Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Mozilla/5.0 AppleWebKit/537.36 (KHTML, like Gecko; compatible; ClaudeBot/1.0; +claudebot@anthropic.com)
        Anasayfa Özel İçerikler Oray Eğin Cumhurbaşkanı adayı nasıl belirlenmeli

        Türkiye ne zaman karışsa çözüm üretmek yerine dikkati başka bir alana çekme konusunda her zaman CHP’ye güvenebiliriz. Bugünlerde de durum farklı değil, şimdi de ortada daha seçim yokken, seçime gidilmesi için hiçbir sebep yokken Cumhurbaşkanlığı adayının açıklanması tartışması başladı. Zamanı mıydı, biliyorum.

        İmamoğlu tarafından vekaleten CHP’nin başına tayin edilen Özgür Özel’in adayın ön seçimle belirleneceğini söylemesi bu tartışmanın tek olumlu kısmı. Bu sefer Genel Merkez dayatmasıyla aday—Ekmeleddin—belirlenmeyecek, parti üyelerinin katılacağı bir ön seçim yapılacak. Belki bir ihtimal kendisinin adının da çıkabileceğini, muhtemel iki belediye başkanı arasından sıyrılabileceğini düşünüyor. CHP böyle kurnaz hesapların partisidir.

        ÖN SEÇİMİN ÖNEMİ

        ABD’de iki partili sistem olduğu için seçmen kaydı yaptırırken hangi partiye oy vereceğinizi beyan ettiğinizde otomatik olarak ön seçimde oy kullanmaya hak kazanıyorsunuz. İki parti de adayını böylece ön seçimle belirliyor.

        Keşke hem AK Parti hem de CHP benzer bir uygulamaya geçse. Ama böylesi bir sistemi uygulamak için bütün sistemin değişmesi gerekiyor Türkiye’de. Buna gerek de yok, vakit de. Zaten niyet de yok. Ama Özel’in dediği gibi CHP’ye yeni katılanlar bile ön seçimde oy kullanma hakkına sahip olacaksa en azından çabuk bir çözüm bulunmuş demektir.

        CHP’nin geçmişteki sorunlardan biri partiye üye olmanın kasten zorlaştırılmasıydı. Bir önceki genel başkan aktif olarak siyasette yer almak isteyenlerin önüne her türlü engeli çıkarmıştı. Özellikle 2013 sonrası politik bilinci uyanan, mücadelenin içeriden verilmesini gerektiğine inananlar CHP’ye başvurup pişman olarak kapıdan döndüler.

        Çünkü partiye sadece genel başkanlarının istediği, genel başkanı koltuğunda tutabilecek kişiler alınıyordu. Bir önceki genel başkan gibi Aleviler ya da Deniz Baykal zamanındaki gibi Çerkezler partisi gibi bir algı oluşmuştu. En ilerici olmakla övünen parti bile en ilkel mezhep ve hemşerilik ilişkileriyle yönetiliyor.

        Özel’in benzer bir oyunla kendisini seçtirecek bir tezgah düzenlemesinin önündeki tek engel bugün İmamoğlu. Ama İmamoğlu’nu ‘a priori’ Cumhurbaşkanı adayı kabul etmek de bir tür dayatma.

        ABD’de Demokrat Parti’nin 2008 seçimleri için garanti adayı Hillary Clinton’dı. Amerikan siyasetinde onunki kadar kuvvetli bir marka yoktu, siyasi iklim de kadın başkana hazırdı. Ama adı pek bilinmeyen Illinois senatörü bir genç adam bütün ezberleri bozarak aradan sıyrıldı, arkasına aldığı dalgayla iki kere Amerikan Başkanı seçildi. Barack Obama eğer ön seçimler olmasaydı sadece bir senatör olarak kalacaktı.

