Kıskanç Karadeniz erkeği AB fonlarını heba etti
2 yılda hazırlanan Karadeniz ekonomik raporunda çarpıcı ayrıntılar Ortaya çıktı. Metin Can Trabzon'dan bildiriyor
Karadeniz bölgesi illerinde faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşları ekonomik ve sosyal sıkıntılarına çare bulmak için sırt sırta verdi. İş Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Vizyon Geliştirme ve Bilinçlendirme Projesi kapsamında yapılan anket ve araştırmalar rapor haline getirildi. Türkiye Sanayiciler ve İşadamları Konfederasyonu (TUSKON), Uluslararası Sivil Toplumu Destekleme ve Geliştirme Derneği (USİDER)'in desteğiyle başlatılan 'STK Bilinçlendirme ve Vizyon Geliştirme' projesi kapsamında Kradeniz Bölgesi raporu açıklandı. Raporu değerlendiren TUSKON Başkan Yardımcısı Fuat Özbekli, devletin üzerindeki yükleri azaltmak, topluma hizmet verme kapasitesini artırmak istediklerini söyledi. Özbekli, "Karadeniz Bölgesi sosyal ve ekonomik problemlerin en ağır hissedildiği bölgelerden biri. Bu soruların çözümüne katkıda bulunmak için sivil toplum kuruluşları ile çözüm arayışına yöneldik. Bölgenin refahı için sorunların tek tek çözülmesi lazım. Çünkü bu sorunları, sadece sivil toplum kuruluşlarının çözebileceği görülüyor" dedi. Karadeniz Genç İş Adamları Derneği Başkanı Erkem Kayıkçıoğlu da ortak bir politika oluşturularak profesyonel veriler ışığında Karadeniz Bölgesi’nin sorunlarına çare aradıklarını aktardı.
AB para verdi gene de kıskanç kocaları ikna edemedi
Daha önce Avrupa Birliği'nden alınan 360 bin euroluk fonu "Bu işin altında bir çapanoğlu vardır, kim kime bedava parar verir" diyereke reddededen Karadenizlilerin benzer tepkileri bir çok AB fonunu da verdikleri ortaya çıktı. Örneğin Amasya'da ticaret odası 162 bin Euro bütçeli dış ticaret ve ekonomi kursu düzenledi. Katılımcıların çoğunluğunu bayanların oluşturduğu ve bir yıl süren eğitimin ardından yüzde 60 istihdam sağlandı. Ancak hanımlar, beyleri izin vermediği için işe başlayamadı. Ticaret Odası Meclis Başkanı Önder Namlı’nın verdiği bilgilere göre kadınlar, eşlerinin izin vermeyişinden dolayı işe rağbet göstermedi. Namlı, kendi işletmesinde kadınları ağırlıklı olarak çalıştırmak istemesine rağmen ancak 70 kişiden 5’inin bayan olmasını sağlayabildiğini fonları erkeklerin sabote ettiğini ifade ediyor.
Devlet yatırımları girişimciliği köreltti
Osmanlıda bürokrasinin merkezi, cumhuriyet dönemiyle birlikte yatırımların başlıca adresi olan Karadeniz bölgesi, zamanında yapılan yatırımlardan ötürü şikâyetçi. Bölgenin geri kalmışlığında İş adamları ve Sivil toplum kuruluşu yöneticilerine göre devletin bir zamanlar bölgeye yapmış olduğu yatırımlar bölgenin girişim ruhunu körelten unsurların başında geliyor. Samsun Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Adnan Sakoğlu, Kayseri ve Denizli gibi kentlerin gelişmesinin arkasında yatan nedenlerden birinin, devlet yatırımlarının bu bölgede fazla yoğunlaşmaması olduğuna işaret etmekte. Samsun ekonomisinde bir zamanlar önemli yer tutan tütün, azot ve bakır işletmelerinin yanı sıra, bölgenin değişik yerlerinde bulunan şeker fabrikaları da zamanla siyasi rantlar haline dönüşerek kapasitelerinin çok üzerinde istihdam sağladı. Kamu iktisadi teşekküllerindeki aşırı istihdam, insanları zamanla çalışmadan para kazanmaya, “yan gelip yatmaya ve tembelliğe” alıştırdı. Sakoğlu tarafından dile getirilen bu tez, bölgedeki diğer sivil toplum kuruluşları temsilcileri tarafından da dile getirildi. Bölge insanının sanayide çalışma konusunda büyük bir isteksizlik taşıdığı, bir işte çalışıp sosyal güvenceye kavuşmaktansa, sahip olduğu yeşil kartını korumayı tercih ettiği dile getirildi. Zamanında 3500 kişiye istihdam sağlayan tek bir şeker fabrikasında bugün ise 600-800 işçi çalışıyor.
