"Henüz efsane değilim"
TEB BNP Paribas WTA Championships için İstanbul'a gelen Serena Williams HABERTÜRK'e konuştu
HTSPOR Özel Röportaj/ Murat AĞCA
İstanbul’da geçen yıl kazanmıştın. Bu yıl nasıl bir turnuva bekliyorsun?
Harika bir yıl geçirdim ve tabii ki burada unvanımı korumak isterim. Fakat grubumda güçlü isimler var. 2011 şampiyonu Kvitova da benim gibi güzel bir sezon geçirdi. Bu turnuvanın benim için kolay geçeceğini düşünmüyorum. İlk maçımda Kerber karşısında performansıma bakalım, ondan sonra daha net konuşabilirim.
2012 finalinde yendiğin Sharapova bu kez yok. Oysa herkes yeni bir düello bekliyordu!
O yok ama çok önemli diğer oyuncular burada. Aslında dünya iki numarasının burada olması herkes için iyi olurdu. Fakat Maria’nın sakatlığı buna engel oldu. Onun müthiş bir oyuncu olduğunu düşünüyorum.
'KÖPEĞİM VE TV STRES ALIYOR'
Korta her çıktığında favori gösterilmek üzerinde baskı yaratmıyor mu?
Kendimi fazla strese sokmamaya çalışıyorum. Çünkü bunun benim için kortta büyük sorun yaratacağını biliyorum. Böyle durumlarda sadece doğal davranmaya ve iyi bir insan olmaya çaba sarf ederim. Stresle başa çıkma yollarım da var tabii. Rahatlamak için bol bol kitap okurum, TV izlemeyi severim. Özel bir tercihim yok, o anda hoşuma ne giderse izlerim. Ayrıca köpeğimle vakit geçirmek de beni rahatlatıyor.
Köpeğini, geçen yıl çantanda taşıyordum, bu yıl nerede?
Evet, o zaman çok küçüktü. Tabii ki o da burada! Küçük oğlum, benim uğurum. Onsuz hiçbir yere gitmiyorum. İstanbul için akreditasyonu tamam! Sadece çok yoğun olduğum için yanımda değil.
Antrenörün Patrick Muratoglou İstanbul göçmeni bir Rum. Birlikte şehri gezdiniz mi?
Aslında planımız vardı ama biraz geç kaldık. Cumartesi akşamı gelebildim ve henüz doğru dürüst vaktimiz olmadı. Geçen yıl annemle birlikte turnuva sonrası kalmıştım. İstanbul’a bayılmıştım. Harika bir şehir olduğunu ablam Venus de söylemişti zaten. Yeterince vakit yaratabilirsek, bu kez Patrick bana rehberlik yapar.
'İSTANBUL ADAY OLMALI'
Geçen yıl kupa töreninde İstanbul 2020 rozeti takmıştın. Fakat İstanbul olimpiyatı kaybetti, bu seni üzdü mü?
Burada tenis oynarken harika zaman geçirdim. İstanbul modern, açık bir kent. İnsanlar çok içten ve yardımsever. Eğer İstanbul bir gün olimpiyatı alırsa, harika bir organizasyon olacağından eminim. İstanbul’un sonraki oyunlara aday olmasını isterim. 2024’te bu kent çok daha göz kamaştırıcı ve harika olacak.
17 Grand Slam zaferi sonrası kendini nasıl konumluyorsun. Sana bir tenis efsanesi diyebilir miyiz?
Bu konuda çok fazla düşünmek istemiyorum, ‘en büyük’ kelimesinin söylenmesi bile beni utandırıyor. Henüz efsane değilim. Aslında bence buna yakın bile değilim. Çünkü kortta işimi bitirmedim. Birgün tenisi bıraktığımda beni başkaları ‘efsane’ diye çağırırsa, işte o zaman efsane olurum.
'PATRICK İLE BİR TAKIMIZ'
Muratoglou ile çalışmaya başladığından beri müthiş bir ivme yakaladın. İlk kez 70 maçtan fazla oynadın ve 10 turnuva kazandın. Nedir bu, Muratoglou mucizesi mi?
Mucize değil, sadece daha çok ve doğru çalışmak. Patrick her maç öncesi benimle konuşuyor, motive ediyor. Onunla çalışmaktan büyük zevk alıyorum. Onun da, benim de yeni fikirlerimiz var ve tam bir takım olarak çalışıyoruz. Benim fikirlerime de önem veriyor. Tabii ki daha çok turnuva oynamaya başladım.
Bu düzeyde tenis oynamaya ne kadar süre devam edebileceksin? Emeklilik planların var mı?
Aman tanrım, emeklilik mi, o da ne? Kendimi çok iyi hissediyorum, güvenim tam, kortta mutluyum. Daha uzun yıllar oynayacağım. Uzun vadeli planlar yapmamaya özen gösteriyorum. Şu anda bugünün tadını çıkarıyorum. Sonrası için bazı yatırımlar yaptım tabii ki. Belki moda, belki eğlence ve yiyecek dünyası kim bilir!
Tenis dışında sporla ilgin var mı?
Tenis dışında hiçbir sporla ilgilenmiyorum. Eğer kazanmak için oynamıyorsan, bence bir anlamı yok. Tenisi seviyorum ve benim için kolay.
'SİZLERİ ÖZLEYECEĞİM'
İstanbul seyircisinin önüne son kez çıkacaksın...
Evet, bu çok üzücü. Onlardan geçen yıl müthiş enerji aldım. Burada tenise bu kadar ilgi olduğuna şaşırmıştım. Keşke İstanbul’da daha uzun zaman kalabilseydik. Burayı özleyeceğim. Fakat bu, bundan sonra hiç gelmeyeceğim anlamına gelmiyor.