Suriçi Bölgesi'ni seçilmişler mi, yoksa atanmışlar mı yönetsin?
Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, Fatih Belediyesi sınırları içinde bulunan ve birçok tarihi eseri barındıran Suriçi'nin, seçilmiş belediye başkanları tarafından değil, atanmışlar tarafından yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Bülent Günal / HT GAZETE
İşte Prof. Ortaylı’nın bu ilginç önerisi hakkındaki görüşler...
‘Demokrasiden vazgeçmek mümkün değil’
Mustafa DEMİR-Fatih Belediye Başkanı:
SURİÇİ bölgesini yönetirken demokrasiden vazgeçmek mümkün değil. Evet, Suriçi çok çok önemli bir bölge. İçinde 10 bin tarihi eseri barındırıyor. Son 8 yılda Suriçi’ndeki tarihi yapıların iyileştirilmesi, Restorasyonu, çevre düzeni için 90 milyon lira harcandı. 2009 yılında, birbirinden değerli kültürel mirasa ev sahipliği yapan Eminönü için çok önemli bir karar alındı ve Eminönü, Fatih’le birleştirildi. Fatih’in gece nüfusu 450 bin. Ama turizm döneminde gündüz nüfusu 2 milyonu aşıyor. Yani 2 milyon kişiye hizmet götürmek zorunda kalıyorsunuz. Belki bunlar da göz önünde bulundurularak Fatih için pozitif bir ayrımcılık yapılabilir.
‘Atanmışların vebali büyük’
Bahattin YÜCEL-Eski Turizm Bakanı:
“DEMOKRASİ dışı yöntemleri benimsemek mümkün değil. Fransa’da Paris için 1970’lerde özel bir yasa çıkarıldı ama o bölge için de demokrasi dışı herhangi bir karar alınmadı. Seçilmiş yerel yöneticiler uluslararası kurallara, kültürel değerlere saygı gösterir, kararlarını bu yönde alırsa zaten sorun olmaz. İstanbul’un bu hale gelmesinde yerel yöneticiler ve merkezi idare tarafından atanmış kişilerin sorumlulukları eşittir. Belki ikinci grupta bulunanların vebali daha büyüktür.”
‘Çağdışı bir düşünce’
Nuretttin SÖZEN-Eski İstanbul Büyükşehir Bld. Başkanı:
“ÇOK sevdiğim Prof. İlber Ortaylı’nın böyle bir görüş beyan ettiğini kabul etmek istemiyorum. Demokrasi dışı yöntemler aramak çağdışıdır. En sağlıklı kararlar demokrasi içinde verilebilir. Yerel yönetimlerin yetkilerinin kısıtlanmasına karşı olan birisinin bu fikri kabul etmesi mümkün değil. Sorunların çözümü demokrasi içindedir, demokrasinin gereği de yerel yönetimlerin yetkisinin artırılmasıdır. Suriçi’nin demokrasi içinde korunamayacağı yargısı doğru bir yargı değil. Merkezi idarenin doğru kimseyi atayacağını nereden biliyoruz? Bunun garantisini kim verebilir?”
‘Öncelikle Eminönü özel bir statüye kavuşturulmalı’
Doç. Dr. Erhan AFYONCU-Marmara Üniv. Tarih Böl. Öğr. Üyesi:
“ÖNCELİKLE şunun altını çizelim: Demokrasiden vazgeçilemez. Ama İlber Hoca’nın haklı olduğu çok nokta var. Çünkü Suriçi dediğimiz bölge yok oluyor. Fatih Belediyesi sınırlarında kalan Suriçi’nde İtalya’dan daha fazla tarihi eser, yapıt var. Hem de yüzlercesini yok etmemize rağmen. Fatih’te 450 bin insan yaşıyor. Bu insanların demokratik haklarını kısıtlayamazsınız. Ama Eminönü Bölgesi’nde nüfus çok azaldı, yaklaşık 30 bin insan yaşıyor. Öncelikli olarak Eminönü özel bir statüye kavuşturulabilir.”
‘Yönetimi uzmanlara bırakılmalı’
Faruk PEKİN-TÜRSAB Kültür Turizmi Komitesi Başkanı:
“TOPKAPI Sarayı’nı çevreleyen Suri Sultani bölgesinin yönetimi özel bir statüyle Müzeciler Birliği’ne, Mimarlar Odası’na, ICOMOS’a (Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi) üye konunun uzmanları tarafından oluşan bir heyete bırakılmalı. Yetki ve kararlar bu heyet tarafından alınmalı. Bu söylediğim özel statülü yönetim anlayışının dünyada örnekleri var.”