Yürek burkan dram...
Kanser hastası anne, biri spastik özürlü diğeri tekerlekli sandalyeye bağlı iki çocuğuna bakıyor. İşte yurdun dört köşesinden yılın anneleri...
Eşi 6 ay önce geçirdiği trafik kazasından dolayı yoğun bakımda, iki çocuğundan biri spastik özürlü diğeri tekerlekli sandalyeye bağlı, kendisi ise kanser hastası olan Safiye Çevikel'e AK Parti Kayseri teşkilatı tarafından 'Yılın Annesi' ödülü verildi. Çevikel, bu yaşamıyla, en çok yılın annesi olmayı hak eden isim oldu.
AK Parti Kayseri kadın Kolları tarafından düzenlenen 'Anneler Günü' törenine AK Parti Kayseri Milletvekilleri Ahmet Öksüzkaya, İsmail Tamer, Pelin Gündeş Bakır, AK Parti İl Başkanı Ömer Dengiz, AK Parti Kayseri Kadın Kolları Başkanı Venhar Pakırtaşı ile çok sayıda partili katıldı.
Törende Safiye Çevikel'e 'Yılın Annesi' ödülü verildi. Çevikel'e ödülünü AK Parti Kayseri Kadın Kolları Başkanı Venhar Pakırtaşı takdim etti. Çevikel, aldığı plaketten dolayı çok duygulandığını ifade etti ve şu şekilde konuştu:
"Hepinizin anneler gününü kutluyorum, ayrıca engelli çocuklarım olduğu için de engelliler haftanızı kutluyorum. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan arkamızda olduğu için ona teşekkür ediyorum. Allah razı olsun diyorum. Bütün engellileri severek, sayarak, engelli çocuklarımızla her şeyi başaracağımıza inanıyorum. Engellileri engelli olarak görmüyorum. Engelli çocuklarımıza bizim olmasa da her zaman sevgiyle yaklaşmamız gerektiğini düşünüyorum. Beni bu ödüle layık görenlere çok teşekkür ediyorum. Bu kadar zorluğun içinde bu ödül beni çok mutlu etti." diye konuştu.
Pakırtaşı, Çevikle'in, bütün bu zorluklara rağmen annelik görevini yerine getirmeye çalışmasıyla bu ödülü en çok hak edenlerden olduğunu söyledi. 'Cennet anaların ayakları altındadır' sözünü hatırlatan Pakırtaşı, AK Parti hükümetinin, anneleri rahat ettirecek tüm icraatlarda elini taşın altına koyduğunu söyledi.
BAŞBAKAN SAYESİNDE KURTULDULAR
Konya'da bir anne, küçük darbelerde bile durmayan kanamalara yol açabilen hemofili hastalığıyla mücadele eden oğlunu tüm olumsuzluklara rağmen hayatta tutmanın mutluluğunu yaşıyor.Uğur Kayaalp'e (15), 6 aylıkken vücudundaki morarmalar nedeniyle götürüldüğü hastanede, kanın pıhtılaşma sorunuyla ortaya çıkan hemofili hastalığı teşhisi konuldu. Kayaalp, küçükken rahatsızlanan oğlunu evlerinden 17 kilometre uzaklıktaki Hadim Devlet Hastanesi'ne ''kar kış demeden'' sırtında götürdüğünü belirterek, ''Adeta zamanla yarışıyordum. Çünkü kanama durdurulmadığında oğlumu kaybetme riskim vardı. Kanayan yere gerekli tamponları yapar, yola çıkardım'' diye konuştu.
''Camide yatıyorduk''
Hastalığın o dönemde çok iyi bilinmediğini anlatan Kayaalp, şunları kaydetti:
''İlaçları alamıyorduk. Tedavi için gerekli ilacı yeşil reçeteyle almam gerekiyordu. Bizde de o reçete yoktu. Bir gün oğlumun yine kanaması oldu. Hastaneye oğlumu son anda yetiştirdim. O günden sonra beyaz örtü kullanmamaya özen gösterdim. İlçede oturduğum için eve gidemediğimde oğlumla camilerde yatıyorduk. Hırsız olduğum düşüncesiyle camilerden bile çıkarıldım.''
