Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Her fert ve toplum bir hedef tespit eder ve o hedefe ulaşmak, onu elde etmek için çaba harcar. Önemli olan bu çabanın iyi, güzel, doğru ve insanlığın yararına olan bir hedefe doğru olmasıdır. Yüce Allah, Kuran’da bu konuyu şu ayetle ele almaktadır:

        “Herkesin yöneldiği bir gayesi vardır. Siz hayır işlerinde yarışın. Nerede olursanız olun, sonunda Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.” (Bakara, 148).

        Bu ayetle bize birçok mesajlar verilmektedir. Ayetin analizini yaparak bu mesajları tespit etmeye çalışalım: “Herkesin yöneldiği bir gayesi vardır.” Ayette geçen “vichet” kelimesine “gaye” manasını vermek mümkündür. “Gaye” manası verildiğinde, hem psikolojik hem de sosyolojik boyutunu dikkate almak gerekiyor. Psikolojik boyuttan kasıt, kavramın ferdi anlamıdır. Ayetteki “ve li-küllin=herkesin” ifadesinin, “her ferdin” manasına geldiğini söylemek mümkündür. Her ferdin, bu dünyada yöneldiği bir amacı, bir hedefi, bir ideali vardır. Bütün çalışmalarını o amaca doğru yönlendirir.

        ‘DÜŞMANLIKTAN SAKININ’

        Ayetteki “Herkesin bir gayesi vardır” ifadesini, sosyolojik manada almak ve her grubun, her topluluğun, her milletin bir amacı vardır demek mümkündür. Bir milletin toplumsal yapısı, edindiği gayeye göre şekillenecek; kültürel ve medeni ürünler o gaye için üretilecektir. Bu fikirden hareket ederek diyebiliriz ki:

        “Toplumsal yönelişlerin arkasında, toplumsal gayeler vardır.” Toplumsal hayattaki alt grupların da kendilerine özgü amaçları ve bu amaçlara göre yönelişleri vardır. Kuran bu grupların amaçlarının düşmanlık ve günah değil, erdem ve takva olması gerektiğini Maide Suresi 2. ayette vurgulamaktadır.

        ‘İYİLİKLERDE YARIŞIN’

        Siyasi erki elinde bulunduranlar, toplumu gayeleri doğrultusunda çalıştırmalı ve onların önünü açıp fırsatlar vermelidirler. Ayetin bu kısmını eğitimin psikolojik işlevi bakımından ele aldığımızda şu sonuca ulaşabiliriz: “Her ferdin kabiliyetleri, yetenek ve arzuları vardır. Eğitimcinin hedefi, her kabiliyet ve yeteneği, onu ulaşabileceği nihai noktaya kadar eğitmektir.”

        “Siz hayır işlerinde yarışın.” Ayetin bu kısmında insanlara hedef gösterilmektedir. “İyiliklerde yarışmak” herkesin yöneleceği bir hedef olmalıdır. Her ferdin ve toplumun kendine has bir gayesi vardır. Müslüman’ın gayesi de “iyilikler” olmalıdır. İyiyi yakalamak, onu işlemek, beslemek ve insanlığa yaymak, Müslüman’ın ana gayelerinden biridir.

        İyiliklerde yarışmak ve iyilikleri elde etmek için koşmanın insanlara veya toplumlara kazandıracağı şey nedir? Bu sorunun cevabı Vakıa Suresi 10-11. ayetlerinde verilmektedir:

        “Hayırda yarışanlar öndedirler. İşte onlar yakın olanlardır.” İyilikleri önce yakalayıp elde edenler, Allah’a yakınlığı da kazanmaktadırlar. Böylece, iyiliği amaç edinen fert ve toplumların, o amaç uğruna sarf ettikleri gayretle iyinin tanımını da ortaya çıkmaktadır: İyi, insanı Allah’a yaklaştıran değerdir.

        Bayraktar Hoca yanıtlıyor

        *Evde pantolonla ve başım açık namaz kılabilir miyim? H.L.

        Yanında başörtün varsa başını örtmende yarar vardır. Ama evinde olduğun için pantolonla namaz kılabilirsin.

        *Hocam, hadisler konusunda görüşünüzü öğrenmek istiyorum. Hadis kitaplarında yazılanlar doğru mudur? N.C.

        Genelde Müslümanlar arasında 6 hadis kitabı kabul görmüştür. Ancak hadisler, peygamberimizden çok sonra, büyük bir ihtimalle 150 yıl sonra toplanmaya başlanmıştır. Peygamber Efendimiz, kendi döneminde Kuran’la karıştırılma ihtimali olduğu için hadislerin yazılmasını yasaklamıştır. Ölümünden 150 sene sonra yazılmaya başlanan hadislerin gerçekten peygamberin sözü olduğundan nasıl emin olabiliriz? Çünkü aradan hemen hemen üç nesil geçmiştir. Biz hadislerin doğruluğunu Kuran-ı Kerim laboratuvarında tespit edebiliriz. Kuran’ın ruhuna veya herhangi bir ayetine uygun düşen hadisi doğru olarak kabul ederiz. Unutulmamalıdır ki Hz. Peygamber’in sünneti, hadislerden daha kesin ve doğrudur.

        İşbölümü yapılmalı

        “Nerede olursanız olun, sonunda Allah sizi bir araya getirir.” Farklı psikolojik yapıya sahip olan fertler, elbetteki kabiliyet ve yeteneklerine göre bir işe yönelecekler ve onu gerçekleştirmeye çalışacaklardır. Farklı kültürde olan toplumlarda, farklı hedeflere yöneleceklerdir. Bunun neticesinde de, farklılıklarımız farklı alanlarda iş bölümü yapmamızı ve toplumsal hayat çarkının işlemesini temin eder.

        Dünya hayatında farklı yetenek ve kabiliyetlerle, farklı yollarda koşmamızın doğal olduğunu ifade eden bu ayet, nihai hedefte insanların bir araya geleceğine de işaret etmektedir. Ne kadar farklı kulvarlarda koşarsak koşalım, neticede ilahi huzurda bir araya geleceğiz.

        “Allah her şeye güç yetirir.” Ayetin ilk üç bölümündeki oluşumlara inanmak için, Allah’ın gücü hakkındaki bilgi ve inancın doğru olması gerekir. Kudreti sonsuz olan Allah, farklı amaçları olan, farklı mekânlarda bulunan insanları bir araya getirip, yöneldikleri kıblelerin ya da amaçların onları nerelere götürdüğünü kendilerine gösterecektir. İnsanların istikbalini, yani ahiretteki hayatlarını bu dünyadaki yönelişleri, niyetleri ve eylemleri tayin edecektir.

        Ahiret hayatında insanların bulunacakları yer, bu dünya hayatındaki yöneliş ve çabalarının üzerine kurulacaktır. Dünyadaki koşuşmaların, yarışların değerlendirileceği ve insanların yargılama gününde birbirlerine şahit olması için bir araya getirilecekleri gerçeğide vurgulanmaktadır. Bütün bu işlemleri gerçekleştirmek, ancak sınırsız bir güçle mümkün olabileceği için, ayetin sonunda Allah’ın her şeye gücü yettiği ifade edilmektedir.

        Diğer Yazılar