Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Atom Egoyan’ın yönettiği “Remember: Hatırla” (Remember), bakımevinde kalan ve ciddi hafıza sorunları yaşayan Zev’in, soykırımda katledilen ailesinin intikamını almak için bir Nazi’nin peşine düşmesini anlatıyor

        Soykırımı farklı bir açıdan anlatan “Saul’un Oğlu”nun ardından, “Remember: Hatırla”da daha önce benzerine pek raslamadığımız bir soykırım hikâyesi seyrediyoruz. Her şey yaşlı bir adamın “Ruth!” diyerek uyanmasıyla başlıyor. Birkaç dakika içinde Zev’in (Christopher Plummer) hafıza sorunları yaşadığını, çok sevdiği eşi Ruth’u kısa bir süre önce kaybetti- ğini ve bir bakımevinde kaldığını öğreniyoruz... Sonra aynı bakımevindeki arkadaşı Max (Martin Landau) çıkıyor karşısına ve ondan, ölmeden önce eşi Ruth’a verdiği sözü tutmasını istiyor. Max ve Zev, 2. Dünya Savaşı sırasında Nazilerin Auschwitz toplama kampında uyguladığı soykırımdan kurtulmuşlardır. Ruth’un son isteği Zev’in Auschwitz’de ailesini katleden kamp şefi Otto Wallisch’i bulup öldürmesidir. Otto Wallisch hakkında bilinen tek şey, Rudy Kurlander adına düzenlenmiş sahte bir kimlikle Kuzey Amerika’ya kaçtığı ve orada kendine yeni bir hayat kurduğudur...

        KENDİNİ ARAYAN KAHRAMAN

        Elleri titreyen, yaşlılığın bütün sorunlarını yaşayan ve her uykuya daldığında eşi Ruth’a olan aşkı dışında neredeyse her şeyi unutan Zev, Rudy Kurlander’i bulmak için yola çıkar. Cebinde Max’in yazdığı bir mektup vardır. Her uyanı- şında mektubu bulup okuyana kadar ne yaptığının farkında değildir. Mektubu okudukça kim olduğunu hatırlar, amacını ve planını nasıl uygulayacağını öğrenir...

        İNTİKAMIN ANLAMSIZLIĞI

        İlk bölümünde intikamın beyhudeliği üzerine bir film seyrettiğimizi düşünmek mümkün. Özellikle de Zev’in ABD’deki bir silah dükkânına girip hiç zorluk çekmeden bir tabanca aldığı sahnede... Ama sonuçta bu bir Atom Egoyan filmi ve önceki işlerinden bildiğimiz gibi Egoyan, öyküyü ağır ağır geliştirmeyi seven, seyircinin zihninde beliren soruları cevaplamakta acele etmeyen bir yönetmen. Benjamin August’un senaryosu da bu ilkeyi takip ediyor. “Remember: Hatırla” kısa süre içinde bir yolculuk filmine dönüşüyor. Zev’le birlikte sadece Kuzey Amerika’da değil, Almanya tarihinde de dolaşıyoruz. Zev, Otto Wallisch’i ararken soykırımın acıları ve Nazizmin günümüzdeki uzantılarıyla karşılaşıyor. Karşısına çıkan her Rudy Kurlander, soykırımın bir başka yüzünü gösteriyor bize ve yolculuk onun için her geçen gün biraz daha zorlaşıyor. Özellikle Nazi hayranı bir polisin evinde geçirdiği tehlikeli saatler sırasında hem soykırıma yol açan faşizan zihniyetin hâlâ ölmediği gerçeğiyle hem de intikamın anlamsızlığıyla bir kez daha yüzle- şiyoruz...

        FİNALİ UNUTULMAZ

        Herkesin bir gün geçmişiyle ve suç- larıyla hesaplaşacağının altını çizen “Remember: Hatırla”, özellikle her şeyi yeni baştan düşünmemize yol açan finaliyle seyredenlerin kolay kolay unutamayacağı bir film. 87 yaşındaki Christopher Plummer, Zev’de inandırıcı bir performans çıkarıyor. Yaşlılığın çaresizliğine rağmen Zev’in intikam konusundaki kararlılığını çok iyi yorumluyor. Egoyan da öyküye odaklanan sade ve sağlam anlatımıyla filmini son ana kadar ilgiyle seyrettirmesini biliyor. Belki “Saul’un Oğlu” gibi soykırıma farklı bir yerden bakmıyor ama hafıza kaybı yaşayan yaşlı bir adam üzerinden ilgiye değer bir öykü anlatıyor.

        Diğer Yazılar