Konya ziyaretinde ulaştığı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a oğlunun durumunu anlattığını ifade eden Kayaalp, Başbakanın kendisiyle yakından ilgilendiğini söyledi.
DOKTORLARIN 'YAŞAMAZ' DEDİĞİ OĞLUNA 37 YILDIR BAKIYOR
Vakfıkebir'de yaşayan 75 yaşındaki Hüsnüye Koyun, engelli oğlu Uğur Koyun'a 37 yıldır gözü gibi yapıyor.
Kirazlık Mahallesi'nde yaşayan Halim (85) ve Hüsnüye (75) çiftinin 3 çocuğundan biri olan Uğur Koyun (37), doğuştan engelli. Anne Hüsnüye Koyun, doktorların '12-20 yaşına kadar yaşamaz' dediği oğlu Uğur'a 37 yıldır annelik yapıyor.
Hüsnüye Koyun, oğlunun doğuştan engelli olduğunu, hastane hastane dolaşarak doktora götürdüklerini söyledi. Koyun, sözlerine şöyle devam etti: "7 yaşında yürümeye başlayan oğlum Uğur'u Ankara' da özel hastanelere götürdük. Oradaki hastanelerde görev yapan doktorlar bize bir şey yapamayacaklarını, oğlumuzun doğuştan engelli olduğunu söylediler. Ayrıca doktorların '12-20 yaşına kadar yaşamaz' dediği oğlum Uğur, şuanda 37 yaşında." Oğlunun bakımında çok büyük sıkıntılar çektiğini söyleyen anne Hüsnüye, "Uğur'un bana ihtiyacı var. Temizliyorum, giydiriyorum, yediriyorum. Ben ve eşim yaşlı ve hasta olduğumuz için oğlumuzu sokağa bile çıkaramıyoruz." diye konuştu.
KENDİLERİNİ HASTA ÇOCUKLARINA ADADILAR
Nevşehir'de iki anne, Fazilet Yıldız ve Aysel Kolca. İkisi de kendilerini yıllardır hasta çocuklarına adamış. Fazilet Yıldız 42 yaşında. Bugün 12 yaşında olan kızı Merve Nur, 4 yaşındayken geçirdiği ateşli hastalık sonucu yürüyemez hale geldi. Yaşam sevinciyle dolu Merve Nur'un hayatını kas gevşemesi rahatsızlığı kararttı. İsteklerini söyleyebildiği bir kaç kelime ve el kol hareketleriyle anlatıyor. Annesi olmadan da hiç bir ihtiyacını karşılayamıyor. 8 yıldır kızının iyileşmesi için çalmadık kapı bırakmayan Fazilet Yıldız, "Anneler Günü'nde tek isteğim, çocuğumun sağlığına kavuşması ve hayalindeki meslek polis olması. İnşallah, tıpta yaşanan gelişmeler sonrasında kızımın tedavisi mümkün olur. Bu umutla yaşıyorum" dedi.
Aysel Kolca ise bir bebek gibi bakıma ihtiyacı olan 14 yaşındaki oğlu Doğan Alpay'a şefkatle bakıyor. Doğan Alpay da 1 yaşında geçirdiği havale sonucunda hem fiziksel hem de zihinsel engelli hale gelmiş. Bünyesi çok zayıf olan Doğan Alpay da annesi olmadan hiç bir ihtiyacını karşılayamıyor, sık sık da hastalanıyor.
ADIYAMAN'DA 7'DEN 70'E ANNE
Adıyaman'da 7 yıl önce eşini kaybeden Hanım Akgül, bedensel ve zihinsel engelli 4 çocuğunun yanı sıra ölen eşinin annesi ile babasına bakıyor.
Kahta ilçesinin Karadut köyünde toprak bir evde yaşayan Hanım Akgül (52) yaşları 15 ile 30 arasında değişen 4 engelli çocuğuna, ölen eşinin annesi ve babası ile oğlunun 3 çocuğuna sahip çıkıyor, evin reisliğini yapmaya çalışıyor.
