Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bu üç teknik adam bir çok teknik adam için kendi kategorilerinde ‘marjinal örnek’ sayılabilir..

        Çizilmiş ve biçilmiş kalıpların içinde yaşamayı sevmezler, radikal işler ve hamleler yapıp karşısındakinin kimyasını bozmak üzerine projeler üretirler ve uygularlar..

        Bu üç ismin arasında geçmişini en az tanıdığımız Diego Simeone’yi bir küçük CV vererek hatırlatayım:

        ‘İtalya’ya gelişi Pisa Calcio’ya transfer oluşuyla başlar. 1992’de İspanya’nın köklü kulüplerinden Sevilla’ya gider. Burada yavaştan ünlenir ve , 1994’de Atletico Madrid’e transfer olur. Orada çok ve derin izler bırakır..

        1997’de İnter’e transfer olur. olan İnter’de muhteşem 2 sezon geçirir. 1999’da ise Lazio’ya transferi gerçekleşir. Bu takımla harika ve muhteşem bir 4 sezon daha geçirir. 2003’te, eski takımı Atletico Madrid’e geri döner. İlk sezonunda 28 maç oynar ama artık düşüş başlamıştır ve ikinci sezon sadece 8 maç forma giyerek taraftarları hayal kırıklığına uğrattı. 2005 yazında ise ülkesinin takımlarından Racing Club’a gider ve orada bırakır futbolu..

        Teknik direktörlüğe Velez Sarsfield’de başlar ve artık Atletico Madrid’in efsane hocasıdır..

        Terim ve Suat Kaya’nın geçmişini ezbere biliyoruz..

        Üçü de adrenalinden beslenirler...

        Üçü de aykırı adamdır..

        Asi ruhludurlar..

        Birer soyunma odası dahisidirler..

        Giden maçı çevirmek için her türlü hamleyi, oyandan atılıp maçın kimyasını kurcalamayı bile denemekten çekinmezler..

        Radikaldirler..

        Temel prensipleri başkanlarının değil, oyuncularının onları sevmesidir..

        Çoğunlukla oyuncularının en iyi dostu, arkadaşı hatta babası gibi davranır ve yaşarlar..

        Oyun anlayışları da oyuncunun zevk alması üzerine kurgulanır..

        Bu üç teknik adam içinde ‘yenilmeyecek rakip kazanılamayacak maç’ yoktur..

        Denerler ve tekrar denerler..

        Hatayı ve suçu da üstlenmesini bilirler ve ayrıca kendi menfaatleri yerine, çalıştıkları ve ekmeğini yedikleri kulüplerine para kazandırmak ana felsefeleridir..

        Oyuncunun ruhuna ulaşmakta üstlerine yoktur..

        Simeone sahadan atılıp 8 maç ceza aldıysa bir nedeni vardır..

        Suat Kaya rahat bırakılırsa ve baskı doğru kullanılırsa Göztepe’yi hayalini kurduğu yerlere taşıyabilir..

        Fatih Terim ise..

        Şu an itibariyle tüm toplum özellikle tuttuğu takımın aşkına göre Terim’in karşısındadır.

        Ama bu takım bu guruptan çıkacaksa bunu da yapabilecek tek adam yine Fatih Terim’dir. Hatalarıyla yüzleşebilen bu tür teknik adamlar tüm turnuvayı kötü oynamazlar.

        İzlanda maçı da bana göre ‘olabilecek en hayırlı yenilgi’ olarak tarihimizde yerini alacaktır..

        Üçü de ateşli, taraftarı çok olan, sahaya etki yapabilen camialarda çalışmayı severler ve ancak oralarda başarılı olabilirler..

        Çünkü..

        Üç teknik adamda adrenalinden beslenen büyük futbolculardı, şimdi büyük hoca olmalarının nedeni de bu beslenme şeklidir..

        Diğer Yazılar