Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Dünyanın birçok şehrine ulaşarak bir dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerleyen ve Barcelona ve Manchester United spor kulüplerine yaptıkları sponsorluklarla adından söz ettiren THY'nin geçtiğimiz hafta Valenci-a'ya yaptığı ilk sefere ben de katıldım. Üç buçuk saatlik güzel ve konforlu bir yolculuk sonrası Valencia havalimanına indik. Yere serilen kırmızı halıya ayağımızı bastıktan sonra THY'nin ve Valencia yetkililerinin yer aldığı minik bir kutlama ve tanıtıma katıldık. Daha sonra Valencia sahilindeki Hotel Las Arenas Valencia'daki odalarımıza yerleştik. Sahildeki tek otel olma özelliğini taşıyan ve bana konumu itibarıyla Çırağan Kempinsky Hotel'i hatırlatan otel tek kelimeyle muhteşem. Otelin bahçesinden sahile çıkarak ister denize girebilir isterseniz upuzun sahilde yürüyebilirsiniz. Restoranların ve muhteşem bir marinanın olduğu sahil bölgesinde Formula 1, America's Cup yarışlarının yapıldığı bu marinadan catamarana binerek sahil şeridinde yapılan gezinti sonrası marinadaki mekânlarda süper bir manzara eşliğinde yemek yiyip içkinizi yudumlayabilirsiniz.

        Biz bunlardan bazılarını yaptıktan sonra akşam yemeği için Lalola adlı bir mekânda yemek yiyerek Flamenko şovu izledik. Yalnız İspanyolların şöyle bir alışkanlıkları var. Akşam yemeğini saat 22.00'den sonra yemeğe başlıyorlar. Gece kulüpleri 02.00'den sonra dolmaya başlıyor. Şunu söyleyebilirim Türkleri çok seviyorlar. Bize Turco diyerek hemen Valencia futbol takımında oynayan Mehmet Topal hakkında konuşmaya başlıyorlar.

        Tarihi güzelliklerini çok iyi koruyan şehre bayıldım. Otobüsle ve yaya olarak birçok yeri dolaştık. Milyonlarca dolar harcanarak inşa edilen Akvaryum, Opera binası ve Bilim Müzesini dolaştık. Söylenenlere göre bu binaların inşaat maliyetinden dolayı Valencia'da hâlâ ekonomik problemler devam ediyormuş. Maliyeti beni ilgilendirmiyor ama görülmeye değer... Dünyanın en büyük akvaryumu ve sualtı müzeleri arasında gösterilen milyonlarca dolar harcanarak inşa edilen Oceanografic dev akvaryumda 500 farklı deniz cinsinden 45 bin örnek bulunuyor. İki seviyeli akvaryumda dokuz sualtı kulesi ve 42 milyon litre su bulunuyor.

        Keyifli Biopark gezisi

        Valencia'da yaşayan arkadaşımız Selda Asan, bizi Valencia'nın en lüks kulübü olan Mya'ya götürdü. Bizi VIP bölümünde ağırlattı. Komik olan ise içkilerin yanında bize çerez yerine pralin çikolata ve jelibon ikram ettiler. Mekân güzel ama işletmeler çok zayıf. Özellikle personel açısından İstanbul'daki hizmet kalitesini orada göremedim. Öte yandan insanları Türkiye'yi ve özellikle İstanbul'u çok seviyorlar. Ertesi gün yine milyonlarca dolar harcanarak şehrin göbeğine inşa edilen Bioparc ise tam anlamıyla müthiş. İçinde birçok hayvanı barındıran doğal ortam çok hoşuma gitti. Çocuk gürültüsü olmayan sakin bir gezi

        istiyorsanız sakın pazar günü burayı gezmeyin. Çünkü kalabalıktan ve çocuk sesinden ürken hayvanlar ortalarda görünmekten kaçınıyor. Sakin zamanlarda ise onlarla

        bir hayli yakın iletişim kurabiliyormuşsunuz. Güzel bir "Geziden sonra THY ile İstanbul'a keyifli ve lezzetli" bir dönüş yaptık.

        Diğer Yazılar