Biri çıkıp şu siyasilerle dalga geçsin
Örneğin Unakıtan fıkraları yazılamaz mı? Balçiçek Pamir yazdı..
Örneğin Unakıtan fıkraları yazılamaz mı?
Farkında mısınız artık siyasetçiler hakkında hiç espri yapılmıyor. Penguen
Dergisi'ni ve birkaç karikatüristi bir tarafa ayırırsak, ortada onlar
hakkında hiciv yapan pek yok! Pek eskiden de böyle miydi? Şöyle bir
düşünüyorum da değildi…
Komedyenler ünlü liderleri taklit ederdi. Gülmekten yerlere yatardık.
Uğur Yücel'in Demirel taklidini hatırlar mısınız?
Ayrıca her haber bülteninde siyasetçilerle ilgili komik bir şeyler
yapılırdı. Söyledikleri sözler, davranışları, aldıkları kararlar esprili bir
üslupla masaya yatırılırdı. Hiçbir şey olmasa Levent Kırca ve sokaktaki adam
tiplemeleri vardı. Kafası sabunlu olarak İski'ye telefon eden tiplemeye ne
dersiniz… Oya Başar'ın Tansu Çiller taklitleri vardı… Plastipler miydi
neydi, onlar vardı. Hani kuklalar!
Vardı işte! Bir şeyler vardı!
Bugün medyanın özellikle hükümeti eleştiride eksik kaldığını düşünenler
aslında eksik söylüyor. Ortada siyasi hiciv denilen şey kalmadı. Peki
sebepleri nedir?
Aklıma gelenleri sıralıyorum ve sizden de görüş bekliyorum.
1-Bugünkü siyasetçiler yeterince komik değil.
Hadi canım! Erbakan, Akbulut ya da Çiller renkliliğini yakalayamasalar da
haksızlık etmeyelim lütfen. Unakıtan fıkraları yapılabilir. Erdoğan ve
eşinin yurtdışı maceraları pekala Levent Kırca tarafından canlandırılabilir.
Başbakan'ın etrafındaki koruma ordusu, danışmanları bile başlı başına konu
olur! Saç ektiren, karısını ayrı masada oturtan, basın toplantısına
karısıyla el ele gidenler de mi yeterine malzeme sağlayamaz? Yapmayın!
Peki her daim uyuyan ve gözlerini dinlendirdiğini iddia eden eski Turizm
Bakanı'na ne demeli?
Devlet Bahçeli, Deniz Baykal' da da malzeme yok mu?
Seçim öncesi küsen Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar?
Liste uzar gider. Kimse onların komik yönü yok demesin.
Hepsi traji-komik
2- Hükümetin baskısı var, kimse espri yapmaya kalkışamıyor!
Halbuki Emine Şenlikoğlu bile Cem Yılmaz'a Komedi Dükkanı'na gülüyorum
demişti. Bel altından vurulmadıkça, espriye katlanmayı öğrenecekler.
Gülmeden olur mu?
3-Aslında baskı falan yok. Kraldan kralcılar var. Kimse hükümeti kızdırmak
istemiyor. Ünlü komedyenler siyasete asla bulaşmıyor, oyunun rengini bile
belli etmiyor!
Şeytanın avukatlığını yaptım. Umarım bu yazdığım doğru değildir.
4-Halk artık siyasetçilerden bıktı. Onlara gülmüyor.
Katılmıyorum.
Örneğin ben ortada taklit falan olamamasına rağmen gülüyorum.
Güleriz ağlanacak halimize hesabı.
Sinirler laçka tabii.
Emine Şenlikoğlu 'sit-com yazıyorum' diyor, 'beyaz çarşaf yetişmedi,cep
telefonum var' diyor, siz hala rejimin önündeki en büyük tehlike diyorsunuz.
Asıl tehlike onun gibiler mi emin değilim. Sizi bilmem ama ben bu aralar
gülme ihtiyacındayım. Biri çıkıp da şu siyasilerle dalga geçsin istiyorum.
Ortalık öylesine gergin ki hepimiz şöyle kahkahalarla gülelim, rahatlayalım,
ondan sonra kaldığımız yerden devam edelim diyorum.
Siz ne dersiniz?
NE ÖĞRENDİM?
'Mutluluk düşerken takılı kalmak demek'
İyiler yalnız gezer (Nilüfer Açıkalın)