Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Trump köpeklerle çok içli dışlıydı. Hiç dilinden düşürmezdi. Ama küfür şeklinde! Artık yasaklı olduğu Twitter’daki hezeyanlarından biliyoruz; hasımlarına savurduğu “Köpek gibi terledi, köpek gibi kovuldu, köpek gibi terkedildi, köpek gibi boğuldu…” hep dilindeydi. Twitter vaktiyle bunları nefret söylemi saymamıştı. Mesela terör örgütü DEAŞ’ın başı Ebubekir el Bağdadi, özel kuvvet operasyonu neticesinde Trump’a göre “köpek gibi ölmüştü”. Bir dönem baş stratejisti olan Steve Bannon “köpek gibi kovulmuştu”. Hele başkan adayı Mitt Romney “Köpek gibi boğulmasaydı” 2012 seçimini Cumhuriyetçiler kazanmıştı.

        Gibisi fazla, doğrudan köpek diye andıkları da oldu. Beyaz Saray İletişim Direktörü Omarosa Manigault Newman’ın görevine son verilmesi haberini “Köpek kovuldu” diye duyurdu. Newman yönetimdeki en üst düzey Afrika kökenli Amerikalı kadındı. Başkanlığından önce, Robert Pattinson’u aldattığı için Kristen Stewart’a da köpek demişti.

        Bir analize göre Trump’ın sözde aşağılayıcı tonda köpek benzetmeleri, ötekileştirici faşist zihniyetin bir ürünüydü. Dolayısıyla Trump, ABD’nin 11’inci Başkanı James Polk’tan beri, tam tamına 1840’lardan bu yana Beyaz Saray’a köpek getirmeyen ilk başkan oldu.

        REKLAM

        Şimdi Biden’ın gelişiyle hayat normale döndü. DOTUS (Dog of the United States) mevkii yeniden dolduruldu. Yeni first köpeklerin ikisi de Alman Kurdu. Birinin adı “Champ”, 2008’de Obama ilk dönem başkan ve Biden da başkan yardımcısı seçildiğinde bir yetiştiriciden satın alınmış bebekken.

        Fakat asıl önemlisi, köpeklerden “Major” olanı iki yıl önce barınaktan kurtarılmış. Beyaz Saray’da yaşayan evlat edinilmiş ilk köpek olarak tarihe geçti. Adının içeriği tam bilinmiyor, ancak Biden’ın kanserden ölen oğlu Beau Biden’la ilişkilendiriliyor. Ulusal Muhafız Alayı’nda binbaşı (major) rütbesiyle görev yapan Beau Biden Irak’ta da savaşmış, 2015 yılında hayata veda etmişti. Biden’ın eski yıllarda kurt köpeklerine verdiği isimler bu tahmini kuvvetlendiriyor; 1960’larda bir köpeğinin adı “Senator”, sonra da “Governor” (Vali) gelmiş. "President" adını verdiği köpeği hiç olmamış.

        Biden’ın Major’la pek övündüğü belli; kampanya döneminde “Bazı Amerikalılar Ulusal Kedi Günü’nü, bazıları da Ulusal Köpek Günü’nü kutlar. Başkan Trump ikisini de kutlamıyor. Beyaz Saray’a pet getirme zamanı” diye tweet atarken, Major’ı evlat edindiği gün çekilen fotoğrafını da iliştirmişti.

        Ama böbürlenme saymamak gerek, çünkü torun Biden’ların da sosyal medya aktivitesi sayesinde köpekleri satın almak yerine barınaktan kurtarma farkındalığına katkıda bulunuldu. “Köpeklerin yemin günü” anlamında “indoguration” etiketiyle Biden’ın memleketi Delaware’deki barınağa 200 bin dolar bağış toplandı.

        KÖPEK VAKALARI

        Joe ve Jill Biden’ın köpek dostu olduğu çok belli ama yakın tarihte en hayvan sever başkan ailesi Bush’lardı. Oğul Bush’un Barney ile şu sevecen fotoğrafına bakar mısınız, Irak işgalini, Guantanamo’yu ve El Gureyb’i, su tahtası işkencelerini unutası geliyor insanın… Doğru, esas kötü adam Dick Cheney’di ama Bush da başkomutandı.

