Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Zeugma, Prof. Dr. Kutalmış Görkay, zeugma mozaikleri, Gaziantep zeugma, Fatma Şahin zeugma

        Aslıhan LODİ / HT PAZAR

        aslilodi@gmail.com

        Türkiye’de yapılan tüm törenlerde protokol yoğunluğu yaşandığı maalesef bir gerçek. Korumalar, kameralar, çalışanlar ve seyircilerden oluşan bir kalabalık o gün Zeugma’da da mevcuttu haliyle. Kabul etmek lazım; aralarda yaşanan bazı küçük aksiliklere rağmen herkes son derece dikkatliydi ve neredeyse parmak ucunda yürüyordu. Çekim yapılabilecek bir açı yakalamanın pek imkânı yoktu. Yine de herkes elinden geleni yaptı; tertemiz çarşafın altına gizlenmiş muhteşem mozaikler, hem çalışmaları destekleyenleri (İş Bankası, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi gibi) hem de biz gazetecileri “olabildiğince” memnun edecek koşullar ve önlemler altında tanıtıldı. Eleştiriler şiddetlenince 2005 yılından beri orada çalışan kazı başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay’ın kapısını çaldım.

        Görkay, “Yazılıp çizilenler hem beni hem ekibimi çok üzdü. Mozaiklere zarar verilmesi kesinlikle söz konusu değil. Maalesef basın mensuplarının Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i mozaiklerle birlikte görüntülemek için ısrar etmelerinin etkisi oldu. Çıkan haberler yersiz eleştiriler içeriyor. Keşke kendisinin bu eserlerin ortaya çıkarılması ve restorasyonu için verdiği 200 bin TL’lik destekten de bahsedilseydi biraz” diyor.

        Aslında Zeugma’da durum son derece hassas ve asıl sorun, iki-üç kişinin mozaiklerin kenarında yürümesi değil. Alanın çok değil, 50 metre ötesinde baraj gölünün kilometrelerce uzanan suları başlıyor. Eğer Zeugma’da çalışan bir arkeologsanız bu ensenizde dev bir giyotinle yaşamak gibi bir şey! “Şehrin sular altında kalan kısmıyla ilgili bir çaresizlik hissi yaşıyor musunuz? Yoksa doğaya ve gelecek uygarlıklara mı emanet etmiş oluyorsunuz” soruma Görkay üzüntüyle cevap veriyor: “Şehrin sular altında kalması çok dramatik bir durum. Suyun zaman içinde yaratacağı tahribat malum. Biz göremeyiz ama gelecek kuşaklar çok uzun zaman sonra tekrar bir karar alır, hassas davranırlarsa sular altında kalan alanlar tekrar açılabilir, tabii eğer barajdan vazgeçilirse. Bu da biraz ütopik görünüyor.”

        Yeri gelmişken bu çalışmalarda çok büyük emek olduğunu hatırlatalım. Çoğunlukla yıllarca sürüyor, hatta ekipte çalışanların ömürleri yetmediği için gelecek nesillere devrolunuyor bu çapta projeler. Kısacası; acımasızca eleştirilen bu insanların tek amacı, eserleri sağ salim gün yüzüne çıkarmak.

        KAZI ALANLARINDA GÜVENLİK HER ŞEYDEN ÖNEMLİ

        Kazı çalışmalarının sürdüğü alanlar ziyaretçilere kapalı. 2010 yılından bu yana tamamlanmış olan Roma Konutları’na ilgi epey artmış. Kazı alanının ziyaretçi sayısı şehir merkezindeki Zeugma Müzesi kadar yüksek olmasa da yoğun dönemler olduğunu öğreniyoruz Görkay’dan. Gaziantepliler dışında Türkiye’nin farklı şehirlerinden düzenlenen turlarla gelen turistlerin sayısı her yıl giderek yükseliyormuş. Ancak son dönemde Suriye’de yaşanan olaylar ziyaret yoğunluğunu etkilemiş.

        Zeugma’da çalışmalar ne zaman biter?

        “Tüm antik kentin açılması söz konusu değil, bu zaten doğru da olmaz. Korumak çok önemli, kazılar bilimsel sorularımız çerçevesinde ilerliyor. Ortaya çıkan kalıntı ve buluntuların turizme kazandırılması; aslında bir bakıma kalıntıların yaşaması ve korunması anlamına geliyor. Koruma ve kullanma dengelerini de gözeterek elbette.”

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