"Adam gibi adam Tayyip Erdoğan"
Fenerbahçe tribünleri, 3 Nisan 2004'teki Akçaabat Sebat maçında bu pankartı açtı. Beşiktaşlılar ise ertesi hafta yine tribünden yanıt verdi:
"Adam gibi adam, ATAM."
Geçtiğimiz hafta ise 2. Lig'de Tepecik Belediyespor maçı öncesi Üniversiteli Göztepeliler Organizasyonu'nun başına ilginç bir şey geldi.
"Atam, güneşin doğuşunu izlediğin yerden Cumhuriyet'in batışını izleyenlere meydan okuyoruz" yazılı, Atatürk fotoğrafının üzerinde bulunduğu pankart, stada alınmadı
Polisler ve federasyon yetkilileri buna izin vermedi. Bu pankart siyasi miydi? Bana kalırsa kesinlikle evet. Futbol siyasetin dışında mı? Kesinlikle hayır.
*
Bazen basit şeyler ne çok şey anlatır.
TDK'ye göre "Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan oyun, ayak topu" yani futbol gibi.Siz bakmayın "Halk afyonu futbol" diyenlere.
Tribünler aslında kabaca bir halkın izdüşümüdür. Genel eğilimlerin tümsek aynadaki aks'idir.
Beyinden çok kalptir. Akıldan çok duygu.
Düşmanlık, çelişki, dayanışma, tepki, kaypaklık hep birlikte kol koladır.
Simon Kuper'in dediği gibi çoğu zaman "futbol asla sadece futbol
değildir"
İskoçya'da Glasgow Rangers'la Celtic'i din, İspanya'da Barcelona'yla Real Madrid'i ırk, İtalya'da Roma'yla Lazio'yu ideoloji kapıştırır.
İşin aslı tribünler dünyanın hiçbir yerinde siyaseten yalıtılmış bölgeler değildir.
Zaten tamamen yalıtırsanız ortada koşturan 22 kişiden başka ne kalır?
Haftada 168 saat var. Düşünün bir adam 166 saat küfrediyor.
Maç izlediği 2 saatte hiç küfretmemesi umuluyor. Mümkün mü?
Bugün Türkiye'nin yarısı, belki daha fazlası, Cumhuriyet'in kazanımlarını kaybetmekten ölesiye korkuyor.
Göztepeli gençlerin açtığı pankarttaki "meydan okuyoruz" ifadesi bu korkuyla doğrudan bağlantılı.
Bu tepkiyi görünmez, gösterilemez kılmak, sorunun kendisini ortadan kaldırmıyor.