TRT çalışanları Radyoevi'ni vermiyor
TRT çalışanları, düzenledikleri "Radyo Evimiz, Vermiyoruz" isimli açık hava radyosu eylemiyle Harbiye'deki Radyo Evi'nin, Birleşmiş Milletler(BM)'in kullanımına verilecek olmasını protesto etti
Serkan AKKOÇ-AHT
TRT çalışanları, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'a gönderilmek üzere bir de mektup kaleme aldı.
AÇIK HAVA RADYOSU PROTESTOSU
Birlik Haber Sen, KESK Haber Sen ve Türk Haber Sen'in desteklediği eylem Harbiye'deki Radyoevi önünde gerçekleştirildi. Bina önünde toplanan çalışanlar, "Radyo Evimiz, Vermiyoruz" yazılı pankart açarak, ellerinde "Radyoevi'mizin taşları tarih kokar", "İstanbul Radyosu Aşık Veysel'dir, Neşet Ertaş'tır, Selehattin Pınar'dır", "Bu bina kültür mirasıdır", "BM tarihimize göz dikme" yazılı dövizler taşıdı. Sanatçı Mustafa Sağyaşar, Edip Akbayram gibi isimlerin yanında vatandaşların da destek verdiği eylemde bir açık hava radyo programı düzenlendi. TRT Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, Hafif Müzik ve Caz Orkestraları mini konserler verdi. Orkestraların müziklerine, TRT ses sanatçıları koro halinde eşlik etti.
BAN Kİ MOON'A MEKTUP
Programda TRT spikeri Özlem Merter, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'a ithafen yazılan mektubu ve hazırlanan basın açıklamasını okudu. Henüz resmi bir açıklama yapılmamış olmasına rağmen böyle bir olasılığın tüm TRT çalışanlarını üzdüğünün belirtildiği mektupta, "Sizin de çok iyi bildiğiniz gibi kentlere kimliğini veren kimi yapılar, toplumun belleğini oluşturur. TRT İstanbul Radyosu binası da 1949'dan beri ülkemizdeki bu kişilikli binalardan biridir. Bizi en iyi siz anlarsınız. Dünya Kültür Mirası listeleri hazırlayan BM, nasıl bir kültür hazinesinin üzerine oturmak istediğinin farkında mıdır? 1949 yılında yapılan bu bina, Türkiye'nin geniş konser salonları ve teknik özellikleriyle sadece radyo yayıncılığı için tasarlanmış ilk ve tek yapısıdır. Lütfen siz de bizi bu haklı mücadelemizde yalnız bırakmayın ve beklediğimiz açıklamayı bir an önce yaparak bizi desteklediğinizi kamuoyuna açıklayın" cümleleri yer aldı.
BU ÜLKENİN SANATINA SAYGINIZ OLSUN
Eyleme destek veren Edip Akbayram, hükümetin kültür-sanat yaşamına dönük icraatlarını eleştirerek, "Bugün İstanbul'un sanatsal dokusuyla, bir anıt haline gelen İstanbul Radyosunu yabancılara peşkeş çekmeye çalışıyorlar. Burası bir tarih, bir ekol, bir müze. Bu ülkenin herşeyini sattınız. Bari kültürel dokusuna, sanatına karşı bir saygınız olsun" diye konuştu.
BU BİNANIN BİR RUHU VAR
Benzer bir girişimin 4-5 sene önce de yapıldığını hatırlatan Mustafa Sağyaşar, "Demek ki birileri bu binayı ısrarla istiyor. Ben 60 yıla yakın TRT sanatçısıyım, TRT'den emekli oldum. En modern cihazlarla, her yerde radyo yayını yapmak mümkün. Ancak burada bir ruh var. Radyoyu taşıyacakları yeni binada, buradaki ruhu bulmaları mümkün değil. Buranın stüdyoları, koridorları bizi heyecanlandırıyor. Çünkü biz büyüklerimizin burada yaptıklarını izleyerek, anılarını dinleyerek yetiştik. Daha genç nesil de bizimle aynı şeyi yaşadı. Biz de onların ağabeyleri, büyükleri olduk. Herkes kendi heyecanını yeni nesillere aktardı burada. Onun için buna saygı göstermeliler. Bu zihniyet, kültürün köküne kibrik ekmektir" dedi. Geçtiğimiz haftalarda medya organlarında çıkan haberlerde BM "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadınların Güçlendirilmesi Birimi'nin (UN WOMEN) İstanbul'da ofis açacağı ve Harbiye'deki TRT İstanbul Radyosu'nun bulunduğu Radyo Evi binasının bu birime tahsis edileceği haberleri yayınlanmıştı.