Madiba'yı anma töreninin perde arkası
Priscilla Naidoo; 5 Aralık'ta hayatını kaybeden Nelson Mandela, nam-ı diğer Madiba'nın basın sözcüsüydü, en yakınlarındandı. Johannesburg'daki Mandela'yı anma töreninde de Mandela Ailesi'ni yalnız bırakmadı, törene damga vuran anların şahidi oldu
HT PAZAR / Daphne BARAK
Priscilla Naidoo, 5 Aralık’ta hayatını kaybeden Güney Afrika’nın eski Cumhurbaşkanı Nelson Mandela’nın basın sözcüsüydü. Hem Madiba’ya hem de Mandela Ailesi’ne çok yakındı. Aile sırlarını tutardı. İlişkileri hep çok yakın oldu.
Mandela 1999’da Cumhurbaşkanlığı görevini bırakana dek Priscilla Naidoo, “Başkan’ın Protokol Listesi”nde en önlerde geliyordu. Görevi Mandela’nın gidişiyle sonlanmadı. Priscilla, bugün Güney Afrika Cumhurbaşkanı Jacob Zuma için de çalışmaya devam ediyor.
Priscilla, Nelson Mandela’nın ölümünden sonra ailenin yanına döndü. Evdeki havayı şöyle anlatıyor: “Aile yakınları ve devlet yetkilileri eve geliyordu. Bu bir çeşit gelenek. 7 gün sürüyor ve bu sürede insanlar taziyelerini sunmaya geliyorlar. Mandela’nın kızı Zenani de geldi. Madiba’nın öldüğü gece Zenani Londra’da bir film prömiyerindeydi. Sonra Arjantin’e gitti. Zenani, Güney Afrika’nın Arjantin Büyükelçisi... Çok üzgündü. Bana uzun uzun sarıldı. Mandela’nın eşi Graca Machel ise çok bitkin gözüküyordu...”
Priscilla, Johannesburg’daki Mandela’yı anma töreninde aileyle birlikteydi, dünya liderlerinin arasında oturuyordu. Bu sırada ilginç bir durumla karşılaştığını söylüyor Priscilla... Tarihi bir el sıkışma anına tanık olmuş. Şöyle anlatıyor: “Mandela Ailesi’yle birlikte oturuyordum ben. ABD Başkanı Barack Obama ve First Lady Michelle Obama onlara ayrılan yerde oturuyorlardı. Küba Başkanı Raul Castro da Obama’nın hemen yanındaydı. Bir anda Obama yerinden ayrıldı ve Castro’ya doğru hareketlendi. Programda böyle bir olay yoktu! Bu tür görüşmeler ayaküstü yapılmaz çünkü. Benim elimde tüm günün her anının detayları vardı. Dakika dakika ne olacak ne bitecek biliyordum. Obama, Castro’nun yanına ulaştı, gülümsüyordu. Sonra elini uzattı. Castro da karşılık verdi. Ben ‘Acaba ne olacak’ diye heyecanla seyrediyordum. Mandela Ailesi de öyle... Çok etkileyici bir andı. Tam Madiba’nın isteyeceği gibi...”
‘Bay Başkan merhaba, ben Castro’
Obama ile Castro’nun el sıkışması, Johannesburg’daki anma töreninin en önemli olaylarından biri oldu. İkilinin anma töreninde el sıkışması, 50 yıldan uzun bir süredir hasım olan ABD ile Küba arasında, devlet başkanları düzeyinde ilk temas ve ilk ikili fotoğrafın çekilmesine vesile oldu. Hatta Küba Devlet Başkanı Raul Castro’nun ağabeyi, Küba Devrimi lideri Fidel Castro, uzun süredir tartışılan ve merak edilen temasa dair açıklama yaptı. 87 yaşındaki Fidel Castro, Küba Komünist Partisi gazetesi Granma’ya, Raul Castro’nun Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde düzenlenen anma töreninde ABD Başkanı Obama ile el sıkışırken kendisini son derece resmi şekilde tanıttığını ifade etti. Fidel Castro gazeteye yaptığı açıklamada, Raul Castro’nun Obama ile selamlaşırken, soyadını kullanarak, “Bay Başkan merhaba, ben Castro” dediğini belirtti. Bu “el sıkışma” anını bazı gazeteciler “önceden tasarlanmış” diye nitelese de Priscilla da Fidel’i doğrularcasına bunun spontane bir gelişme olduğundan emin.
‘Güzel bir kadını nasıl unutabilirim?’
Priscilla Naidoo’ya, en belirgin Madiba hatırasını soruyorum. Kahkahalarla anlatıyor: “Madiba güzel kadınlara dayanamazdı! Gerçekten güzellikten anlardı. Onu ne zaman hoş bir kadınla tanıştırsam yüzünde güller açardı. Daha fazla vakit ayırırdı. Bir keresinde bir organizasyon öncesi ona davetlileri tanıtıyordum. Ona listedeki bir kadını hatırlatayım dedim. Bana şaşkınlıkla baktı ve şöyle dedi: Güzel bir kadını nasıl unutabilirim?"