BDP'liler Meclis'e gelmezse ne olur?
Taha Akyol Balçiçek İlter'e konuştu
Gazeteci-Yazar Taha Akyol Söz Sende'de Balçiçek İlter'in konuğu oldu ve gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
"76. MADDE SORUNU DİCLE'NİN MAHKUM EDİLMESİYLE 22 MART'TA PATLADI"
Türkiye'de yargı kültürünün henüz bireysel, liberal hukuk anlayışına adapte olamadı. Bu yargının kararlarında zaman zaman gördüğümüz olaylar. Hem o istikamette görüyoruz hem bu istikamette görüyoruz. Dün Tayyip Erdoğan'a oluyorsa bugün başkasına olabiliyor. İkincisi Türkiye'de mevzuat henüz soğuk savaş döneminin otoriter Kemalizm döneminin bıraktığı anlayışlarla yapılan mevzuat, bunun Avrupa standartlarına uyması, bireysel özgürlükleri ön plana alan bir anlayışa geşmesi henüz yeterince olmadı. Mesela Hatip Dicle meselessiyle gündeme gelen Anayasa'nın 76. maddesinde; terör suçlarından tutuklu olanları veya terör suçlarından soruşturmaya maruz kalanları olabildiğince cezaevinde tutma, parlamento dışında tutma eğilimi var. Bu olay patlak verinceye kadar hiçbirimiz yadırgamadık bunu. Diyebilir misiniz ki; 'Falanca hukuk profesörü, falanca liberal yazar ya da falanca AB'ni savunan siyaset bilimci Anayasa'nın 76. maddesinde böyle bir adaylık problemi var'. Dedik mi? Demedik.
Bir sorun çıkacağı beklentisi de 22 Mart'ta Hatip Dicle'nin mahkum edilmesinden sonra ortaya çıktı. Bunu şunun için söylüyorum; bir çok şey öngörülmez, siz yeni duruma göre sisteminizi ayarlayamadıysanız , yeni durumun ortaya çıkaracağı ihtimaller karşısında eski sistem patlamalar, çatlamalar yapabilir. Problem hem zihniyet problemi, hem mevzuat problemi.
BÜLENT ARINÇ'IN KONUŞMASI UMUTLANDIRDI
Başbakan da çıkıp en azından Bülent Arınç gibi konuşabilir. Bülent Arınç'ın konuşması hepimizi rahatlattı, memnun etti, umutlandırdı. Hukukçu kurmaylarıyla toplanmış. Besbelli ki bir çözüm arıyor. Temmenni ediyorum ki, Başbakan bu işin Anayasa değişikliği ile çözümü nedir?, Siyasi Partiler Kanunu, daha çok Milletvekili Seçilme Kanunu, Ceza Muhakemeleri Kanunu ile ne yapabiliriz? çözümü arıyor. O çözümden sonra konuşacaktır umudu içerisindeyim. Öyle de olması lazım.
BDP'LİLER MECLİS'E GİRMEZSE NE OLUR?
BDP'liler Meclis'e gelmezlerse Anayasa'ya göre 1 ay içerisinde, 5 birleşimde yani 5 günde meclise devam etmeyenlerin milletvekilliği meclis kararıyla düşer. Düşerse ne olur? 35 milletvekilinin düştüğünü kabul edersek. 35 yerde seçim olur. Mesela İstanbul'dan 1. Bölgeden 1 kişi seçilecek. İstanbul'dan 1. Bölgeden seçilmek demek bağımsızlar için 38 milletvekilinden birinin seçilmesi demektir. Şimdi 38 kişi seçmek için değil de bir kişi seçmek için İstanbullular sandığa gittiğinde o bağımsızı mı seçerler? Dolayısıyla seçime sebebiyet verdikleri takdirde bağımsızlar milletvekilleri sayıları 30'un altına düşer, AK Parti'nin sayısı da 30'un üstüne çıkar. Temsil gücünde azalma olur hem de BDP'nin kendi çıkarı açısından göze alamayacağı bir risktir. Parlamentoya döneceklerini bırakıyorlar.
