Peki pitbull sahiplerini kim toplayacak?
Ne pitbull sahipleri var, adam gibi. Pitbull'ları pamuk gibi. Ama bir de o melek pitbull'lardan birer canavar dövüşçü yaratan ruh hastaları var. Türkiye'de pitbull yasağı olduğu halde, bunların yurda girişini, internet üzerinden, petshop'larda satışını engellemediniz, o yasaktan beri dövüşçü köpek talebi kat kat arttı ve şimdi aniden ellerinden hayvanları aldınız diyelim. Ne yapacaklar biliyor musunuz? Dövüştürecek başka bir ırk bulacaklar. Mesela kangal...
Kangal köpeklerini nasıl bilirsiniz? Sahibine, sürüsüne sadık, tek bir koyuna yan gözle bakan çakalı anasından doğduğuna pişman edecek bir Sivas cengâveri. Türkiye'nin milli gururu, değil mi?
Bir de madalyonun öbür yüzünden bakın. Aynı kangallar Almanya'nın birçok eyaletinde tehlikeli tür kabul ediliyor. Yetiştirilmeleri yasak. Yakalanırlarsa, itlafa kadar yolu var. Çünkü orada köpek dövüşlerinde o güzelim kangallar kullanılıyor. Açın video paylaşım sitelerini, o yakışıklı hayvanların, Rottweiler ve adında "bull" eki bulunan sürü sepet köpekle nasıl dövüştürüldüğünü görün. Yüreğiniz paralanır.
Almanya'daki kangal yasağı, insanlara yönelik bir dizi saldırı sonrasına rastlıyor. O kadar köpeksever memleket olduğu halde, kangala karşı histeri gelişiyor. Peki sorumlusu kim? Bizim toz kondurmadığımız kangallar mı? Yoksa, bunların ruh hastası sahipleri ve dövüş mafyası mı?
Kangallar sürüyü koruyacak dürtülerle donatılmış çoban köpekleri. Dolayısıyla parçası oldukları sürüye yönelik en ufak tehdit onları dehşetengiz kılabilir. Ama onun doğasındaki bu saldırı özelliği, aslında savunma dürtüsüdür. Yürekleri öyle yufkadır ki, kuzuların temizlik ve bakımına bile olur, delişmen yavruların her türlü şımarıklığına sabırla katlanırlar.
SOKAKTA GÖRSEN TANIR MISIN?
Ancak kangal gücüne tapınan manyakların eline geçtiklerinde cehennem zebanisi kesilebilirler. Tam da dövüş sapıklarının istediği gibi, "dünyanın en kötü köpeği" olup çıkarlar. Öyle ki, pitbull'ların esamisi bile okunmaz.
Almanya'daki kangal antipatisi, bizde pitbull'lara karşı yayılan histerinin karbon kopyası. Bir çeşit ırk ayrımcılığı. Bizdeki histeri sadece pitbull'lara yönelse yine iyi. Hangi köpeğin, hangi tür olduğunu bilmediği için, ağzı şöyle kuvvetlice görünen her hayvandan pitbull diye kaçan insanlarla dolu sokaklar. Şimdi toplatma kararı çıktı ya, kim nereden anlayacak hangisi pitbull'dur? Japanese tosa, dogo Argentino, fila Brasileiro da nedir, bilen var mı? Sokakta görseniz tanır mısınız?
İster pitbull, bull terrier ya da stratfordshire terrier olsun, bu köpeklerin analarından saldırgan doğmadığını, kırbaçla, açlıkla canavara çevrildiğini, aslında onların şiddet mağduru olduğunu biliyor muyuz, bilmiyor muyuz?
Çevre Bakanı Veysel Eroğlu diyor ki; "Bu köpekler son derece saldırgandır. İnsanları parçalarlar. Hatta mafya tipli insanların bu köpeklerle insanlardan para sızdırdığını duyuyoruz." Sanki köpekler kendi iradeleriyle mafya işbirlikçisi oluyor, hırsızın hiç kabahati yok. Köpek toplamak kolay, peki ya mafya bozuntularını toplamak?
PETSHOP'TA SATIŞI YASAKLAYIN ARTIK
Petshop'ların önünden geçerken vitrine bakamıyorum. Mama, tasma almak için adımımı atmıyorum. Hadi o minik yavruların camekândaki çilesini görmezden geldik diyelim. Peki o dükkânların dövüşler için damızlık ini olarak kullanılmasına ne diyeceksiniz?
Pitbull toplama kararının çıktığı Meclis Dilekçe Komisyonu'na verilen mütalada var; pitbull yasağından sonra, köpek dövüştürenlerin bu ırka talebi daha da artmış. Erkekler dövüşte, dişiler ise damızlık olarak kullanılıyor. Satışlar daha çok internet üzerinden, petshop'lara haber bırakılırsa, talebe göre yavru ediniliyor. "Petarkadas.com" sitesinde sadece bir hafta içinde 1800 civarında tehlikeli hayvan satışına ilişkin, 650 civarında da bu hayvanların çiftleştirilmesine ilişkin ilan çıkmış. İnternete yansımayanlar da var.
Evet, ruh hastalarının elinden köpekleri almak yetmez, onların bir daha köpek edinmesini engellemek gerekir. Pitbull'lar biter, başka bir tehlikeli ırk hasıl olur.
Hatırlar mısınız, bir zamanlar doberman'lar ne canavardı, şehir efsanelerine göre sahiplerini bile yerlerdi. Ne oldu şimdi onlara?