlendirilen diğer dört savcı, bugün patlamaların meydana geldiği noktalara gidecek. Savcılar, olay yerinde tespit ve keşif çalışmalarını yürütecek.

        Bu arada, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Ethem Kuriş'in de dün akşam patlamaların meydana geldiği yere giderek, bilgi aldığı öğrenildi.

        İvedik Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Hasan Gültekin, OSTİM'deki patlamaların olduğu iş yerlerinde aynı marka sanayi tüpleri kullanıldığını, patlamanın, tüplerin kaçak yapması ya da imalat hatasından kaynaklandığını düşündüklerini belirtti.

        Traktör ve otomobil yedek parçası üreten Netsan firmasında sanayi tüplerinin patlaması sonucu yangın çıktığını düşündüklerini ifade eden Gültekin, her iki patlamanın olduğu iş yerinde aynı marka sanayi tüpleri kullanıldığını, patlamanın, tüplerin kaçak yapması ya da imalat hatasından kaynaklandığını düşündüklerini ifade etti. Gültekin, ''Bu firmanın ürettiği tüpleri kullanan iş yerlerini tespit etmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz'' dedi.

        Öte yandan, olay yerine gelen bazı vatandaşlar, patlamanın olduğu iş yerinde Aydemir ve Aydın Çapraz kardeşlerden haber alamadıklarını belirterek, arama kurtarma çalışmalarını yakından takip ediyor.

        İLK PATLAMANIN MEYDANA GELDİĞİ İŞ YERİNİN ORTAĞI ÖZKAN KONUŞTU

        Ostim'de ilk patlamanın yaşandığı Ostim Mega Center'daki Özkanlar Şirketinin ortaklarından Ayhan Özkan, ''Suçluları aramak yerine yaralı birinin üstüne suç atmak doğru değildir'' dedi.

        Patlamanın olduğu binanın önünde, gazetecilerin iddialara ilişkin sorularını yanıtlayan Özkan, patlamanın ardından yetkililerin kendilerine sahip çıktığını, her türlü desteği verdiklerini, enkazı kaldırdıklarını ve yaralıları enkaz altından çıkarttıklarını vurguladı.

        Doğru olmayan kaynaklardan alınan bilgilerin basına açıklanmasını istemeyen Özkan, 2008 yılında almış olukları iş yeri açma ruhsatını göstererek ''Bu, 2008 yılında aldığımız inşaat ruhsatımızdır. Biz güvenliğe uyan ciddi bir firmayız'' diye konuştu.

        Özkan, yetkililerden bunun basına farklı yansıtılmamasını isteyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

        ''Bizim başımıza gelen herkesin başına gelebilecek şanssız bir olaydır. Bu oksijen tüpü patlamasıdır. Bunun suçlularını aramak yerine yaralı birinin üstüne suç atmak doğru değildir. Lütfen bunu düzeltme yerine gitsinler ve suçluyu beraberce arayıp bulalım. Yani burada suçlu bensem beni tespit etsinler ama suçlu ben değilim. Her türlü güvenlik tedbirini almışım. Her türlü şey düzgündür. Biz ciddiyetsiz bir firma değiliz.''

        ''BUNU BERABERCE ARAŞTIRIP BULSUNLAR''

        Bir gazetecinin, ''Patlama oksijen tüpünün muhteviyatından mı kaynaklandı?'' sorusuna, ''Oksijen yanıcı bir gaz değildir, yakıcı bir gazdır. Patlaması farklı bir sebepten olabilir. Yapısını ben bilemem. Bunu yetkililer söylesin. Bunun açıklamasını ben yapmak durumunda değilim. Uzmanlar kim ise onlardan bekliyoruz'' cevabını verdi.

        Özkan, ''Oksijen tüpünün hatalı mı olduğunu söylüyorsunuz?'' şeklindeki soruyu da, ''Bilemiyorum. Bizim kullanımdan kaynaklı bir hatamız yoktu. Lütfen araştırsınlar, gazdan mı bir sorun vardı, tüplerden mi? Bunu beraberce araştırıp bulsunlar, yetkililere sesleniyorum'' diye cevapladı.

        Çalışanların yeterli donanıma sahip olup olmadığı sorusuna da Özkan şu yanıtı verdi:

        ''Tabi ki kesinlikle ehliyetli, bilinçli insanlardı. Gerekli kıyafetleri, koruyucu ayakkabıları vardı. Yani her türlü donanımları vardı. Böyle bir olayın altında koruyucu kıyafet ve ayakkabı yetersiz kalıyor.''

        Özkan, başka bir soruya karşılık da bir arkadaşlarına ulaşamadıklarını, biraz daha zamana ihtiyaçları olduğunu söyledi.

        Şirketin yönetim kurulu başkanı Hasan Özkan da bunun bir afet olduğunu belirterek, ''Lütfen gerektiği şekilde yapın. Sansasyon yapmak için enteresan, değişik şeyler yapılmasın. Bizim başımıza gelen herkesin başına gelebilir. İnsanlara yardımcı olabilecek ya da doğru şeyler yapılsın. Acımız çok büyük'' şeklinde konuştu.

        AJANSLAR

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