Zorlu bile Karadeniz’de gelecek görmediği için ayrıldı
Karadeniz bölgesinde sanayinin gelişememesinde rol oynayan önemli faktörlerden birinin de bölgede yaşanmakta olan göç olduğu belirtilen raporda, “Bölge, diğer bölgelere sadece emek göçü vermemekte, aynı zamanda sermaye göçü de vermektedir. Bölgede belli bir sermaye birikimine ulaşan insanlar burada fazla gelecek göremedikleri için sermayelerini başka bölgelere taşıyarak sanayi yatırımlarını buralara yapmaktadırlar. Karadeniz bölgesinden çıkıp Türkiye’nin ileri gelen sanayicileri arasında yer alan Zorlu grubu gibi değişik grupların varlığı bu bağlamda bilinen bir gerçektir.” Görüşlerine yer verildi.
30 yıl önce Trabzon’da golf oynanırdı, şimdi adını bilen yok
Samsun Ticaret Borsası başkanı Yusuf Özer’in verdiği bilgilere göre, Samsun 1970’lerde Türkiye’nin yedinci ili olarak dört konsolosluğu bünyesinde barındırmaktaydı. Aynı şekilde Trabzon da 1970’lerde değişik kültür ataşeliklerine ev sahipliği yapan ve golf oynanan bir kent niteliğindeydi. Ancak Trabzon, zamanla verdiği göçlerin ardından bugün giderek küçülen bir yerleşim birimi haline geldi.Göç yoluyla nitelikli nüfusla, kırsaldan gelen göreceli düşük nitelikli nüfus yer değiştirdi.Dolayısıyla Trabzon modern kent görüntüsünü son yirmi otuz yılda giderek kaybetti.
Biberi biz üretiyoruz markayı Maraş basıyor
Samsun Sanayici ve İşadamları Derneği (SAMSİAD) Başkanı Resul Tüfekçi, Samsun’un verimli ovalarında yetişen sebze ve meyvelerin sanayileşmiş Gaziantep, Kahramanmaraş gibi illere gönderildiğini belirterek, Özellikle Gaziantep’te üretilen salçanın önemli kaynaklarından birini Samsun’un oluşturduğunu ifade ediyor. Bafra ovasında yetişmekte olan kırmızı çarliston biberin, dünyada en kaliteli biber olarak bilindiğini kaydeden Tüfekçi, “Ancak buna rağmen bu biberle ilgili bölgede herhangi bir sanayi üretimi yapılamamaktadır.Söz konusu biber Gaziantep’teki sanayi tarafından Güneydoğu bölgesine çekilmektedir.” Diyor.
