Et ile tırnağa karşı cici bey manikürü
Pek kimsenin hakkını savunmayan…
Çoğu zaman, haksızın hakkını savunabilmiş Ertuğrul Özkök’ün, “Batı bölünmek isteyebilir” makamında ifade hakkını savunurum.
Yalnız sorun şu:
Aynı konuşmayı, hele yazışmayı, bu ülkede herkes yapamaz. “Terörle Mücadele Kanunu”, bölücülükten kaç yıla vuruyor, Özkök saymış mı hiç?
Cezaevleri, öyle silahlı eylem değil; bildiri, slogan, pankartla; böyle radikal olmayan bir şey söyleyip “bölücü örgüt üyeliği, yardım ve yataklık”tan yatan tutuklu ve mahkumla dolu.
“Taş atan çocuklar”, hatta “Taş atmamış taş atan çocuklar”ın kelepçesi de öyle.
SAVUNURUZ
Özkök’ün çok farklı fikir ifade edebilme hakkını savunurum…
Ama “maymun iştahlı lüks tüketim” fikirlerin dokunulmazlığı yanında, fikir dahi ifade edememiş nicesine dokunmalar arasındaki uçurumun orada ses ederek!
Böyle böyle herkes etek ve taş dökecek…
Taşlardan sırf çocuklar sorumlu olmayacak!
“Terörle 26 yıl” diye adeta sonsuzlaşan dönemin 20 yılında en gövdeli gazeteyi yöneten biri…
O 20 yılda attığı başlıklar, düzdüğü manşetler, üzdüğü insanlar, tutuşturulmuş andıçlarla o 26 yılın ateşine nasıl benzin döktüğünü izah edecek önce.
Biz de onun en radikal fikri ifade hakkını savunacağız.
Utanacak önce…
Biz de özköklüğünü değil, özgürlüğünü savunacağız.
O “Batı’nın Kürtleri terk ile ayrılmasını” yazabilecek; daha önce “bölücü” dediklerinden kimi Kürt milletvetkili de “birlik ve bütünlük” savunacak işte!
AVUNURUZ
Yoksa…
70’ine gelirken; tatminsiz, hep gündemde, hep gündem olmak isteyen pop star gibi, salla gitsin.
Fikrin ne arkası ne önü olsun…
Ne bedeli, ne geçmişi, ne özeleştiri süreci olsun; ne 40 bin insan acısı, ne yoksul Türk ve Kürtlerin upuzun cenazelerinin, cenazesiz kayıpların hüznü seni bağlasın.
Bir gün öyle salla… Bir gün şöyle salla.
AYIRIRIZ
Bu tür mevzuda en basitinden iki tür “milliyetçilik” var. İtalya’daki gibi.
Biri bütünlükçü:Tekçi, toptancı.
Diğeri ayrılıkçı: Aşağılamacı, dışlamacı.
İkisi de “farklı”yı tanımak istemiyor aslında.
Biri yok saymak, silmek ve öyle bütünmüş gibi kabul ettirmek, dayatmak isterken…
Diğeri vazgeçiyor: Ayrılmayı, yani ayırmayı istiyor.
Berlusconi koalisyonlarının yarı kaz ayağı “Ayrılıkçı Kuzey Birliği” öyle işte.
Venedik, Milano, Torino, Bologna, Cenova gibi “Kuzey ve Orta”ya takılan ortak isimle, “Padanya Bağımsızlığı için Kuzey Birliği”.
Daha zengin (çalışkan ve disiplinli!) Kuzey’in; Napolili, Sicilyalı Güney safrasından kurtulması için.
Hem de Güney’de ciddi bir ayrılıkçı hareket yokken!
AŞIRIRIZ
İfade hakkını savunduğumuz büyük düşünürün pek düşünmeden ithal ve intihal ettiği muhtemelen bu (Azcık da Belçika var ama; daha etnik olsa da daha farklı).
Kibirli Kuzey İtalya çakması janjanlı bir yarım Türkiye!
Gazeteciliği sitcom, gustosu gıcır, kişi başına geliri hallice, ter kokmayan!
Lakin şu var:
İtalya’nın bütünlükçü milliyetçiliği, kendini yüceltip ötekini aşağılayan faşizme varmıştı…
Çok kadrosu soldan da gelen ayrılıkçı (“özgürlükçü, liberal”!) milliyetçiliği de kendini yüceltip ötekini aşağılayarak o faşizmden besleniyor.
İlki herkes için faşizmdi; bu sadece zengin sofralar için!
(Klasik faşizmin İtalya’daki temsilcileri, bu ayrılıkçıları “ırkçılık”la suçladı; iyi mi!)
ŞAŞIRIRIZ
Aykırı (neo-ayrılıkçı) düşünce ifade hakkınızı savunurum; ama yolunuz faşistik birader!
Bir sorununuz da şu:
Ne kadar manikür yaptırırsanız yaptırın; en çok sayıda şehidinizi bile gariban, küçük, Kürt Şırnak’tan veren bir et ile tırnak yapınız var Tavşan Kardeş!