Zihinler arası etkileşim: Başkalarının sanrılarından etkilenmek mümkün mü?
Bulaşıcı olarak kabul edilen hastalıklar ve virüslerin yanı sıra, zihinsel deneyimler de bulaşıcı olabilir mi? Psikiyatristler, insanların birbirlerinden sanrıları nasıl "kapabileceğini" araştırıyor. Örneğin bireyler arasındaki iletişim, zihinsel deneyimleri şekillendirebilir mi? İşte sizin için sanrıların yayılabilme ve bulaşıcılığına dair detaylar...
İnsan zihni, birçok faktörden etkilenen karmaşık bir yapıya sahiptir. Genetik faktörlerin yanı sıra çevresel faktörler de düşünceler üzerinde etkilidir. Beyinde bir sorun oluştuğunda bunu bazen kişi anlayamayabilir ve hatta çevresindeki insanların da anlayamaması mümkündür. Peki, bir sanrıdan iki kişinin birden etkilenebileceğini hiç düşündünüz mü? İşte, paylaşılmış psikotik bozukluğa dair açıklamalar...
SANRILAR BULAŞICI OLABİLİR Mİ?
Sanrılar bulaşıcı olabilir. Psikiyatride böyle bir duruma "paylaşılan psikotik bozukluk" adı verilir; burada genellikle iki kişi, benzer sanrılar dizisine inanmaya başlar, hatta bazen halüsinasyonlar gibi psikoz bile gelişir. Bu durum, nadir görülen bir hastalıktır.
PAYLAŞILMIŞ PSİKOTİK BOZUKLUK NEDİR?
Bu hastalıkta 2 ana rol vardır: uyarıcı ve uyarılmış. Uyarıcı, özel güçlere sahip olduğunu düşünmek gibi sanrılara neden olan zihinsel bir bozukluğu olan kişidir. Daha önce akıl sağlığı sorunu olmayan başka bir kişiyi, yani "uyarılmış" kişiyi düşünceleriyle etkiler. İkinci kişi, zaman içerisinde uyarıcının etkisiyle aynı tuhaf şeylere inanmaya başlar.
FANTASTİK İNANÇLAR BİLE BULAŞABİLİR
Zamanlarının çoğunu birlikte geçiren insanlar, -özellikle de toplumdan izole yaşıyorlarsa- ortak bir yanılgı veya inanç geliştirmeye başlayabilirler. Sanrılar, alternatif boyutların varlığından onlara karşı olan komplolara kadar her konuda olabilir. Ayrıca, Birleşik Devletler Ulusal Tıp Kütüphanesi’nde yayınlanan araştırmaya göre, hastalığın 4 alt tipi biliniyor.
EMPOZE EDİLEN PSİKOZ
Bu alt tip, yakın bir ilişkiyi paylaşan iki kişi arasında görülür. Psikozlu birey, sanrılarını psikozu olmayan kişiye aktarır. Fakat ikisi ayrıldığında, uyarılan kişide yanılgı kaybolabilir. Örneğin, Emily ile Jordan adında evli çift düşünün. Emily, akıl sağlığı yerinde olmadığından hayaletlerle konuşabileceğine inanıyor, Jordan’a da bundan bahsediyor.
Aralarındaki ortak güven ve birlikte geçirilen zaman nedeniyle Jordan da hayaletlere inanmaya başlayabilir, yani bir yanılgıyı paylaşırlar. Ancak fikir Emily’den geldiği için Emily ve Jordan ayrı vakit geçirmeye başlarsa Jordan hayaletlere inanmayı bırakabilir.
EŞ ZAMANLI PSİKOZ
İkinci türünde, aynı anda hem sanrıları hem de psikoz semptomlarını paylaşan iki kişi vardır. Örneğin, Lisa ve Christine adında iki oda arkadaşını düşünün. İkisi de evin perili olduğuna inanmaya başlar.
Birbirlerinden bağımsız olarak garip sesler duyarlar, titreyen ışıklar görürler ve hatta hayaletimsi bir varlığı hissederler. Birbirlerinin deneyimlerinden şüphe etmek yerine ikisi de evin perili olduğuna inanmaya devam eder.
İLETİŞİMSEL PSİKOZ
Bu tipte, ikinci kişi başlangıçta paylaşılan sanrıya direnir, ancak sonunda inanmaya başlayabilir. Bu kişi psikozlu kişiden ayrıldıktan sonra bile sanrılar yaşayabilir. İki yakın arkadaş olan Timothy ve Mark örneğini düşünün. Timothy, oyuncak ayısının onunla konuşabileceğine inanıyor. Mark bu fikrin saçma olduğunu düşünüyor ve buna inanmakta direniyor.
Ancak Timothy, oyuncakla konuşmaya devam ediyor ve konuştukları konuları Mark’a anlatıyor. Zamanla Mark, Timothy’nin bu huyundan vazgeçmediğini ve bu konuda ne kadar ciddi olduğunu görünce yavaş yavaş oyuncağın konuşabildiğini düşünmeye başlayabilir.
UYARILMIŞ PSİKOZ
Son tipte ise psikozu olan iki kişi, yine psikozu olan üçüncü bir kişinin neden olduğu yeni sanrılar yaşar.
İNSANLAR NEDEN İNANIYOR?
Genel Psikiyatri Yıllıkları'nda yayınlanan araştırmaya göre, paylaşılan inancın benimsenmesinde kişilerin ilişki süresinin uzunluğu önemlidir. Şu ana kadar bildirilen vakalarda genellikle aile üyeleri arasında yaşanan psikozların belirtildiği görülüyor.
Birleşik Devletler Ulusal Tıp Kütüphanesi’nde yayınlanan bir diğer araştırmaya göre, aileler arasında paylaşılan sanrısal inançların oluşumunda hem genetik hem de çevresel faktörlerin önemli bir etkisi vardır. Bunun yanı sıra sosyal izolasyon da bireylerin yanılgılarını artıran faktörlerdendir.
TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜ?
Psikiyatri uzmanları öncelikle etkileyen mi yoksa etkilenen kişi mi olduğunu anlamakla başlar. Daha sonra ise paylaşılan psikotik bozukluğun tedavisi için ilaç verir. Hastanın durumuna bağlı olarak antipsikotik veya antidepresan içerikli ilaçlar kullanılır.
Kaynak: Science ABC, Annals of General Psychiatry, National Library of Medicine, Case Reports in Psychiatry.