Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Mozilla/5.0 AppleWebKit/537.36 (KHTML, like Gecko; compatible; ClaudeBot/1.0; +claudebot@anthropic.com)

        70’ler ekolünden etkilenen grenli, dingin ve uzun planlarla örülü bir suçlu hikayesi ya da polisiye denebilir. Ancak “The Place Beyond the Pines”, isminin kafa karıştırıcı uzunluğuna uyum sağlayıp bu durumu tersine çevirerek adeta ‘düz değil yuvarlak duran bir film evreni’ne yerleştiriyor. Kesişen hayatlar hikayesiyle akraba film modeli de büyük oranda destansı mesajlarla örülü ‘suç filmi’ iskeletini kavramaya yarıyor. Tersine bir polisiye izlenimi yaratan eserin, ‘giriş-gelişme-sonuç’ kısımlarının yerlerini değiştirip lineer olmayan bir inşa sürecine soktuğu söylenebilir. Filmi Ryan Gosling, Bradley Cooper ve Eva Mendes’in katıldığı 37. Toronto Film Festivali’nde düzenlenen dünya prömiyerinde izledim.

        The Stunt Man”in (1980) Peter O’Toole’u,“The Wild One”ın (1953) Marlon Brando’su ile “Quadrophenia”nın (1979) Phil Daniels’ından bir şeyler almış gibi duran, ancak güncel bakış atınca “Hayalet Sürücü”yü (“Ghost Rider”, 2007) akla getiren bir Ryan Gosling temsili… Onun plan sekans ve grenli bir tabaka ile karşımıza çıkarılışı… Bunun devamında üreyen modern bir suç filmi derken aslında “The Place Beyond the Pines”ın evreninde hiçbir şey beklendiği gibi gelişmiyor. Hikaye birkaç dönemeci alınca bir polisin ana merkeze geçmesiyle birlikte karşımıza “Büyük Hesaplaşma”yı (“Heat”, 1995) akla getiren ama 70’lerin duygusundan taviz vermeyen bir eser çıkıyor.

        Biraz biker-film, biraz polisiye

        Biraz Peter Yates, biraz William Friedkin, biraz Walter Hill kıvamında bir süreç bizleri bekliyor adeta. Derek Cianfrance’nin ilk filminde gördüğümüz stile önem verirken iki ana özelliğini öne çıkarmasıydı. Bunlardan ilki hikaye kurgusuyla oynamayı sevmesiydi. İkincisi ise öyküsünün içinden hedef belirlerken seyircide beklenmedik etki yaratacak bir dramatik taban belirleme sevdasına kapılmasıydı. Yönetmen, burada da ne yapıp edip ‘polisiye’, ‘biker-film’ ya da ‘gençlik filmi’ olarak okunabilecek hikaye bütününü bu doğrultuda karşımıza çıkarıyor.

        Kesişen hayatlar filmi deseniz değil, karakter draması deseniz değil, polisiye deseniz olabilir derken kuralları kendi belirleyen bir modern suç filmi ile yüzleşiyoruz. Antoine Fuqua’nın ‘kesişen hayatlar polisiyesi’ “Brooklyn’s Finest” (2009) ile akrabalık ise uzun sürmüyor. Gosling’in ailesini geçindirmek için soygunlar ve cinayetler arasında dolaşması ona “Sürücü” (“Drive”, 2011) benzeri bir kimlik getirirken, müzikler de büyük oranda zamansız akışı 70’ler ruhuyla sarıyor.

        Derin devlet tabanlı dingin bir modern suç filmi

        Bradley Cooper’ın ‘derin devlet’ yanlısı polisi karakteri sanki o dönemin düşüncesini akla getiriyor. Bir anda devreye girip omurgayı ele geçiren, ardından yarı yolda müdahale ile deviren karakter, suçluları yakalayıp adaleti sağlarken kendini daha çok tutuyor. Bacağının sakatlanmasının üzerine giden bir çaresizlik tablosunun adresine dönüşüyor. Ancak bu ve dahası siyasi kampanyası için bir araca dönüşürken birinin canına kıyması önemli değil.

