Siyasal mezunlarının hakim olması zorlaşıyor
Siyasal mezunlarının idarî yargıda hâkim olmasına sınır getirilmesi tartışma yarattı.
Genel anlamda hukuk fakültesi mezunları, idari yargı da olsa hakim ve savcıların hukuk fakültesi mezunu olmasını isterken, devlet ile vatandaş arasındaki davalara bakan idari yargı için yıllardır kamuyu tanıyan siyasal, iktisat, idari bilimler ve maliye bölüm mezunları da alınıyor. ÖSYM'nin yaptığı sınavda hukuk fakültesi dışındaki fakülte mezunları daha başarılı oluyor. Halen devletin 5 bin civarındaki hakim ve savcıya ihtiyacı bulunurken, açığı kapatmak için 5 yıl görev yapan avukatların da hakim ve savcı olmasının önü açılıyor. Türkiye Barolar Birliği, 'avukat bile olamayan siyasal, iktisat ve maliye mezunlarının hakim ve savcı olmasının doğru olmadığı' görüşünü dile getirirken, hukuk formasyonu almayan fakülte mezunlarına yüzde 10 sınırlamasını destekliyor. AK Parti Konya Milletvekili Ali Öztürk ise yazılı sınavda yüksek puan alanların fakülte ayrımı olmadan hakim ve savcı olabilmesi gerektiği görüşünde. Kendisi de hukuk fakültesi mezunu olan Ali Öztürk, "ÖSYM'nin sınavında siyasal veya iktisat mezunu, hukuk fakültesi mezunlarından fazla puan alıyor ve başarılı oluyorsa, neden hakim ve savcı olmaları engellensin? Hukuk fakültesi dışındakiler hakim ve savcı olamayacaksa, o zaman hukukçuları da kaymakam yapmamak lazım." diye konuştu.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Celal Göle ise kanun değişikliğini 'hakim ve savcı kaynağının kurutulması ve rekabet ortamının kaldırılması' olarak değerlendiriyor. ÖSYM'nin yaptığı mesleki bir sınavda başarılı olanların önünün açılması gerektiğine işaret eden Celal Göle, bunun aksinin 'fırsat eşitliğine aykırı' olduğunu belirtiyor. Mülkiye dekanı Göle, eğitimlerinde kamu hukukuna fevkalade önem verdiklerini ve bunun sonucunda da mezunlarının da sınavlarda ve meslek hayatlarında başarılı olduklarını kaydediyor. Göle, idari hakim ve savcı oranında mülkiye mezunlarının fazla çıkmasının sebebini 'siyasi iktidarların bir tercihi değil mezunların başarısı' olarak görüyor. Celal Göle ayrıca kanun değişikliğini '5-6 yıldır yapılan bir ön hazırlığın uygulamaya konulması' olarak değerlendiriyor.