Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ege’de elden geçirilen yeni tren hatlarının devreye girmesi haberlerini okurken, hayatımdaki ilk şehirlerarası yolculuğumu trenle yaptığımı hatırladım.

        Bundan 51 yıl önce bir sabah, Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesi istasyonundan hareket edip, yaklaşık 900 km.’lik yolu 2 gündüz 1 gecede (60 saat) katedip İzmir’in Basmane Garı’na ulaşmıştık.

        O zamandan bu yana köprünün altından çok sular geçti.

        Gelişmiş ülkelerin bilim adamları, gün gelip fosil yakıtların tükenme dönemine girmesiyle dünyada büyük sıkıntılar yaşanacağını, onun için daha ucuz taşımacılık sistemi demiryollarına önem vermek gerektiğini anlatınca, gelişmiş ülkelerin “gelişmiş devlet adamları” söz dinleyip gerekeni yaptılar, ülkelerini demiryolu ağlarıyla örerken, demiryolu sanayiinde de büyük mesafeler katettiler.

        Bugün saatte 300 km’yi aşan trenler, Avrupa ülkelerinde, Amerika’da, Japonya’da, Çin’de vızır vızır yolcu ve yük taşırken, gelişmiş tren sanayileri de döviz makinesi haline dönüştü.

        Biz ise, “seçimi kurtarıp koltuğu koruma telaşı”ndan geleceği şekillendirmeye vakit bulamayan politikacılar yüzünden, bu konuda da yaya durumdayız. Ama geçmişe dönmenin bir faydası yok...

        YETMEZ AMA...

        Ancak; işi kenarından köşesinden tutmayı akıl eden ve adım adım da olsa, yetmese de gereğini yapan AKP Hükümeti’ni bu konuda takdir ediyorum. Bugün az da olsa hızlı trenler seferde, demiryollarında harıl harıl çalışmalar yapılıyor.

        Yeniden başlatılan tren seferleri çerçevesinde, İzmir-Konya hattı da yeniden açılmış. Mavi tren, her gün karşılıklı seferler yapacakmış.

        İzmir’den kalkan tren, 694 km.’lik yolu 12 saat 40 dakikada alacakmış.Konya’dan İzmir’e yolculuk yapacaklar biraz daha şanslı... Onların yolculuğu da, 1 saat 18 dakika daha kısa sürecekmiş. Yani 11 saat 22 dakika... Bu da, iki kent arasındaki 1026 metrelik rakım farkından doğan bir durum.

        Saatteki ortalama hızı 50 km. civarında olan tren seferlerinin başlatılmış olmasını ülkemiz için büyük bir aşama olarak kaydetmiş olsak da, bu konuda daha alacağımız çok mesafelerin bulunduğu da ortada... Konya Mavi Treni ve yeniden başlatılan diğer tren seferleri vatana millete hayırlı uğurlu olsun. Emeği geçenler sağ olsun...

        GELDE HAYVANCILIK YAP...

        Şu tarım ve hayvancılık da bir türlü dikiş tutturamadığımız konulardan. “Tutturduk” iddiasında olanlar çıkarsa, varlık yıllarında üreticisini süründüren, yokluk yıllarında tüketicinin elini yakan tarım ürünleri gerçeğini karşısına dikerim. Hayvanlıkta da öyle...

        Bir ülkenin tüketicileri, dünyanın en pahalı etini, sütünü, peynirini tüketme durumundaysa, bir avuçluk toprağa sahip Macaristan’dan bile milyonlarca dolarlık etlik hayvan ithal etme durumundaysak, hayvancılığı da beceremediğimizin kanıtıdır. Şimdi de bir saman krizi çıktı...Hava şartları iyi gitmemiş, buğday sapları iyi gelişmemiş, onun için de geçen yıl 15-20 kuruştan satılan samanın kilosu birden 60 kuruşa çıkmış.

        Gel de bu ülkede hayvancılık yap... Türkiye ilk kez “iyi gitmemiş hava şartları” yaşamadığına göre, “bu işte bir iş var” demektir ve çözmek de tedbir de ilgili bakanlığa düşer...

        Aslında Türk hayvancılığının kurtuluşu, yetkililerin dışarıya bakmaktan içeriyi göremediği bir “Türkiye gerçeği”nde gizli. Onu da Pazartesi anlatacağım.

        Diğer Yazılar