Cengiz Akyıldız'ın cenaze töreninde izdiham!
Balyoz Davası hükümlüsü MHP Milletvekili Engin Alan'ın da çelenk gönderdi
Nihat ULUDAĞ-Müslim SARIYAR-Soner KOÇER-AHT
MHP'nin Esenyurt'taki seçim irtibat bürosuna düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden Cengiz Akyıldız dün MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin de katıldığı cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Bahçeli'nin cami avlusuna geldiği sırada binlerce partili 'Vur de vuralım, öl de ölelim' sloganı attı.
Kalbine isabet eden kurşunla hayatını kaybeden 53 yaşındaki 3 kız babası Cengiz Akyıldız'ın cenazesi dün sabah saatlerinde Adli Tıp Kurumu'ndan yakınlarına teslim edildi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin ve MHP İstanbul İl Başkanı Abdurrahman Başkan da aileyi yalnız bırakmadı. Akyıldız için Fatih Camii'nde bir cenaze töreni düzenlendi. Binlerce partilinin hınca hınç doldurduğu cami avlusunda sık sık 'Dişe diş, kana kan intikam' sloganları atıldı. Bahçeli'nin geldiği dakikalarda ise avludan 'Vur de vuralım, öl de ölelim' sloganları yükseldi. Avlu duvarına 'Vatan için ölmeye geldim' yazılı pankart açılırken, kadın ve çocukların da bulunduğu kalabalık bozkurt işareti yaptı. Balyoz Davası hükümlüsü MHP Milletvekili Engin Alan'ın da çelenk göndediği cenazede Akyıldız'ın eşi ve kızları tabuta sarılarak gözyaşı döktü.
Bahçeli'nin yanı sıra çok sayıda partilinin de katıldığı cenazede zaman zaman izdiham yaşandı ve bayılanlar oldu. Cami avlusuna güçlükle girebilen Bahçeli, avludan çıkmakta da zorlandı. Akyıldız ikindi namazına müteakip kılınan cenazesi namazının ardından Edirnekapı Mezarlığı'nda toprağa verildi.
GIYABİ CENAZE NAMAZI KILINDI
Cengiz Akyıldız için saldırının gerçekleştiği MHP'nin Esenyurt'taki seçim irtibat bürosu önünde de gıyabi cenaze namazı kılındı.
BAHÇELİ'DEN SERT AÇIKLAMA
MHP Lideri Devlet Bahçeli, Esenyurt'taki silahlı saldırıda hayatını kaybeden Cengiz Akyıldız'ın cenaze törenine katılmak için geldiği İstanbul'da basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Partisinin İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Bahçeli, İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın, faillerin açıklanması yolunda kısa bir süre içinde basın duyurusu yapmak isteyebileceğini belirterek, "Onların bu çalışmalarına bizim müdahil olmamız doğru değildir. Fakat kısa süre içerisinde bu faillerin yakalanması ve yargıya çıkarılmasından yanayız" dedi.
Bahçeli, dün Esenyurt'ta 30 Mart'ta yapılacak mahalli seçim faaliyetlerini sürdürmek amacıyla seçim bürosunun açılışı sırasında "adice, şerefsizce, ahlaksızca" bir saldırı düzenlendiğini belirterek, saldırı sonrasında çok değerli bir dava arkadaşlarının, mümtaz bir şahsın, 12 Eylül zulmünün çilesini çekmiş bir insanın, partinin İstanbul İl Teşkilatının basın işlerinden sorumlu dava arkadaşlarının Hakk'ın rahmetine kavuştuğunu söyledi. 5 "dava arkadaşlarının" da yaralandığını hatırlatan Bahçeli, "Konuyla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı'ndan, İstanbul Valiliği'nden sizi arayan oldu mu? Bazı basın organlarında yer alan ve olayın iki kişi arasında yaşanan adi bir olay olduğu iddiaları var. Bu yönde bir açıklama oldu mu? Size gelen en son bilgi nedir? Hükümet kanadından sizi arayan oldu mu?" şeklindeki sorular üzerine, İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın saat 11 civarında kendisini aradığını ve emniyet güçleri olarak ne gibi bir çalışma yaptıkları, sonuç itibarıyla nereye ulaştıkları hakkında samimi, açık, dürüstçe bir bilgi verdiğini ifade etti. Bahçeli, "Zannediyorum kısa süre içerisinde İçişleri Bakanı, faillerin açıklanması yolunda bir basın duyurusu yapmak isteyebilir. Onların bu çalışmalarına bizim müdahil olmamız doğru değildir. Fakat kısa süre içerisinde bu faillerin yakalanması ve yargıya çıkarılmasından yanayız" diye konuştu.
