Türkiye semalarındaki ilk Cavalon!
Gazete Habertürk yazarı Güntay Şimşek Türkiye'ye gelen Gyro-Plane modeli Cavalon'un ilk test uçuşundaydı
Türkiye’de havacılık sektörü her yönüyle gelişme ivmesini devam ettirdikçe bizler de farklı hava araçlarıyla tanışma fırsatı yakalıyoruz.
Ülkemizde sadece yolcu uçaklarını, havalimanlarını ve havayolunu kullananların sayısı artmıyor, bireysel veya sportif havacılık da büyüyor.
Ancak sportif havacılığa olan ilgi artıkça bir eksiğimiz de ortaya çıkıyor. Bu hava araçlarını güvenli bir şekilde nereye indirip kaldıracağız?
Havacılığın bu tarafının da gelişip yaygınlaşması için yetkililerin, hava meydanlarından daha az donanıma ihtiyaç duyan küçük gövdeli hava araçlarına hizmet verecek “hava parkları”nın acilen devreye sokulması için adım atması gerekir.
Belediyelere de görev düşüyor, halka havacılığı sevdirme misyonu olan Türk Hava Kurumu’na da. Bu hususta iyi olan ise bireysel veya sportif havacılığın yasal altyapısının da hazırlanması için Sivil Havacılık Genel Müdürü Bilal Ekşi’nin ilgili çevreleri dinleyerek, gerekenlerin yapılması konusunda gayretli olması.
Bu hatırlatmadan sonra Türkiye’nin en son tanıştığı ne uçak ne de helikopter sınıfına giren Gyro-Plane’in bir modeliyle yaptığım test uçuşuna geçelim.
Ancak bir husus daha var.
Bu hava araçları, medyada sanki “İstanbul’un trafiğine çözüm” gibi aksettirildi.
Gyro-Plane’in İstanbul trafiğine çözümle uzak yakın ilgisi yok, hatırlatmış olayım.
FG Havacılık, Alman Auto-Gyro firmasının Türkiye temsilciliği çatısı altında Gyro-Plane tipindeki hava araçlarından MTO Sport (üstü açık spor modeli), Calidus (önde pilot arkada yolcu) ve Cavalon (pilot ve yolcu yan yana) modelleriyle Türkiye’yi tanıştırdı.
Ben de Hezarfen Havaalanı’nda FG Havacılık Genel Müdürü pilot Vedat Sarıkaya’nın kaptanlığında Cavalon modeliyle ilk test uçuşunu yapan isim oldum.
Uzunluğu 4.6, genişliği 1.9, yüksekliği 2.8metre olan Cavalon’un, saatteki azami hızı 160, ama seyir hızı 145 kilometre. 100 litrelik yakıtla 5 saat havada kalıyor ve 4 bin 42metre yüksekliğe çıkabiliyor. Güvenli iniş-kalkış için 250metrelik bir piste ihtiyaç duyuyor.
Biz Hezarfen’de 90 metrede havalanıp, yaklaşık bin metrelik yüksekliğe çıktık. Küçük aracın geniş kokpitinin ağırlıkla şeffaf olması, müthiş bir seyir avantajı veriyor.
Tam gezip tozmalık, güvenli bir hava aracı. Tepesindeki rotor ve paller ise sadece kalkış esnasında motordan güç alıyor.
Bu aracı asıl uçuran arkadaki pervane. Ancak paller, havada uçakların kanatlarına yakın bir görev ifa ediyor. Pallerin çalışması tamamıyla aracın hareketi ve hava akımıyla gerçekleşiyor.
Aerodinamik yapısı itibarıyla son derece güvenli olan Cavalon, motoru herhangi bir sebepten dolayı durduğunda planör özelliğiyle uçuşuna devam edebiliyor. Helikopter gibi havada asılı kalıyor, sağa, sola ve yana gidebiliyor. Gyro-Plane’lerin fiyatları 60-100 bin Euro arasında değişiyor, ama en pahalısı test ettiğim Cavalon.
Bu modeli uçurmak için 7 bin Euro maliyetli 1.5 aylık bir eğitim gerekiyor. Red Dot Dizayn Ödülü alan Cavalon, benden iyi puan aldı. Ancak geçen yıl yine Hezarfen’de test ettiğim Slovenya yapımı motorlu planör Sinus 912’nin zevki bambaşkaydı.
Pilotla yolcunun yan yana uçtuğu Cavalon, 100 litre yakıtla 5 saat uçabiliyor.