Yaslandığımız koca çınarlar
Hayatta her şey gelir geçer. Birileri kalır, birileri gider hep. Yerleri hep doldurulur çoğu zaman. Ancak yeri doldurulamayacak insanlar da var; sayıları oldukça az da olsa.
Ailemiz söz konusuysa eğer onların yerine birilerini, bir şeyleri koymak pek de mümkün olmaz.
Aile reisi diye bir kavram var yaşamımızda yeri dolmayan, ailesi söz konusu olduğunda, adı anıldığında zamanın durduğu. Hep annelerimizi anarken, isimleri belki biraz geri planda kalıyor.
Kadın başımızın tacı ya saygılarından,adamlıklarından hiç de itirazları olmuyor. Durum ne kadar böyle olsa da onları anmadan, bizim için ifade ettiklerini anlatmadan geçmek olmaz.
İlk konuşmaya başladığımızda heceleyerek sayıkladıklarımız onlar, “babalarımız”.
Bir bakışlarıyla çok mutlu olduğumuz, bir bakışlarıyla kabahatimizi anlayıp sus pus olduğumuz adamlar. Gerçek adamlar onlar. Hep altını doldurmaya çalıştığımız adamlık kelimesinin tam karşılığı olanlar, hep onlar.
HEP ONLAR DEĞİL Mİ?
Aile demek ne kadar sevgi demekse de yükü de o denli fazla. Kocaman yüreklerindeki sevgiyle yoğurdukları yuvalarının tüm yükünü de of demeden omuzlayanlar babalarınız değil mi?
Hayatınızda, “ben ki sana bir söz verdim ve yaşamım boyunca sana en iyisini vermeyi yaşam amacımın ilk sırasına koydum” diyen birini hatırlıyorsanız eğer, muhakkak babanızdır o kişi.
Yaşamındaki ilk sıradasınız ya, tutabilmek için sözünü tonlarca yük de taşısa, sabah-akşam demeden çalışsa da, karşılaştığı bin bir zorluğa sırf siz varsınız diye gıkını çıkarmaz o adam gibi adam.
Zaman zaman dışarıda zoruna giden birçok şeye maruz kalsa da eve geldiğinde siz “babacığım” dediğinizde siler atar tüm gururu.
Sırtına binersiniz at olur, canınız sıkılır sırdaş olur, bakın bu benim babam diye gururlandığınız adam olur.
Yeri gelir kızgın, çatık kaşlarıyla en katı uyarıcınız olur.
Siz kalbinizin kırıldığını düşünürken, onun yüreği paramparça olur sizi üzdüğü için. Sizi biraz incittiğini düşünsün, o gece uykusu haram olur ona.
Halbuki tek isteği sizin hiç incinmemenizdir. Herkesten her şeyden sakınmaya çalıştığındandır o katı tavırları hep.
“İYİ Kİ VARSIN” DEYİN
Eğer hala hayattaysa sıkıca sarılın şimdi ona. Sizin için katlandıklarının binde birini bile karşılayamayacak da olsanız sadece “babam” deyip sarılmanız yetecektir ona. Babam arkamdaki dağ, yaslandığım koca çınar iyi ki varsın deyin ona.
Sen varsın diye hiç büyümek zorunda kalmıyorum deyin.
Babam arkamda cümlesindeki huzuru yaşattığın için çok teşekkür ederim sana deyin. Bunları söyleyemiyorsanız, hayatta olmayışının ne kadar zor olduğunu her an hissediyorsunuz demektir. Tüm çocukluğunuzun başı sağolsun. Hepsi huzurla uyusun.
Ağız tadıyla kalın, sevgiyle kalın.