Samsun işadamlarının en büyük şikâyeti, sürdürülmekte olan teşvik politikası konusunda yoğunlaşıyor. İllerin gelir düzeyi ve kalkınma endeksi içindeki yeri esas alınarak verilen teşviklerin gerçek anlamda yatırıma dönüşemediği dile getiriliyor. Mevcut teşvik politikasının, bununla birlikte iller arasında haksızlıklara yol açtığı da işaret edilen raporda “Samsun’da faaliyet gösteren iş dünyası sivil toplum kuruluşları teşviklerin ilin kalkınma endeksi içindeki yerine göre değil, sektöre göre yapılmasının önemine işaret etmektedirler. Sektörel teşvik uygulamasının harekete geçmesi durumunda Samsun, medikal, ulaşım, enerji ve gıda gibi pek çok sektörde dünyada söz sahibi olacak bir konuma gelebilir.” Görüşüne yer verildi.
Devlet üreticiden fındık alımını durdursun
Türkiye, ortalama 700 bin ton civarındaki fındık üretimiyle dünyada birinci sırada yer alıyor. Fındıkta önemli bir sorun olarak devlet alımları yüzünden fındık piyasasının oluşamayışı gösteriliyor. Trabzon Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Hasan Osman Sabır’ın verdiği bilgilere göre devlet alımı yüzünden fındığın fiyatı dünya piyasalarından daha yüksek. Bu da Türkiye’nin dünyadaki rekabet edebilirliğini engellemektedir. Sabır’ın verdiği bilgilere göre devlet geçen yıl 100 bin ton fındık satın almış ve 200 trilyon zarar etmiş. Bu bakımdan devlet, fındığı piyasadan alarak fiyatını yükseltmek yerine, doğrudan çiftçiye
vererek veya ürün desteğinde bulunarak fındıkta dış pazarla rekabetimizi geliştirmelidir. Trabzonlu işadamı dernekleri Karadeniz’e açılan kapı olması nedeniyle Trabzon’u Hong Kong tarzı bir yapıya kavuşturmaya dönük projeler geliştiriyor. Bu projeye hizmet edecek olan ayaklardan biri Trabzon-Diyarbakır demir hattı olacak. Buna göre Trabzon’la Diyarbakır arasına inşa edilecek demir yoluyla GAP bölgesinde üretilen tarımsal ürünlerin Karadeniz bölgesine ulaştırılması, buradan da başta Rusya, Ukrayna ve Orta Asya ülkeleri olmak üzere dünya pazarlarına taşınması mümkün olacak.
Bölge sorunlarına Çözüm Önerileri:
Mesleki Eğitim Teşvik Edilmelidir.
Doğu Karadeniz Bölgesi’ne Kalkınma Ajansı Kurulmalıdır.
Hizmet Sektöründeki KOBİ’ler De Desteklenmelidir.KOBİ Destekleri Tek Çatı Altında Toplanmalıdır
Samsun Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TEKNOKENT) Kurulmalıdır.
Yeni Kurulan Üniversiteler Desteklenmeli ve Vakıf Üniversitelerinin Kurulması Teşvik Edilmelidir
Bölge Turizminin Gelişmesi İçin Altyapı Çalışmaları Yapılmalıdır.
Karadeniz Bölgesinin Ulaşım Problemleri Çözülmelidir.
Organize Tarım Bölgeleri Kurulmalıdır
Fındık Düz Arazilerden Sökülmelidir.
Dış Ticaret Desteklenmelidir.
Rusya, Gürcistan ve Ukrayna ile Türkiye Arasında Bölgelerarası İşbirliği Programı Uygulanmalıdır.
Türkiyede Uygulanan Teşvik Politikası Yeniden Gözden Geçirilmeli
Bölgede Lokomotif Merkezlerin Oluşturulması Gerekir
Tarımsal Sanayinin Geliştirilmesi İçin Gerekli Tedbirlerin Alınması Gerekir
Planlı ve Sözleşmeli Tarımsal Üretime Geçilmeli
Organize Hayvancılık Bölgeleri
Fındık ve Bağlı Ürünlerle İlgili Yeni Pazarlar Oluşturulmalı
Bölgede Orman Ürünlerine Dayalı Sanayi Geliştirilmeli
Karadeniz Bölgesi Türkiye’nin Yeni Turizm Bölgesi Haline Getirilmeli