Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Türk siyasetinde sık kullanılan deyimler vardır. Örneğin "doğmamış çocuğa don biçilmez" deriz.

        Oysa herkes bilir ki genç anneler, hamileliğinin ilk aylarından itibaren, bebeğine don da biçer, fanila da diker, patik örer...

        Bunu neden örnekliyorum? Çünkü Tayyip Bey, Obama'ya giderken, bir soru üzerine parti kapatmalarına karşı olduğunu söyledi.

        Gerekçesini açıklamadı; biz meseleyi demokrasi savunması olarak algıladık. Zira kendi başından da böyle tehlikeli bir macera geçmişti.

        AK Parti'nin kapatılması için açılan davada karar verilinceye kadar demokrasinin nasıl sancılı günler yaşadığını biliyoruz. Tayyip Bey bu ikircikli siyaset yargılamasından demokrasinin "yaralı" çıkmasının sıkıntısı dillendiriyor.

        Bu sözleri isabetlidir. Çünkü demokrasiyi savunan hiçbir siyasetçi bu ihtimali düşünmek bile istemez.

        *

        Tayyip Bey'in bir ilave cümlesi daha var ki, birden bütün dinleyenlerde tereddüt yarattı.

        Tayyip Bey, DTP'nin "parti kapatılırsa sine-i millete döneriz" sözünle dalga geçmeye başladı.

        Tayyip Bey diyor ki: "Sine-i millet hiçbir siyasi partinin tasarrufunda değildir. Sine-i millete dönmeyi kabul edip, etmediği seçim sandıklarda görülür... "

        Bu söz, balyoz tesiri yaratan bir siyasi nakavt teşebbüsüdür.

        Tayyip Bey bununla da yetinmeyip konuşmasını sürdürüyor: "Sine-i millete dönmek, milletin göstereceği kabule bağlıdır. Sadece

        halkımıza ait bir tasarruftur. Ve onun üzerinde de hiçbir siyasi liderin irade beyanı söz konusu olamaz...

        Peki, nesi olur?

        *

        Hem bu güne kadar hiç bir siyasi liderin cesaret edemediği model ile "Demokratik Kürt Açılımını" başlatacaksınız; hem de bu açılımın muhatap partisinin sine-i millete dönemeye hakkı olamadığını söyleyeceksiniz.

        Siyasetini beğenin veya beğenmeyin, DTP yasalara göre kurulmuştur. TBMM'de grubu vardır.

        Türkiye'nin en can alıcı ve kapsamlı demokratik açılımının muhatabıdır.

        Kapatılma riskiyle karşı karşıyadır.

        AKP'nin kapatılma davasında olduğu gibi Anayasa Mahkemesi'ni muhatap alan müdahaleleri ve ifadeleri de olmamıştır.

        Bu konudaki tek açıklaması "sine-i millete dönmekten" ibarettir.

        *

        Eğer "Demokratik Kürt Açılımında" DTP'yi samimiyetle muhatap alıyorsanız, "sine-i millet" iddiasını da aynı ciddiyetle değerlendirmelisiniz.

        Diğer Yazılar