        Bu da Cianfrance’ye göre ‘cinayet’, ‘ölüm’ gibi kazara oluşan şeylerin sonucunda yetiştirilmeden büyüyen çocukların, uyuşturucu ve seks aşırılığına teslim edileceğini anlatmak için var. Muhtemelen buradaki üç yan hikaye ayrı ayrı izlense beğenilebilir. Ancak yönetmen, müzik baskınlığı, grenli tutam, uzun planlar ve ölçek tercihleriyle adeta bu bozma yıkma işlemlerini en etkileyici ve dolu tarafından sahipleniyor.

        Temalarından destansı mesajlar çıkarmayı seviyor

        İlk filmdeki evlilikte tükenen tutkuyu bir duygu seline çeviren yönetmen, burada babasız kalan oğlanın durumunu siyasi bir komploya malzeme yaparken, babalık bağları, ölüm ve daha nicesinden destansı bir mesaj çıkarıyor. İlk hikayedeki plan sekansların ve orta-geniş ölçekleri planların yerini ikincisi hikayede daha ortaya kayan lensler alırken üçüncü gençlik öyküsünde yakın-çok yakın plan düşüncesi ‘yalnızlık’ı resmediyor. “Refeer Madness” (1936) ile “Asi Gençlik”i (“Rebel Without a Cause”, 1955) birleştiren son gençlik öyküsü de dramatik çarkı yine 70’lerin etrafından döndürüyor.

        Her biri siyasi dayatmalar, ailesel zorunluluklar veya ilk hayat deneyimi fark etmeden yalnız kalan bu karakterler adeta tutunacak bir dal ararken, tersine polisiye evreninin içinde de cenazeler bir ‘yeniden doğum’ arayışına giriyor. Bradley Cooper’ın yozlaşmış polis tiplemesi ile Gosling’in biker film bireyi derken kökenini bilmeyen genç karakterin da ‘yerine göre’ el kamerası sallanmasına kayması 2.35:1’e yakışarak ‘orada bir yerde bir bireyler toplamı’nı doğru bir çerçeveye oturuyor. “Paramparça: Aşklar ve Köpekler” (“Amores Perros”, 2000) düzlemi de burada devreye girip perdeyi birazcık sarsıyor.

        Düz değil yuvarlak bir film evreni

        Bu da filme “Narc”tan (2002) tutun “Viva Knievel!”a (1977) kadar sayısız referans noktası belirliyor. Tavizsiz finale giderken ise duygusallaşmadan mesafesini 140 dakikada koruyor yönetmen bu sefer. Cianfrance’nin 70’ler aşkı da böylece Mann’in “Büyük Hesaplaşma”da yaptığı ‘polis-suçlu’ ilişkisi, modern suç filmi, tersine polisiye ya da gençlik dramı olarak bir çevçeveye oturuyor. Hangi tarafına baksanız arkasında başka bir şey yakalayabileceğiniz bir çember yaratan yönetmen, düz film evrenini tersyüz ediyor.

        Polisiye / suç filmlerinin düzene sokulmuş “Nashville”ini (1975) bize armağan ederken, o dönemdeki soğukkanlılığı koruyarak da malzemesine malzeme katıyor. Siyasi, sosyolojik ve felsefi açılımlarıyla ‘devrim’ niyetine bir şeyler veriyor elimize…

        FİLMİN NOTU: 7.8

        Künye:

        The Place Beyond the Pines

        Yönetmen: Derek Cianfrance

        Oyuncular: Ryan Gosling, Bradley Cooper, Eva Mendes

        Süre: 140 dk.

        Yapım yılı: 2011

        keremakca@haberturk.com

        Diğer Yazılar

        Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Detaylı bilgi almak için ‘Çerez Politikasını’ ve ‘Aydınlatma Metnini’ inceleyebilirsiniz.
        Bu çeviride Google Translete kullanılmıştır. Anlam ve çeviri hatalarından haberturk.com sorumlu değildir.