"Doğamda Türk müziği var"
Flamenko müziğinin ustası Tomatito, dün akşam İstanbul'da konser verdi
Türk müziğinin flamenko gibi olduğunu söyleyen Tomatito, "Hepimiz Endülüs topraklarından geliyoruz. Türk müziği sanki benim doğamda varmış gibi" diyor
HT MAGAZİN / Oya DOĞAN-ÖZEL RÖPORTAJ
Flamenkoyu caz dünyasına tanıtan José Fernández Torres , flamenko aleminde bilinen adıyla Tomatito İstanbul'dan geçti. Avea Sıra Dışı Müzik Konserleri kapsamında dün akşam İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Oditoryumu'nda sahne alan Tomatito hem kulakların pasını sildi hem de kalbimizin... Ben de konser öncesi Pera Müzik'te Tomatito'yla buluştum. Öncelikle çok çapkın olduğunu söylemeliyim. Tanışır tanışmaz "Bir kadınla sohbet edeceğim için çok mutluyum" dedi ve flörtöz bakışlarıyla başladı sohbete. Bugüne kadar dört Grammy ödülü alan tek flamenko sanatçısı olan Tomatito, "Ben bulutların üzerindeydim. Ama çok uzun yıllar birlikte çalıştığım Cameron De La Isla beni alıp yavaşça yere bıraktı. Onunla çalışmak inanılmaz bir şeydi. Şimdi yerdeyim. Çünkü yere savaşmak için düştüm. Ben bir flamenko savaşçısıyım. Dört Grammy aldım ama yetmez. Hedefim müzik yapmaya devam etmek" diyor. Hayatta herkesin aynı şeyi yaptığını ama onun gitar çalmasının çok büyük bir avantaj olduğunu düşünüyor Tomatito. Sabah uyanıp kahvesini içtikten sonra bütün gün gitar çaldığını ve başarısını da bu disiplinine borçlu olduğunu söyleyip "Benim hayatımın özeti flamenko ve aşk" diyor.
'TÜRK MÜZİĞİ DOĞAMDA VAR'
İspanyol müzisyenler hem çok sempatik hem de ukaladırlar. Tomatito da öyle... Kendisini anlatırken ve gitar çalarken "Bu ne ukalalık" diyorsunuz ama gözünün içine baktığınız zaman gülümsemeye başlıyor. Ardından da "İnsanlar beni asık suratlı zannediyorlar ama siz bana iyi baktığınızda hemen kalkanlarımı indiririm. Çünkü etrafımda kötü niyetli insanlar olmasını istemiyorum" diyor. Türk müziği hakkında ne düşündüğünü merak ediyorum. Tomatito , "Flamenko'yla aynı ve ben yabancılık çekmiyorum. Hepsinin armonisi birbirine benziyor. Hepimiz Endülüs topraklarından geliyoruz. Müziklerimiz birbirinden etkilenmiş. Ama Japon ya da Çin müziğine ayak uyduramazdım. Ama Türk müziği sanki benim doğamda varmış gibi" diye cevap veriyor.
'GİTARIM KADINIM GİBİ'
Ben Tomatito'yu dinlerken onun gitara öylesine dokunmadığını düşünüyorum. Sohbet ederken de "Sanki çok büyük aşkla bir kadına dokunuyormuşsunuz gibi" dedim. Tomatito, "Çok benziyor" deyip kızarmaya başladı. Ardından "Terledim ceketimi çıkarayım" dedi ve "Bu gitar benim kadınım gibi. Evet çalarken kadınımla tutkuyla sevişiyormuş gibi hissediyorum" diye cevap verdi. Kendisini 30 yaşında hissettiğini söyleyen Tomatito'ya "Tomatito domatescik demek, artık 55 yaşındasınız, domates olmadınız mı?" diye sordum. Karşılıklı kahkaha attıktan sonra "Baksana halime koca domates oldum. Ama ruhum hep domatescik olarak kalacak" dedi. Son olarak İstanbul'da özellikle Balat'a gidip müzik dinlemek istediğini söyledi Tomatito. Ben de keyifli bir sohbet, kulaklarımın pasını silen bir flamenkoyla ayrıldım yanından...