Tenis topları...
1998 yılında Kültürpark Tenis Kulübü'nde ilk seçimde başkan adayı olmaya karar verdiğim ve çalışmalara yani başladığım günleri hatırlıyorum. Doğal olarak o günlerde tenis kulübünde etkin ve tecrübeli büyüklerimizi tek tek ziyarete gidiyorduk..
Rahmetli Enis Berki ağabeyimizi ziyaretimde kısa bir sohbetten sonra bana ilk sorduğu şey tenis topunun ağırlığı olmuştu. Ben de kafadan atıp 40 gram olabilir demiştim. Rahmetli gülerek tenis topunun ağılığını bilmeyen başkan olamaz bu gece git öğren yarın tekrar soracağım demişti. Ve gece tenis topunun 56 gram olduğunu öğrenmiştim.
Bu olay da hayatımda tatlı bir anı olarak kalmıştır.
Evet tenis topları 56-58 gram ağılığındadır ve içerisinde 1.2 atmosfer basınç vardır Basıncı düşen yani havası azalmış topları el yordamı ile anlamak mümkündür. Zaten bu tür topların uçuş mesafeleri düşük olduğu gibi vurunca çıkarttıkları ses de değişiktir.
Normal, yeni bir tenis topu 2. 54 metre mesafeden yere bırakıldığında beton bir zeminde en az 1.34 ile 1.48 metre arası sıçramalıdır.
Havası azalmış toplarla oynamak sakıncalıdır çünkü vuruş dengesini bozar. Ayrıca oynamaktan tüyleri dökülmüş toplarla da oynamak aynı şekilde sakıncalıdır. Bu yüzden de resmi maçlarda kaide olarak her ilk 9 ve sonraki 11 oyunda toplar değiştirilir.
Biz amatörlerin de vakumlu kutusu açılmış topları en geç 2-3 ay içerisinde tüketmesi gerekiyor. Aksi taktirde nasıl ki havası azalmış basket ya da futbol topu ile oyun oynamak mümkün değilse tenis topu da aynıdır.
Tenis topları üzeri yün, elyaf kaplı olan kauçuktan yapılırlar. Yaklaşık 35 yıl kadar önce tenis topları beyaz renkte imal edilirdi. Bu da ister istemez toprak kortlarda topların kısa zamanda kirlenip renk değiştirmesine sebep olurdu. Günümüzde ise bazen değişik renkli olanlarına rastlasak da genel olarak fosforlu sarı, yeşil karışımıdır. Bunun sebebi de gece ya da gündüz her türlü ışıkta rahatça görülebilmeleri içindir. Bir topun üzerinde yazıları silinmiş ise o top eskimiş kabul edilir.
Top ya aşınmadan hafiflemiştir ya da havası azaldığından ağırlaşmıştır.
Ya da bir kere oynayıp birkaç ay topa el sürülmezse tüyleri yerinde durduğu halde sadece havası kaçıp ağılaşmış olmalıdır. Her ikisi de sağlıklı bir oyun için sakıncalıdır. Tenis 3 topla oynanır .Oyuna sokulan 3 topun da aynı ağırlıkta olması gerekir. Ağılığını ya da tüylerini kaybetmiş olan topları atmıyor iseniz servis antrenmanlarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca bu tip toplar duvar çalışmalarında da kullanılabilirler.
Piyasada çok değişik markalarda tenis topları satılıyor. Bunların bazıları diğerlerine oranla daha dayanıklı. Siz değerli dostlarıma reklam olmaması için marka belirtmek istemiyorum.
Ancak siz siz olun hangi marka olursa olsun Çin malı belirsiz markalarda satılan toplardan kullanmamaya çalışın diyor, bol tenisli günler diliyorum...
RALLY BALL NE DEMEK.?
Rally ball ilk defa 1999 yılında ITF (Uluslararası Tenis Federasyonu) tarafından denenmesine karar verilen yeni bir tenis topu cinsidir.
Normal tenis topundan %6 daha büyük, 2 gram daha hafiftir.
Günümüzde halen Davis Cup ve USTA (Birleşik Devletler Tenisçiler Birliği) liglerinde Rally Ball kullanılmaktadır.
ITF NEDEN BÖYLE BİR KARAR ALDI?
Bilindiği gibi tenis oyunları son 20 yıldır oldukça hızlandı. Sadece hızlı bir ace atışı ile bile sayı ve de oyun alınabiliyor. Eskiden olduğu gibi top rakipler arasında uzun süre gidip gelmiyor. Bu da oyuncular arasında mücadeleyi azaltmakta ve de seyirci sayısının düşmesine sebep oluyor.
İşte Rally ball ile yapılan maçlarda Rally sürelerin yaklaşık %25 oranında arttığı tespit edilmiş. Bunun sebebi de topun özelliğinden dolayı havadaki sürtünmenin artması .
ITF bu kararı ile tenisin sadece servis atışları ile sonuçlanan bir oyun olmasını önlüyor, oyuncuların daha uzun ve zevkli mücadele etmesini sağlıyor. Buna bağlı olarak gerek canlı gerekse TV den seyircinin daha zevkli ve heyecan dolu maçlar izlediğini ve izleyeceğini düşünüyorum...