Severek ayrılmak
"SEVEREK ayrıldık" dedi Eda Taşpınar...
Sahi mümkün mü bu?
"Sevgi karşılıklı devam ederken" ayrılık olur mu?
Neden ayrılır ki insan severken?
Zoru nedir?
"Babam vermedi", "Annemgiller ayırdı" bu devirde olacak iş değil. Hadi bazı yerlerde hâlâ var ama Eda'ların mahallesinde imkânsız.
Sahi neden severek ayrılır "özgür" bir erkekle kadın?
Akla ilk gelen; "Sevgi vardır ama uyum yoktur".
Evet, en mantıklısı bu.
Aşkın en ateşli günlerinde taraflar karşıdakine uyum sağlamak için adeta can atarlar. "Uyma bana" desen, illa ki uyacak!
İlk günler "uyum yarışı" vardır aralarında.
Daha önce adını duymadığı uğraşları hobi edinmeler mi ararsınız...
Dadılarla büyüyüp "sevgilinin mütevazı evinde çamaşıra, bulaşığa girişmeler" mi...
Namaza başlamalar mı...
İstemediği filmleri seyretmeleri, hoşlanmadığı ortamlara girmeleri saymıyorum bile.
Aşkın ilk günlerinde "denklik", "uyum" falan fasa fisodur.
Her şey olur o günlerde, her duruma uyulur.
Sonra aşk biter, ilişki tavsar, "herkes aslına rücu eder".
"Çakma uyum"un sonu gelir.
Ve ayrılınır haliyle.
Arada öyle büyük kavga, gürültü, aldatma falan yoksa taraflar "Severek ayrıldık" diyebilirler. Burada "sevgi"den kasıt "insan olarak sevmek"tir kanaatimce.
Aşıkken ne sınırlar, ne ayrı şehirler, ne iş güç, ne ayrı dünyalar önemlidir. Ne zaman ki aşk biter, bu saydıklarım "engel"e dönüşür.
Uzun lafın kısası...
Bana sorarsanız "severek ayrılmak" diye bir şey yoktur. "Eski günlerin hatırı" vardır.
MIŞ/MUŞ
■ Küresel ısınma yüzünden erkek cinsel organının boyu yüzde 10 kısalmış.
Adı "ısınma" ama etkisi "soğuk duş"!
*
■ Dünyanın en pahalı benzinini kullanan ikinci ülkeymişiz.
Ülkümüz, "Baş ol da istersen soğan başı ol"!
*
■ Alışverişe aç ya da üzgün çıkmamak gerekiyormuş.
Üreticinin düşmanı mısınız kardeşim!
*
■ Samsun'da sahilde yürüyen vatandaşlar, denizde gördükleri "şişme kadın"ı ceset sanmışlar.
Yer Karadeniz sahili olduğuna göre ortada bir sanı daha olmalı; Temel'in şişme kadını deniz yatağı sanması ve suya fırlatmış olması!