
Dünya kültür mirası!.
İran satrancın mucididir ve bir savaş taktik oyunu olarak geliştirilmiştir..
Zaten şah-vezir-at-kale-fil ve piyondan bellidir..
Rusya ise, bunu dünyada en iyi oynayan ülkedir..
Kasparov ve Karpov kilitler dünyayı...
Dama Çin orijinli bir taktik planlama oyunudur..
Bu oyunların hepsi birkaç hamle sonrasını düşünmek ve kurgulamak üzerine geliştirilmiştir..
Ya bizde..
Efkar-ı umumiye ekrana kilitlenir; hangi kutu açılacak diye veya bir yarışmacı yere düşüp kayacak mı diye..
En kültürel sporumuz ‘bul karayı, al parayı”dan öteye geçememektedir..
Dış politikada yanağımızdan makas alınır, iç potikada kişisel gelişim yerine toplu gelişim planlanır ve iletişimi kaybolmuş bir düzeneğe teslim ediliriz..
Ve bu arada bir Türk bilim adamı çıkar, Nobel Kimya Ödülü’nü kazanır.
Edebiyat ödüllerinin reytingi yüksektir ama fen dalındaki ödüllerin kıymet-i harbiyyesi çok daha ötededir..
Tabii ki dünya efradı için..
Halkımız için değil..
Yokluktan evrensel bir kültürün en tepesine ulaşmış bir Türk insanının gururunu yaşamak yerine; kimliğini sorgular olmuşuz biz..
Magazini daha önde, verdiği gururdan; bizim dünya kültür mirasına nakşetmemiz gereken bir Mardinli Türk insanının..
Maalesef..
Milli oyunumuz ‘bul karayı, al parayı..’
Nar sezonu başladı..
Kış aylarının en güzel ve en anlamlı meyvesi nardır ve onda bulunan vitamin desteği saymakla bitmez..
Lezzetli bir meyve olmasının yanında besin değerleri açısından da oldukça yararlıdır. Potasyum ve demir minerali ile C vitamini açısından çok zengin bir meyve olan nar, B1, B2 vitaminleri ile kalsiyum ve fosfor minerallerini de barındırır.
Harareti keser. Enerji verir ve yorgunluğu giderir.
Vücudu, kalbi, mideyi ve diş etlerini kuvvetlendirir. Çarpıntıyı giderir. Mide iltihabı ve ağız yarası için faydalıdır.
Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kanser hücrelerinin gelişmesine engel olarak, başta akciğer, meme, cilt, kolon ve prostat kanseri olmak üzere, kansere karşı vücudu korur.
Kandaki kolesterol oranını ve tansiyonu düşürür. Damar serliğini önler ve damarları açar. Bu özellikleriyle kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucudur.
Kandaki şeker seviyesini de dengeleyerek şeker hastalarına iyi gelir.
Cilt sağlığı için de faydalıdır. Nar suyu sesi açar. Menopoz şikayet lerini azaltır.
Ayrıca, artrit ve eklem ağrılarını dindirmeye yardımcı olur.
Sihirli meyvemizin sezon startı hayırlısıyla verilmiştir..
“Bereketli Toprakların Büyüsü”
Çeşme Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği “Bereketli Toprakların Büyüsü” adını taşıyan Germiyan Festivali bugün bitiyor.
Çeşme Belediyesi’nin geçen yıl düzenlediği Bereketli Toprakların Büyüsü: Germiyan Festivali, yerli ve yabancı turistler tarafından yoğun ilgi görmüş, büyük beğeni toplamıştı.
Yüzyıllar öncesine dayanan köklü bir tarihe sahip olan Germiyan’ın verimli topraklarında biriktirdiği kültürel değerler ve bölge insanının gelenekleri kaynak alınarak oluşturulan festival, ziyaretçilerine keyifli dakikalar geçiriyor.
Bu kadarla da yetinilmiyor..
Yöresel değerleri yaşatmak projenin ilk ana maddesi olmuş..
Köy kahvesinden fırına, bölge sakinlerinin evlerinden eski un değirmenine kadar Germiyan’ın tamamının etkinlik alanına dönüşeceği Germiyan Festivali kapsamında birçok etkinlik yapıldı, yapılıyor.
Sınırları yarımada dışına taşmış Germiyan Ekmeği’nin yanı sıra yörede yetişen ürünlerin de önemli bir parçası olacağı festivalde; Germiyan halkının geleneksel ekmek yapım ve mutfak gereçleri ile eski Germiyan fotoğraf ve kıyafetleri de sergide ziyaretçileri ağırlıyor. Bölge halkı da kendi yetiştirdiği ve hazırladığı ürünleri beğeniye sunuyor.
Fuarlar şehriyiz ya..
Çıta yükseliyor..
Fuarİzmir’le birlikte fuarcılıktaki tavan yapmayı hedefleyen İzmir, “KentExpo - 3. Şehircilik ve Kent İhtiyaçları Fuarı”na ev sahipliği yapıyor.
Başta Türkiye olmak üzere ABD, Almanya, Avusturya, Fildişi Sahilleri, Finlandiya, Macaristan, Polonya, İsveç ve İtalya’dan 92 firmanın katıldığı fuarda, yerel yönetimlerin gereksinim duydukları en yeni teknolojiler ve ürünler sergileniyor.
Bir konuda daha dünyanın merkezi haline geliyoruz..
DÜZ MANTIK
“Dünyada iki farklı insan türü vardır: Bilmek isteyenler ve inanmak isteyenler.”
(Friedrich Nietzsche)