"BUNDAN SONRA MHP'NİN KARŞITI PKK'DIR VE MEDYADIR"
Bahçeli, "Emniyet zafiyeti olduğunu düşünüyor musunuz? 17 Aralık operasyonları sonrasında Emniyet'te çok sayıda kişi görevden alındı? Bunun zafiyet yarattığını düşünüyor musun?" şeklindeki sorusuna karşılık da, bu konunun oraya bağlamasının kanaatince doğru olmadığını belirterek, şunları kaydetti:
"Fakat bir konunun altını çizerek size sesleniyorum; bu tür olaylar her zaman olabiliyor. Siyasi yönden oluyor, faaliyetler sırasında oluyor, başka amaçlara yönelik olarak olabiliyor. Basın, ahlaki yönden en doğru haberi vermek mecburiyetindedir. Eğer basın halkı aldatacak, farklı yönlere yönlendirecek bir açıklamada bulunuyorsa, Türkiye'nin baş belası medya demektir. Dün akşamdan bu yana, bazı medya mensupları veya medya yöneticileri karşıt görüşlü grupların çatışması olarak ifade ediyor ve adi bir suç olayı da olarak göstermeye çalışıyor. Bu karşıt gruplar kimlerdir? Türkiye'de üniversitede olay olur, karşıt gruplar, sokakta olay olur karşıt gruplar, mitingler sırasında olaylar olur, karşıt gruplar... Peki bu karşıt gruplar kimdir? Eğer Milliyetçi Hareket Partisi'ne, MHP'ye yöneltilmiş saldırılarda, cümleye 'karşıt gruplar' olarak başlıyorsanız, karşıtların birisi Milliyetçi Hareket Partisi demektir. Peki öbür karşıtlar kimdir? Milliyetçi Hareket Partisi'ne Esenyurt'ta saldırı olmuşsa, oradaki bir faaliyette bulunmak üzere olmuştur. Kendi kendine saldırmayacağına göre, basının da bu ifadesi karşıt gruplar olduğuna göre, karşıt gruplar kimdir? Bu sorunun cevabını bulur, kamuoyuna doğru bilgiyle aktarırsanız medya olarak milletçe saygınlığınız devam eder. Bana şimdi sorarsanız 'karşıt gruplar kimlerdir?' Esenyurt'taki olayda, Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü Harekettir. Peki diğeri kimdir? Diğeri medyadır, PKK'dır ve PKK ile iş birliği yapanlardır. Bu sebepten dolayı karşıt gruplar cümlesini her zaman kullanarak olayı basite indirmek, Milliyetçi Hareket Partisi'ni bir başkalarının seviyesine düşürmek alçaklığından, medya kurtulmalıdır. Bunu bu kadar kesin ifade ediyorum. Bundan sonra Milliyetçi Hareket Partisinin karşıtı, PKK'dır ve medyadır."
"MELİH GÖKÇEK BENİM MUHATTABIM DEĞİLDİR"
Bahçeli, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in "Seçime 15 gün kala bazı suikastler olabilir" şeklindeki ifadelerinin hatırlatılması üzerine, şöyle konuştu:
"Melik Gökçek benim muhatabım değildir. Hangi suikasti kim, nasıl yapacaksa onu da görmek isteriz. Türkiye'deki asayiş meselesi üzerinde sorumlu Adalet ve Kalkınma Partisi'dir. Melih Beyin bu manada bir bilgisi varsa, bugünkü iktidarın çok yakın mensubudur, uzun yıllar belediye başkanlığı yapmıştır, iktidarın her kanadıyla direkt teması olan bir kişidir. Böyle suikast bilgisine sahipse, artık savcılar ve hakimler devrede olmadığına göre, Adalet ve Kalkınma Partisi yani Başbakanın, 'Gel bakalım Melih Bey kardeşim, bu suikast hakkında bilgi varsa bana ver, savcıyı ve emniyeti harekete geçireyim' demesi lazım."