        Bush köpeklerinin soyağacı köklü. Baba Bush’un İngiliz Springer Spaniel cinsi köpeği Millie, Beyaz Saray’da doğum yapmış, yavrularından Ranger Baba Bush’un, Spot ise oğul Bush’un olmuştu. “Pets at the White House” kitabının yazarı Jennifer Pickens’in anlattığına göre Baba Bush köpekleri kendisi gezmeye çıkarıyor ve rezidansın banyosunda bizzat yıkıyordu. Oğul Bush’un köpeği Spot, iki ayrı dönemde Beyaz Saray’da yaşayan tek köpek olmuş, sonradan İskoç Terrier’leri Barney ile Miss Beazley ve kedi India da aileye katılmıştı.

        Barney pek ünlüydü. George W. Bush’un “Asla sahip olamadığım oğlum” dediği köpeğin gözünden Beyaz Saray’daki Noel ve diğer etkinliklerin aktarıldığı “Barney Cam” videoları on binlerce kez izlenirdi. Her sabah rezidanstan Oval Ofis’e başkanla birlikte gittiği, bitişikteki özel kalemde oyuncaklarıyla mama ve su kabının olduğu söylenirdi. Reuters muhabirinin parmağını ısırması ve bir polis köpeğine saldırması dahil çok da vukuatı vardı.

        Vukuat demişken, Beyaz Saray tarihine geçen diplomatik bir skandal da var köpek marifetiyle. Olay 1906’da geçiyor. Başkan Teddy Roosevelt’in Bull Terrier kırması köpeği Pete, ziyarete gelen Fransa büyükelçisini öyle bir kovalıyor ki, adam bahçedeki ağaca tırmanarak zor kurtuluyor. Pete bir yıl sonra benzer bir olaya yol açınca, Roosevelt ailesinin çiftliğine sürgüne gönderiliyor.

        Bir başka diplomatik anı, serbest piyasa ve komünizme karşı sert duruşlarıyla bir nevi siyasi evlilik yürüten Başkan Reagan ile İngiltere Başbakanı Thatcher’dan. Reagan, köpeği Lucky’yle yürüyüş yapalım derken tasmaya kapılmış gidiyor, Thatcher da gülerek peşinde. O dönem pek sempatik görülmedikleri kesin.

        Reagan’ın Camp David’den Beyaz Saray’a götürdüğü sincapları da ünlüydü. Fakat yönetimin Baba Bush’a geçiş döneminde köpek Millie’nin de gelişiyle sincapların hayatı kabusa dönmüştü. Reagan espri olsun diye “Dikkat Köpek” diye levha asmış, ancak pek işe yaramamıştı. Millie dört sincapla üç fare bir de güvercine kıymıştı.

        Sovyetler ile yumuşama dönemi Gorbaçov’un Glasnost ve Perestroyka politikaları sayesinde Reagan döneminde başlamıştı ama acaba Moskova’dan hediye köpek gelse ne yapardı. Kenndy döneminde öyle bir hediye Sovyet lideri Krusçev’den gelmişti; melez cins Puşinka. Çok seçkin bir dişiydi, annesi uzaya giden iki köpekten biriydi. Ulusal güvenlik yetkilileri Başkan Kennedy’ye teslim edilmeden köpeği bomba, mikrop, gizli mikrofon ve dinleme aygıtı taramasından geçirmişlerdi. Hediye temiz çıkmış ve Puşinka ile Kennedy’lerin köpeği Charlie’nin dört yavrusu olmuştu.

        Beyaz Saray’da yavru rekoru Başkan Ford’un Golden Retriever’ı Liberty’yle ait. Beyaz Saray’ın kuaför salonunda dokuz yavru birden dünyaya getirmiş. Ford’un eski basın sözcüsü Ron Nessen’in yazdığına göre Liberty bir seferinde Oval Ofis halısının üzerine bırakıvermiş! Bir görevli atıkları halıdan toplamak üzere atıldığı sırada Ford durdurmuş: “Ben yaparım. Hiç kimse bir başkasının köpeğinin arkasını temizlemek zorunda değildir.”

        #resim#817680#Ford, Liberty ve pati imzası

        Diğer Yazılar