        Bu yükselişini ayrıntılarıyla inceleyen pek çok kaynak var, Ahu Özyurt’un yazdığı “Obama: Bir Kusursuz Fırtına” kitabı gibi. Hemen herkesin üzerinde ortak uzlaştığı konu Obama’nın müthiş bir hatip olduğu, herkesi kolaylıkla tavlayabildiği. Ama bir de Irak Savaşı’na karşı çıkmış olmasının yarattığı rüzgar. Clinton, savaş yanlısıydı. Oysa Obama için Irak’ı işgal etmek “aptal bir savaştı” ve bunu söylemekten çekinmiyordu.

        Benzer şekilde Donald Trump da statükoya hapsolmamış, çürümüş sisteme isyan eden bir aday olarak ön seçimlere girdi. Kendisini istemeyen bir partiye tamamen bileğinin hakkıyla hakim oldu.

        Bu önemli süreç tek başına CHP’nin genel başkanına bırakılamaz. CHP önce partiye üyelik önündeki engelleri kaldırıp gerçek bir katılım sağlamalı. Daha sonra belli kriterler getirerek aday havuzunu çoğaltmalı. Böylece İmamoğlu veya Mansur Yavaş seçeneklerine karşı alternatifler de çıkabilir.

        Alternatif adaylar illaki kazanmak zorunda değiller, ama tıpkı Bernie Sanders gibi garanti görülen adayları sarsmak, onlara yeni politikaları sahiplenmek, görmezden geldikleri kesimlerin de sesini duymalarını sağlamak gibi fonksiyonları olabilir. Gerek Hillary Clinton, gerekse de Joe Biden merkezdeki konforlu pozisyonlarından onun yarattığı siyasi rüzgarın sonucu sola kaymak zorunda kalmışlardı.

        MEDYANIN ÖNÜNDE TARTIŞMA

        ABD’de ön seçimlerde önce belli eyaletlerde oy kullanılıyor. “Super Tuesday” denilen birçok eyaletin aynı anda oy kullandığı güne kadar da adaylar yavaş yavaş eleniyor. Yaklaşık üç haftalık bir aday belirleme süreci bu. Genellikle de Süper Salı’yı alan adaylığa yürüyor.

        Adayların oy alabilmeleri için kendilerini kamuoyuna tanıtmaları gerekiyor. Bir günlük parti kurultayında yapılacak konuşmalarla olacak iş değil bu. Bizde de tıpkı ABD’de olduğu gibi ön seçimin aşama aşama televizyon tartışmalarıyla paralel ilerlemesi gerekiyor.

        Belki Türkiye’de şehirler veya bölgeler bazında ön seçim farklı tarihlerde düzenlenebilir. Trabzon’daki ön seçimle Diyarbakır’daki farklı sonuçlar verecektir tabii. Ama benim işim değil bu işleyişin formülünü bulmak, İmamoğlu’nun Giresun ve Çorum’dan gelen danışmanları çalışsın. Olması gereken bütün adayların farklı zamanlarda farklı ekranlara çıkıp gazetecilerin sorularına yanıt vermeleri, ayrıca birbirleriyle tartışmaları.

        Bütün Cumhurbaşkanı adaylarının vaatleri ve çözüm önerilerini duymamız, bunları uzun uzun tartışmamız ve içlerinden en iyisini bulmamamız gerekiyor. Galiba en zoru da bu olacak.

        Muhalefet onca hataya rağmen sadece şikayet ederek seçim kazanılmadığını hala anlamadı. Ve hala, bunca şey olurken, kendilerinin mevcut iktidardan neden daha iyi olacaklarını anlatmıyorlar. Sadece şikayet ediyorlar, o kadar. En azından ön seçim adayları çözüm önerisi üzerinde düşünmeye zorlar.

        Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Detaylı bilgi almak için ‘Çerez Politikasını’ ve ‘Aydınlatma Metnini’ inceleyebilirsiniz.
        Bu çeviride Google Translete kullanılmıştır. Anlam ve çeviri hatalarından haberturk.com sorumlu değildir.