Gizli kalsın
Diyanet’in “Fetvalar” kitabında, “Baldızıyla zina eden kişinin hanımı boş olur mu” sorusuna “Nikâhlarına zarar vermez” yanıtı verilmesi haliyle öfkeyle karşılandı.
Bu fetvayı verenler haklı bir biçimde hem eleştiri hem de alay konusu oldular.
İbadetin aleni, ahlaksızlığın ise gizli olmasını savunanlar ise bu baldız işinin ortalığa dökülmesinden rahatsız oldular.
Öyle ya, bu fetva kamuya mal olmak üzere verilmemişti.
Ve gırtlağa kadar siyasete batmış Diyanet İşleri Başkanı bir açıklama yaparak “2015 yılında basılmış bu fetvayı gündeme getirenler suçludur” demeye getirdi.
Yuh artık.
Yuh ki ne yuh!
Fetvayı vereni değil, “Böyle rezillik olur mu?” diyeni suçlayan bir zihniyet.
2015 dediği de sanki milattan önce 2015.
Biraz daha eski olsa “O zaman Diyanet CHP’ye bağlıydı, jakoben zihniyet, Nişantaşı Etiler diyaneti” falan diyecek belki ama 2015 daha dün gibi.
“Bir hata edilmiş, bu fetvayı veren kişi veya kişiler ile ilgili soruşturma yapılacaktır, kitap toplatılacaktır” falan diyeceğine bunu duyuranları suçluyor Başkanlık makamında oturan kişi.
Çünkü kendi de biliyor sorun fetva değil, sorun bu fetvanın duyulması.
Çünkü geleneklerine göre ibadet duyurulmalı, kitabına uydurulmuş kabahat gizli kalmalı.