BDP'LİLER MECLİS'E MUHAKKAK GELECEK
Selahattin Demirtaş, " Biz Meclis'i boykot etmiyoruz, protesto ediyoruz. Somut bir şeyler olursa Salı günü yemine katılabiliriz" demiş. İşte demokrasinin iyi tarafı bu. En nihayet hesapların bir ortak noktası vardır demokraside. Başbakan öyle davranabilir, başkası böyle davranabilir ama ortak olarak yeni bir seçime gider misiniz, gitmez misiniz? BDP'nin yeni bir seçime gitmeyi göz alması mümkün değil. Onun için muhakkak gelecekler. 'Mecbursun kardeşim gelmeye' tavrıyla onları siz Parlamentoya getirirseniz, yarın Anayasa yapımında diyalog kurmanız zor olur. Onun için 3.'üncü dönem başbakanlığını yapan Başbakan besbelli ki egosu çok yüksek birisi, bunu takdir anlamında söylüyorum. Büyük liderlerin hepsinde Atatürk de dahil olmak üzere çok yüksek bir ego vardır. Başbakna'ın tarihe büyük insan olarak geçmek diye takdir edilmesi gereken egosu bir yeni Anayasa yapmayı önümüzdeki 3 yıl içerisinde - çünkü 3 yıl sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi var- ikincisi de Kürt Meselesini en azından yumuşatması gerekiyor. Bu nasıl olur, görüşmeyle olur. Bu görüşmeyi nasıl sağlayacaksınız? CHP ile görüşebilir olacaksınız. Bu Ergenekon sanıklarının çözümünde Başbakan'ın gayretli olması gerekiyor.
ÇÖZÜM GAYET KOLAY: CMUK'TA TEK BİR MADDE DEĞİŞİKLİĞİ
Ergenekon sanığı olan ve Balyoz sanığı olan 2 CHP'li ve 1 MHP'li bunlar seçildikleri halde niye tahliye edilmiyorlar? Katolog suçlarından dolayı. Siz CMUK Kanunu'nda bir tek maddede değişiklik yaparsınız, belirli suçları dokunulmazlık kapsamına aldığınız zaman onlar dokunulmazlık kazanmış olurlar. Geçmişe yönelik işlemez, bulundukları andan itibaren dokunulmazlık kazanacakları için bulundukları andan itibaren tahliye olmaları lazım. Geçmişe işlemesine gerek yok zaten. Çok basit bir tek kanun, Anayasa'ya lüzum yok. yani Mustafa Balbay gibi olanların durumunu çözmek için Anayasa değişikliğine gerek yok. Bunu AK Parti'li Ahmet İyimaya da söyledi, dokunulmazlık kapsamına almak. Bunlar niye seçildikleri halde içerideler? Dokunulmazlık kazanamadıkları için. O zaman çok basit dokunulmazlık kazandırırsınız.
ATATÜRKÇÜ İLE BÖLÜCÜ ARASINDA FARK YOK
Bekir Bozdağ'ın açıklamaları hiç umut verici değildi. Başbakan hukukçu kurmaylarını toplamış bu işe bir çözüm aranıyor.
Geriye uygulanamaz olan Hatip Dicle'nin durumudur. Diğerleri için buna zaten ihtiyaç yok. Dokunulmazlık kazandıkları andan itibaren serbest bırakılacaklar, bu KCK tutukluları için de geçerlidir. Hukuki bakımdan Ulusalcı, Atatürkçü, Kemalist Mustafa Balbay ile Kürtçü, Bölücü, Ayrılıkçı KCK sanıkları arasında hiçbir fark yok. Birisi için üreteceğiniz hukuki çözüm ötekini de içerir. Hukukta objektif, herkes için geçerli kurallar vardır, ayrım yapamazsınız. Bu da nedir; falanca falanca suçlardan yani eline silah almamışsa dokunulmazlık kazanır diye çıkaracaklar. Doğrusu da budur. Daha önceki mevzuatta bunlar dokunulmalık kazanıyorlardı. 12 Eylül'ün getirdiği bir rejimdir terörle mücadele. 12 Eylül'e de anlayarak bakıyorum, 12 Eylül öncesinde birbirimizi öldürüyorduk, ona karşı bir tepki. Ama teröre kıyısından köşesinden bulaşanları meclisin de dışarısında tutalım ve olabildiğince cezaevinde tutalım duygusu ile yapıldı. Bugünkü Türkiye'ye dar geliyor bu.