Akgül, 7 çocuğu bulunduğunu, iki kızının ve bir oğlunun evli olduğunu, evli olan oğlu ile eşi ve 3 çocuğunun da kendisiyle yaşadığını söyledi.
4'ü engelli 5 çocuğunun yanında olduğunu, engelli çocuklarına en iyi şekilde bakmaya çalıştığını belirten Akgül, ''4 yaşından sonra zihinsel ve ortopedik engelli oldular. Kemik erimesi de var. Götürmediğimiz doktor kalmadı. Hiçbir doktor teşhis koyamadı'' dedi.
Devletin çocuklarına evde bakım hizmeti verdiğini belirten Akgül, yetkililere teşekkür etti.
Akgül, şunları kaydetti:
''Tıraşlarından her şeylerine kadar ilgileniyorum. Bir gün olsun bıkkınlık duymadım. Allah'ıma binlerce kez şükür olsun. Onlar da benim imtihanımmış. Eşim vefat edeli 7 yıl oldu. Onun anne ve babası, oğlumun eski eşinden olan çocuğu, yeni eşi ve 2 çocuğuyla yaşıyoruz. Hepsine bakıyorum. Yakınlarımın ısrarına rağmen engelli çocuklarımı devlet kurumlarına vermedim. Çocuklarım benim bir parçam, onlardan ayrılmayacağım. Çocuklarınız ister engelli olsun ister sağlıklı olsun sakın onlardan ayrılmayın. Bana devletimiz yardım etse de etmese de onlardan ayrılamam. Her ne kadar bakımları zor olsa da onlar benim ciğerparem.''
"ELİ ÖPÜLESİ ANNE"
Adıyaman Aile ve Sosyal Politikalar Müdürü Murat Demirkol ise aileyi ziyaretinde, böyle fedakar annelerin ''eli öpülesi anneler'' olduğunu ifade etti.
Anneler Günü dolayısıyla Hanım Akgül'ü ziyaret ettiklerini ifade eden Demirkol, ''Bu ailenin eli öpülesi annesinin elini öpmeye geldik. Annemiz yıllardır 4 engelli çocuğuna hizmet ediyor. İhtiyaçlarını giderme noktasında gayret gösteriyor. Bütün anneler değerlidir ama bu annemiz gerçekten eli öpülesi bir annedir'' dedi.
Demirkol, son yıllarda engellilere yönelik hizmetlerin arttığını, engelli çocuk sahibi olan ailelerin bir nebze de olsa rahatladığını söyledi.
Akgül'ün çocukları için ''Bu yardımlar olsa da olmasa da bunlar benim ciğerim'' dediğini ve çocukları için her şeyini seferber ettiğini belirten Demirkol, ''Sadece bu engelli çocukları değil kayınvalidesi ve kayınpederiyle hayatını devam ettirmeye çalışıyor. Bu annemizin ellerinden öpüyoruz. Allah bu annelerimize sıkıntı yaşatmasın, sabır versin'' diye konuştu.
Demirkol, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü olarak her zaman Hanım Akgül ve ailesinin yanında olduklarını kaydetti.
ANNELER GÜNÜ OLDUĞUNU GAZETECİLERDEN ÖĞRENDİ
Hakkari'deki Berçelan Yaylası'na, eşi ve çocukları ile pancar toplamak için giden 47 yaşındaki Kadriye Beyter, bugünün Anneler Günü olduğunu gazetecilerden öğrendi.
Yaylada pancar toplayarak günü geçirdiklerini ifade eden Kadriye Beyter, herkesin Anneler Günü'nü kutladığını söyledi. 'Anneler Günü'nde, 3 bin 700 rakımlı Berçelan Yaylası'nda, henüz 6 aylık bebeği, 3 çocuğu ve eşini yanına alarak, peynire katılan pancarı toplamaya giden Beyter, "'Anneler Günü' olduğunu bile bilmiyordum. Bütün annelerin anneler gününü burada kutlarım. Topladığı pancarı hem peynir hem de kışın yemekler için şimdiden topluyoruz." dedi.
AJANSLAR