Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İlişki hikâyesi ne stresli bir şey, ne zamandır yaşamadığım bir duygu olduğu için rahatım ama hayatı ilişkilerle geçenler de var. Sizin de çevrenizde vardır, sürekli birileriyle çıkmayı kariyer haline getirmiş arkadaşlarım var benim. Bir arkadaşımdan neredeyse her gün Facebook mesajı alıyorum; “Sence bu nasıl?” diye bana yeni erkek arkadaş adayını gösteriyor. Çok fazla vakit geçmeden yeni bir adayla karşılaşıyorum. Hani bir öncekini hangi ara denedi, olmayacağına karar verdi onu çözmek mümkün değil.

        Tamam havalar ısındıkça bünyemizdeki libido denen hain de kaşımızı gözümüzü oynatmaya başlıyor ama bu kadar sene onu kontrol haline almış olmamız gerekmiyor mu? Sonuçta sırf libido yüzünden hızla başlayan bir ilişki, ışık hızıyla sona eriyor.

        Kurbanlar da kısa bir üzüntünün ardından hayatlarına devam ediyor. Ama bu hızlı tüketiciler, yaz geldiği için kaçan balıklara üzülmez oldular, bu da ortamı daha da ateşliyor. Eskiden “En azından bir kere yemeğe çıkalım, sonraki görüşmemizde yatarız” diye düşünen zihinler şimdilerde “Yemek bitse de gidip sevişsek” demeye başladı. Zaten “İlk gece olmaz” lafını da çok yalan bir şey olduğuna inanmışımdır senelerdir. Çevremdeki hemen bütün kadınlar ilişkilerini paylaşırken aynı cümleyi kullanıyorlar; “İlk gece çok istedim ama kendime engel oldum!” Erkekler ise işin diğer boyutunda, “İlk geceden korkutmak istemedim, bu yüzden dokunmadım” diyerek kandırmacanın diğer kesitinde yaşıyorlar. Oysa herkes birbirinin kafasından geçen cümleleri çözümlemiyor mu zaten. İlk gece sevişilirse ilişkinin uzun ömürlü olmayacağını düşünenler, ilk gece sevişmediği halde kaç kırık dökük ilişki yaşamıştır acaba? Sorun ilk gecede değil ki, zihniyetlerde...

        Çakma Hande!

        Son bir ay içinde yazdığım üçüncü Hande Yener yazısı olduğunu ben de biliyorum ama ne yapabilirim, kadın çok başarılı! Albümü alıp başını giderken geçen perşembe Ghetto- ’da Tekirdağ Rakı sponsorluğunda yapılan akustik bir konser verdi Hande.

        Özgür Masur kıyafetiyle çok şıktı doğrusu. Kıyafeti konusunda Lady Gaga’ya benzediği söylenince

        “O çirkin, ben güzelim, neremiz benziyor” diye çıkıştı. Bir ara sahneye aldığı şişman bir Hande hayranına göbek şov yaptırdı. Çocuk tişörtünü çıkarmaya çalıştığında da “No” diye bağırarak engelledi. Hollandalı hayranlarıyla İngilizce atışıp durduğu konserde kendisi gibi giyinmiş bir hayranına da

        ‘Çakma Hande’ diye bağırması kahkahalara yol açtı. Hande elektronik ve pop arasındaki ortayı bulmuş ve yoluna jet hızıyla devam ediyor, bir yerlerde yetişip izleyin.

        Şarkıcılara ödev

        Dot’un yeni oyunu Punk Rock’ı izlemeye gittim. Yönetmenliğini yine Dot oyuncusu Rıza Kocaoğlu’nun yaptığı oyuna gitmeden önce arkadaşımla “Yine Dot’a gidip, küfürleri suratımıza yiyip çıkacağız” diye esprileştik ve gerçekten de öyle oldu! Bu zamana kadar ki en pop ve en genç Dot oyununu izlerken fena kaptırıyorsunuz kendinizi. Lise öğrencilerinin okullarda yaşadığı sorunları çok sert bir şekilde anlatıyor...

        Sahneye kurulmuş orkestra eşliğinde aralarda söylenen şarkılar da süper! Hani oyuncular o kadar güzel sahne performansı sergiliyor ki, “şarkıcı parçalarımız” gidip oyunu izlese de sahnede nasıl kontak kurmaları gerektiğini, sahne ruhu mesesini bir öğrenseler fena olmaz. Kaçırılmasın!

        Diğer Yazılar