Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Röportajlar Yönetcilikten yapımcılığa geçiş yapan Nurdan Tümbek Tekeoğlu HT MAGAZİN'e konuştu

        ‘Sıra Dışı İnsanlar’ adlı belgeselin yapımcılığını üstlenen Nurdan Tümbek Tekeoğlu, filmde dağlık bölgelerde yaşayan insanların gündelik yaşamlarını kolaylaştırmak için yaptıkları buluşları anlatacaklarını söyledi. Belgeselin kurgu aşamasında olduğunu belirten Tekeoğlu, “Amacımız Karadeniz insanını dünyaya anlatmak” dedi

        Yönetcilikten yapımcılığa geçiş yapan, son 5 yıl içerisinde 3 belgesele ve 1 uzun metrajlı filme yapımcı olarak imza atan, ‘Sıra Dışı İnsanlar’ belgeseli bilimsel makalelere konu olan Nurdan Tümbek Tekeoğlu, 2 yeni belgeselini ve yeni kitabını HT Magazin’e anlattı...

        ■ Yöneticilikten yapımcılığa transfer oldunuz. Son 5 yılda 3 belgesele ve 1 uzun metrajlı filme yapımcı olarak imza attınız. Bunlar nasıl oldu?

        Etrafınıza bakacak olursanız insanlar belirli bir yaşa geldikten sonra hobilerini, hayallerini ikinci bir meslek olarak gerçekleştiriyorlar. Akın Öngör, Saffet Karpat, Sibel Asna, Burhan Karaçam ilk anda aklıma gelen isimlerden. Tarımla uğraşıyorlar, dünyayı gezip kitap yazıyorlar, sanatla uğraşıyorlar. Ben de Metro’da gençlere yönelik kısa film yarışması düzenlerken sinemayı çok sevdim.

        ■ Neden?

        Sinema, ülkeleri ve toplumları ayağınıza getiriyor. Onların üzüntülerine, sevinçlerine ortak oluyorsunuz. 200 ülkeyi gezip görme şansınız yok. Gezip görseniz de oralarda uzun süre kalmadan toplumlarının içine girip yaşamlarına ortak olamazsınız. Oysa sinema bunu yapıyor. Gazeteci olan eşim Orhan Tekeoğlu, Doğu Karadeniz kadınlarının doğaya karşı verdiği mücadeleyi anlatan ‘İfakat’ belgeselini çekmek isteyince yapımcılığa adım attım. Bu arada 25 senelik özel sektör tecrübelerimi gençlere anlatmak istediğim için pazarlama alanında master ve doktora yaptım.

        ‘ÇOK ZORDU AMA BAŞARDIK’

        ■ ‘İfakat’ ve ‘Öyle Sevdim ki Seni’ adlı uzun metrajlı filmler sizi hiç zorlamadı mı?

        Çok zor oldu. 3 yıl uğraştım. Sağlığım bile bozuldu ama 30 kadar festivalde gösterilen ve 10’a yakın ödül alan uzun metrajlı filmimizi çektik. Moskova, Molodist, Varna, Chennai, Kanada, Miami gibi birçok festivale seçildi. Burada da Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Trabzon’a çalışmak için gelen Rus kadınlarının başlarına gelen olayları ve ailesi dağılan Karadeniz kadınının dramını anlattık. Uluslararası Göç Örgütü’nden (IOM) destek aldık. Zoru başardık.

        ■ Kitlesel fonlamayla yapım bütçesi sağlanan ‘Sıra Dışı İnsanlar’ belgeseliniz ile dünyanın en ünlü baleti Rudolf Nureyev’in Türkiye anılarını anlatan ‘Düşlerinin Adası’ belgeseli nasıl oluştu?

        Uzun metrajlı filmden sonra bütçemiz yoktu. Bu yüzden Yapımlab’ın bir yapımcılık workshop’una katıldım. Fongogo’nun sahibi Ali Çebi’yle tanıştım ve kendisine projemi anlattım.

        ■ Biraz açar mısınız?

        ‘Sıra Dışı İnsanlar’; Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’de çekilip altyapının olmadığı yüksek dağlık bölgelerde yaşayan insanların gündelik yaşamlarını kolaylaştırmak için yaptığı buluşları anlatacaktı. Yönetmeni Orhan Tekeoğlu ile projeye 3 dakikalık bir tanıtım filmi çekip fongogo sitesine koyduk. İnsanlar 20 TL’den 2 bin TL’ye kadar arzu ettikleri katkıyı yaptılar.

        ‘Belgesel KURGU aşamasında’

        ■ Kitlesel fonlamayla hedefinize ulaşabildiniz mi?

        20 bin TL hedef koymuşken 35 bin TL’ye ulaştık. Yüzde 179 başarı elde ettik. Marmara Üniversitesi’nden bir öğretim üyesi bu başarıyı tezine taşıdı. Belgesel başka bir akademik yayına da konu oldu. Belgesel çekildi, kurgu aşamasında. Amaç Karadeniz insanını dünyaya anlatmak.

        ■ Rudolf Nureyev’in hayatını anlatan belgesele nasıl ortak yapımcı oldunuz?

        Berlin Film Festivali’nde tanıştığım Kinoglaz’ın ortağı ve Moskova Film Festivali Program Koordinatörü Evgenia Tirdatova, Nureyev’le ilgili bir uzun metraj için ortak yapımcılık teklif etti. “Türkiye’yle ilgisi olmalı” dedim. “Araştır” dedi. Araştırınca VIP’in sahibi Yasemin Pirinçcioğlu’nun Nureyev’in en yakın dostu olduğunu ve Nureyev’in senede 4 kez Türkiye’ye geldiğini öğrendim. “Önce belgesel çekelim sonra uzun metraj düşünürüz” dedik. Böylece uluslararası bir yapıma da dahil olmuş oldum.

        ‘30 yıllık tecrübemi bir kitapta topladım’

        ■ Yeni projeleriniz var mı?

        30 senelik tecrübemi anlatan ‘İki Limon Satsam Daha İyi’ isminde Destek Yayınları’ndan bir kitap çıkardım. Kitap, iş ve ticaret dünyasında kariyer ve başarı hedefleyenler için önemli stratejilerle ve saptamalarla dolu bir rehber niteliğinde. Bu kitaptan özellikle gençlerin faydalanmasını istiyorum. Haftaya kitapçılarda olacak. Seneye de 2 uzun metrajlı filmden söz edebiliriz.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