Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Seçen, bugünleri düşünerek seçmiş.

        “Zayıf halka” olabilecek bir genç yerine “güçlenecek bir çocuk”!

        Herkes kabul ediyor:

        Hrant Dink’i arkasından yaklaşıp kalleşçe öldüren, bir çocuk!

        Kanun böyle.

        Bakan Çiçek, hükümeti adına, devlet adına, kanun namına bize böyle izah ediyor:

        Kanun ayrım yapmaz!

        Öyle hakikaten.

        Yapmamalı.

        Çocuksa, ister töre diye ablasını, ister kan davası diye komşusunu, ister hain diye dünya iyisini öldürsün; çocuktur!

        ***

        Bir de “büyükler” var.

        “Hrant’ın dostları”nın dediği gibi, “O zaman abiler gelsin”ler!

        Ne Çiçek, ne Başbakan, ne kanun bu konuda daha dişe dokunur bir şey diyemedi!

        Ben de olsam kolay kolay diyemezdim.

        Çünkü…

        En azından “ihmal” içinde olmuş Jandarma da onlara bağlı!

        Hiç değilse “ihmal”in daniskasını yapmış Emniyet de onlara bağlı!

        “İhmal” ekiplerinin en üst yerel amiri Vali onlara bağlı!

        “İhmal” silsilesinin en kritik amiri, Trabzon Emniyet Müdürü’nü; ihbarları çöpe atıp bomba hamisi ve suikast abisinden muhbir çıkaranı, tüm Emniyet istihbaratının başına Hrant geçirmedi.

        O sırada çoktan öldürülmüştü!

        İstanbul’daki ihmallerin Emniyet Müdürü sorumlusunu yıllarca aynı yerde Hrant tutmadı. O İstanbul’da öldürülmüştü!

        Tehdit eden görevliyi, sumen altı eden jandarmayı, suikast kankası polisi o kollamadı.

        “Büyükler”in sorumlusu başka “büyükler”!

        ***

        Bir de siz varsınız kardeş.

        Belki birçok masum ve haksız yere uzun uzun tutuklu kalanların yanına düşmüş kimi ismin ayırtına asla varamıyorsunuz.

        Onların duruşma duruşma, bir yazı ve gönül adamını; “hakiki bir solcu”yu “ulusalcı ulusalcı” kuşatmasını, taciz ve tehdit etmesini, hedef göstermesini, hedef yapmasını ve de hedef almasını bir türlü hatırlayamıyorsunuz.

        Onları adeta “solcu” saymıyor musunuz!

        ***

        İşte öyle.

        Ogün Samast çocuk.

        Onu çocuk yaşında katil yapanların suçu daha da büyüdü artık!

        Maymunlar cehennemi

        Teknolojinin imkânları Türkiye’deki hasımlıklarla birleşti.

        Her cepheden bir “dinleme, izleme, dosyalama, şantaj” seferberliği açıldı.

        Devlet birimlerinin yasal ve yasadışı dinlemelerine, devlet görevlilerinin özel, hatta çeteleşmiş “istihbarat” faaliyetleri katıldı.

        Yıllarca, okuyanı, yazanı, itiraz edeni fişleme, şişleme, ihbar ve infaz kültürü edinmiş “devlet geleneği”; askeri, polisi, siviliyle; laik ya da cemaatçisiyle; saflaşanı yahut saf değiştireniyle; hem devlet imkânlarını, hem teknolojinin armağanlarını kullanarak “manyakça” bir ortam yarattı.

        Salladıkça, her köşeden bantlar, kayıtlar, seks dizileri, şantaj belgeleri dökülüyor.

        Dinleyen de dinlenmiş. İzleyen de izlenmiş. Tuzak kuran da kapana basmış.

        Gele gele, “asker ve sivil çeteleşme” marifetiyle “devlet sırları”nın ihracatı iddialarına kadar geldik.

        Bence daha çok gideceğiz.

        Daha çok şey göreceğiz. Duyacağız.

        Daha çok batacağız. Daha çok çürüyeceğiz.

        Elinizdeki telefona, kapınızdaki zile, mutfağınızdaki lambaya, başucunuzdaki prize, yatak odanızdaki klimaya; en yakın dostunuza, aileden filancaya, iş yerindeki arkadaşa, telefon şirketindeki görevliye, sokaktaki kamyonete, köşedeki simitçiye, ağzından çıkan tek kelimeye bile güvenmeyeceksiniz!

        Paranormal aktivite cennetinde paranoyak cehenneminize kısılacaksınız!

        Dinlenen, izlenen, konuşamayan üç maymun cehennemi!

        Diğer Yazılar