Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Mozilla/5.0 AppleWebKit/537.36 (KHTML, like Gecko; compatible; ClaudeBot/1.0; +claudebot@anthropic.com)

        CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün,

        günlerdir 1938 Dersim katliamıyla ilgili yaptığı açıklamalarla anılıyor. Oysa Aygün'ün başlıca derdi, bugünün hak ihlalleri. Ekim ayında Türkiye hapishanelerinin "görünmez konukları" diye adlandırdığı cezaevinde tutuklu 500'ü aşkın öğrencinin durumunu özetleyen bir raporu Meclis'e sundu. "Sayıları Ergenekon'dan çok, neredeyse KCK kadar" olan bu gençlerin çoğu sol görüşlü.

        Örneğin, ODTÜ Metalurji Mühendisliği Bölümü'nde okuyan ve 31 Mayıs günü Hopa'da Metin Lokumcu'nun ölümünü protesto ederken 20 yıldır ortada olmayan bir "terör örgütü" üyeliğinden tutuklanan Ömür Çağdaş Er-soy. Kafayı son model arabalara, iPad'lere sahip olmaya değil, dünyanın daha insani ve şefkatli olmasına takmış tertemiz, pırıl pırıl bir gençten söz ediyorum. Öğrenci kolektifleri mensubu Çağdaş ve aynı davadan tutuklu 16 arkadaşından sizlere daha önce de bahsetmiştim.

        Geçtiğimiz günlerde Çağdaş'ın babası Fatih Ersoy ile Ankara'da buluştum. Türkiye'de yargının her türlü muhalif sesi susturma aygıtı haline geldiği kanaatimi iyice perçinlendi. Ne yapmış bu gençler? Hükümeti protesto etmişler. Ellerinde herhangi bir silah, sopa, bomba mı varmış? Hayır. Evlerinde herhangi bir silah veya benzeri alet mi bulunmuş? Hayır. Peki ne yapmışlar? Hükümet aleyhinde slogan atmışlar. Birde sicillerinde yumurta atmak var. Beş saat boyunca tutuldukları polis aracında yedikleri dayakları, uğradıkları sözlü ve elle tacizi hak etmişler. Türkiye'deki hukuk anlayışına göre böyle.

        Aynı anlayış çerçevesinde hani "kadın mı kız mı" diye Başbakan'ın gündeme taşıdığı Dilşat Aktaş, sol kalçası kırılana dek polis tarafından tekmelenip coplandı. O ceylan bakışlı genç hanımı da dinledim. Karşısında küçüldüğümü hissettim. Dilşat'ın suçu, panzer üzerine çıkıp slogan atmak. Sokaktaki vatandaşlar polisin elinden zor kurtarmışlar. Çağdaş da üzerine kapaklanarak Dilşat'ı korumaya çalışmış ama tutuklanmış. Dilşat tutuksuz yargılanıyor. Gençlerin ilk duruşması 9 Aralık'ta Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılacak. Ve sözü Sincan L tipi cezaevi yöneticilerinin izin verdiği nispette Çağdaş'a bırakıyorum.

        "Hopa Davası diye bilinen dava, Halkevleri ve Öğrenci Kolektifleri'nin hedef tahtasına oturtulduğu, Halkevleri ve Kolektif üyelerinin teröristlikle itham edildiği bir davaya dönüştü. Bir kolektifçi olarak kendimi, kolektifin etkinlikleri ve davaya konu olan iddialara ilişkin bir iki laf etmek zorunda hissediyorum.

        8 Aralık 2010 tarihinde SBF'de Burhan Kuzu'ya yumurta atıldığında, Başbakan şöyle demişti: 'Bunların arkasında illegal terör örgütleri var.' Yani dedi ki, yumurta terör örgütünden çıktı.

        Dava dosyasında kolektifin 'terör'' eylemlerinin bir listesi var. Hepsini noktasına virgülüne dokunmadan yazıyorum.

        1) 17.03. 2010 ODTÜ'de ulaşım zamlarını protesto eden öğrenciler otobüslere kart basmadan binmiş otobüslere çevik kuvvetin müdahalesi sonucu toplu gözaltılar gerçekleşmiştir.

        2) 08.12.2010 A.Ü. SBF'de Anayasa konulu bir panelde konuşmacı olan Burhan Kuzu'ya yumurta atılmak suretiyle 04.12.2010 tarihindeki polis şiddeti protesto edilmiştir.

        3) 15.12.2010 ODTÜ'ye açılış için gelen Başbakan öğrenciler tarafından protesto edilmiştir.

        4) 05.01.2011 ODTÜ'den AKP Genel Merkezi'ne yürümek istenmiş, ODTÜ çıkışında polis tarafından engellenmiştir.

        5) 19.01.2011 Bilkent'te yapılan YÖK-ÖTK görüşmesini protesto eylemi yapılmıştır.

        6) 17.03.2011 H.Ü. Beytepe Yerleşkesi'nde ulaşım zamları oturma eylemi ile protesto edilmiştir.

        Birinci olay dışındaki tüm olayların 8 Aralık 2010'dan sonra yaşanmış olduğunu göz önüne alırsak, demokratik, meşru protesto gösterilerinin, nasıl olur da bunları terörist ilan ederiz diyerek bir dosyada toplayan Terörle Mücadele Şubesi, Hopa olayları sonrası 6 ay içinde biriktirdiği eylem listesini örgüt üyeliğimize delil olarak sunmuş oldu?

        Böyle bakınca, sanki yumurta terör örgütünden değil de, terör örgütü yumurtadan çıkmış gibi durmuyor mu?

        Yumurta atmanın terör eylemi sayıldığı bir iddianame ile 'tutukluyum'. Yazarken bir yandan gülüyorum, bir yandan üzülüyorum, bir yandan da utanıyorum ülkemin halinden! Koca Ankara Emniyeti TEM Şubesi işi gücü bırakmış, yumurtadan terör örgütü çıkarmaya harcamış mesaisini.

        Ömür Çağdaş ERSOY

        ODTÜ Metalurji Mühendislik Fakültesi Öğrencisi

        Diğer Yazılar

        Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Detaylı bilgi almak için ‘Çerez Politikasını’ ve ‘Aydınlatma Metnini’ inceleyebilirsiniz.
        Bu çeviride Google Translete kullanılmıştır. Anlam ve çeviri hatalarından haberturk.com sorumlu değildir.