‘Gidin yenilin’ demek zorunda kaldık’
Kökleri 1886'ya kadar uzanan ve yıllar içinde efsane sporcular yetiştirmiş Beyoğlu Spor Kulübü, 1. Pera Basketbol Ligi'ne ev sahipliği yapıyor. Rum, Ermeni, Türk sporseverlerin yarıştığı lig, barış mesajları veriyor

Ekin TÜRKANTOS / HT CUMARTESİ
İstanbullu Rumlar tarafından 1886’da kurulan ve ilk adı Ermiş olan spor kulübü, 1914’te Pera Spor oluyor. Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte de yani 1923’te Beyoğlu Spor Kulübü olarak şimdiki adını alıyor. Spor tarihinin mihenk taşlarından sayılan bu köklü kulübün yetiştirdiği isimler ise hayli fazla. Sabri Dino, Kadri Ertaş, Yordan Kasapoğlu, Ayhan Bermek, Sofyanidis, Lefter, Arap Güngör, Aleksanderis kardeşler ve Oktay Çimen’in de spor hayatında Beyoğlu Spor Kulübü’nün önemli bir yeri var. Üç büyüklerde şöhrete ulaşmış sayısız sporcuyu yetiştiren Beyoğlu Spor Kulübü, bünyesinden iki büyük kulüp çıkarmayı da başarmış. Yunanistan’ın ünlü kulüpleri AEK ve PAOK’un kökenleri bile Beyoğlu Spor Kulübü’ne uzanıyor. Cumhuriyet’ten önce özellikle atletizm alanında başarıları bulunan kulüp, 60’lara kadar 1. ligde oynuyor, 70’lerdeyse masa tenisi gibi alanlarda Türkiye ve Balkan şampiyonlukları kazanıyor. Bu arada futbol, basketbol ve voleyboldaki başarıları da devam ediyor ancak seneler içerisinde cemaat daraldıkça ve ekonomik yönden zorluklar kendini göstermeye başlayınca ne yazık ki futbol alanında, amatör kümelere çekiliyor. Tabii bu durum, uzun yıllarını bu kulüpte geçirmiş spor tutkunlarını vazgeçirmiyor. Haftada bir gün buluşup maç yapıyor, dertleşiyor, böylece sosyalleşiyorlar. Uzun yıllar süren dostluklarını yaptıkları maçlarla taçlandırıyorlar. Özetle kendi çabalarıyla kulübü yaşatmak için ellerinden geleni yapıyorlar. O kadar ki 1. Pera Basketbol Ligi sürerken tribünlerini bile kendileri inşa etmişler. Basketbol sahaları nizami değil, parkeleri eski, skorboard’ları yok ancak televizyonu bilgisayara bağlayarak bu sorunu da çözmüşler. Her biri farklı meslekten ve yaştan kişilerden oluşan ekipte bugün 15 yaşında sporcu da var. 55 yaşında sporcu da... 500’den fazla üyesi, 150’ye yakın da aktif üyesi bulunan kulübün içindeki bir odayı boylu boyunca madalyalar ve kupalar kaplamış durumda. Beyoğlu Spor Kulübü’nün büyük başarıları ve parlak yıllarına ait kupaların sayısı bini geçiyor. Eski gümüş kupaların bir o kadarıysa ne yazık ki bir tadilat sırasında yok olmuş.
DEPLASMANA GİDECEK PARALARI YOK
Anlattıklarına bakılırsa, geçmişte öyle zor zamanlar geçirmişler ki takımları mahalli ligde şampiyon olduğunda play-off’lara katılıp üst sıralara çıkmasını istememişler, çünkü deplasmanı ödeyecek paraları yokmuş. Sporculara kimi zaman “Gidin ve yenilin” demek zorunda bile kalmışlar. Maddi imkânsızlıklara rağmen kulübü yaşatmaya kararlı olduklarını söyleyen kulübün yöneticilerinden Andrea Rombopulos, “Bir sporcuya bunu söylemek kolay değil, bu yüzden federasyonların amatör kulüplere de destek çıkmasını istiyoruz. Şu an bütün maddi imkânlar profesyonel kulüplere akıyor, oysa esas sporcu yetiştiren kurumlar amatör kulüplerdir. Bizim kulübümüz geçmişte çok önemli isimler çıkardı. Ancak imkânlar kısıtlanınca kendi çabamızla bir şeyler yapmaya çalışıyor ve spor faaliyetlerini minimum seviyede de olsa sürdürüyoruz” d iyor.
YENİDEN MASA TENİSİ
Yönetimin kulüpte bir zamanlar etkin olan masa tenisini yeniden canlandırmak gibi bir niyeti var. Voleybolda ise bir kadınlar takımı kurmuşlar. Kapıları tüm sporseverlere açık. İsteyenler kendi gruplarını kurup burada yer alabiliyorlar. Bu sene basketbol ligini yapma fikri Stelyo Muhlidis’ten gelmiş. Amatör olarak 2-3 takım kalsa da bu ligin yapılabileceğini savunuyorlarmış ama kısa sürede 11 takım olduklarını görmüşler. Takımların içinde eski sporcular da var, yeni başlamış gençler de... Lig devam ederken sporcular bir yandan da yeni projeleri hayata geçirmek istiyor. Herkesin severek geldiği kulüple bir gönül bağları var. Esas amaç kulübü yaşatmak ama Türkiye’nin geçirdiği çeşitli dönemlere de şahit oldukları için yaptıkları iş çok önemli. Dışarıda her ne olursa olsun birliğe, bütünlüğe, farklı din ve görüşlerden insanların bir arada mutlu yaşayabileceğine inanıyorlar, böylece gençlere örnek oluyorlar.
‘Bu kulüple gönül bağım var’
Tanju Kurşunlu (52 yaş), esnaf “İlkokula giderken annemin yönlendirmesiyle kulübe gelmeye başladım. O gün bugündür burayla bir gönül bağım var. Hem yıllar içinde kazandığım dostlarım var hem de birlikte spor yaptığım ekip arkadaşlarım var. O yüzden her çarşamba gelip oynuyoruz. Mühim olan arkadaşlığımızın sürmesi.”
‘Genç arkadaşlara örneğiz’
‘Hep sporun içinde olmak istiyorum’