Su Günü’nde dünyanın hali
Cumartesi günü, Dünya Su Günü. Peki dünyada ve tabii ki Türkiye'de su güvenliği ve olası riskler nedir? Bu soruları bir bilene, Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız'a sordum. İşte madde madde dünyanın hali… Esra Toptaş yazdı…

Su Günü’nde dünyanın hali:
1,6 milyar kişi güvenli içme suyuna ulaşamıyor...
* BM 2025 yılının Dünya Su Günü temasını “Buzulların Korunması” olarak seçmiştir. Dünya yüzeyinin yaklaşık %10’unu kaplayan buzullar iklim sistemi ve hidrolojik döngüde kritik rol oynamaktadır. Buzullar aynı zamanda 2 milyar insanın su talebini de karşılamaktadır. Ancak iklim değişikliği nedeniyle artan buzul kaybı ve bozulan su temini dengesi, milyonlarca insanın uzun vadeli su güvenliğini tehdit etmektedir.
* Bu yılın teması esas olarak buzulların azalmasına neden olan İklim Değişikliği’nin artan etkisine dikkat çekmektedir. İklim değişikliği esas olarak gelir adaletsizliği ve iklim eşitsizliği üzerinden dünya nüfusunun yaklaşık yarısının su, gıda ve çevre güvensizliğini artırmaktadır.
* Dünyada halen yaklaşık 1,6 milyar kişi güvenli içme suyuna erişememekte, 2,8 milyar kişi güvenli sanitasyon hizmeti alamamakta, 1,9 milyar kişinin ise güvenli el yıkama olanağı bulunmamaktadır. Azgelişmiş ülkelerin 2030’a kadar güvenilir içme suyuna erişimi için mevcut gelişme hızının 10 kat artması gerekmektedir.
* Ülkemiz, iklim değişikliği etkisinin aratarak yaşandığı yarı kurak iklim kuşağında bir ülkedir. İklim değişikliği etkisi ile küresel su döngüsünün dengesi bozulmuştur. Bu nedenle yağış rejimi değişmekte, bölgesel kuraklıklar artmaktadır. Yağış rejiminin değişmesi ve kuraklık yüzey ve yeraltı suyu kaynaklarımızı olumsuz etkilemektedir. Bu kapsamda Konya’da aşırı su kullanımı yasaklanmış, İzmit gölünden tarımsal sulama kısıtlanmıştır. Ankara’da ise barajların aktif doluluk oranı %16’ya düşmüştür.
* İstanbul’un barajlarının ortalama doluluk oranı ise %80 civarındadır. İzmir’in suyunun yaklaşık yarısının temin edildiği Tahtalı Barajı'nın doluluk oranı %15 olup bu oran geçen seneki doluluğun yarısıdır.İzmir’in diğer barajlarında da doluluk oranları geçen yıla nazaran çok düşüktür. Ankara ve İzmir Barajlarının doluluk oranlarının İstanbul’a nazaran daha kritik durumda olduğu söylenebilir.
* 2025 su yılında ülkemizin yaklaşık yarısında alansal yağışlar normallerin çok altında kalmıştır. Bahar yağışları yetersiz kalırsa bazı bölgelerimizde yaza doğru hidrolojik ve tarımsal kuraklıklar yaşanabilir.
* Ülkemizde Trakya, Marmara’nın güneyi, Ege Bölgesi, Orta ve Doğu Akdeniz, Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’nun Batısında bölgesel kuraklıklar daha sık ve daha şiddetli olarak yaşanmaktadır. Bu durumda bu bölgelerden başlayarak havza ölçeğinde yönetim planlarının ve kuraklık eylem planlarının hızla uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir.
* Bu dünya su gününde ülkemizin su kaynaklarını daha verimli bir şekilde kullanmak ve yönetmek için yasal, kurumsal alandaki eksikliklerimizin hızla tamamlanmasına yönelik farkındalık arttırılmalıdır. Çünkü ülkemizin su kaynaklarının üzerindeki nüfus, kirlilik ve iklim değişikliği baskıları artmaktadır. Bu nedenle su kaynaklarımızı korumak ve verimli kullanmak ,su güvenliğimizi sağlamak için havza ölçeğinde kurumsal kapasitemizi geliştirmek, toplumsal su kullanım bilincimizi de arttırmak zorundayız.