'Zor baba' Drakula
3D formatında bir animasyon olan ve Türkiye'de sadece Türkçe dublajla sunulan “Otel Transilvanya” (Hotel Transylvania), kızını insanlardan uzak tutmaya yemin etmiş korumacı baba Drakula ve canavar arkadaşlarının eğlenceli öyküsünü anlatıyor
Animasyon, gelişen dijital teknoloji ve 3D formatıyla birlikte Hollywood'da altın çağını yaşıyor. Bu dönemde, türü kabaca ikiye ayırmak mümkün. Bazı animasyonlar sadece çocuklara seslenirken, “Otel Transilvanya” gibi hedef kitlesini gençler ve yetişkinlere doğru genişleten filmlere de artık sıkça rastlıyoruz. Bütün Hollywood animasyonlarının ortak özelliği ise çocuklara mesaj verme kaygısıyla “politik doğruculuk” hassasiyetinden vazgeçmemeleri... Dolayısıyla animasyonların büyük bölümü, birçok yetişkin filmine göre ayrımcılıktan, ırkçılıktan uzak tutulmuş, temiz ve düzgün fikirlerle inşa ediliyorlar.
'BEŞ KAZIKLI' CANAVAR OTELİ
Anne babaların artık şiddet, cinsel ve etnik ayrımcılık gibi negatif motifleri barındıran eski usul masalları çocuklarına anlatmadığı bir çağda kalabalık bir ekip tarafından yazılan “Otel Transilvanya”, ırkçılığa karşı duran mesajıyla öne çıkıyor. Küçük seyircilere “ötekileştirme” ve “düşman yaratma”nın zararlarını göstermeyi hedefleyen film, öyküsünü canavarların cephesinden anlatıyor. Kızını insanlardan sonsuza kadar uzak tutmaya yemin etmiş baba Drakula'nın canavarlar için kurduğu lüks bir otelde geçiyor film. Envai çeşit mahlukatın cirit attığı ve seyirci için sürprizlerle dolu otelin ortasına düşen genç Jonathan, Drakula'nın 118 yaşındaki “gencecik” kızı başta olmak üzere canavarların içlerindeki insan nefretini sorgulamasına yol açıyor.
POSTMODERN BİR KORKU SİRKİ
Öykünün gelişimi çok ilginç ya da sürprizli olmasa da “Otel Transilvanya”, korku filmi kültürüne sahip yetişkin seyircileri yakalamakta zorlanmayan karanlık ve ironik bir mizaha sahip. Yılların karizmatik Drakula'sı ile “sırt çantalı fırlama” arasındaki hoş ve komik karşıtlık bir yana, film asıl olarak şirin canavarlarıyla güldürüyor bizi. Genndy Tartakovsky’nin yönettiği filmde çizgiler ve karakter tasarımları harika. Canavarların hepsi de sevimli, komik ve eğlenceli: Kalabalık kurt adam ailesi, Frankenstein, görünmez adam, mumyalar, bezgin zombiler, iskeletler, odaların kapısındaki geveze kesik başlar ve diğerleri. Hepsi birlikte oteli eğlenceli, post modern bir korku sirkine çeviriyorlar. Kısacık “Alacakaranlık” göndermesi ise filmin belki en komik anı.
DUBLAJDA YEREL UNSURLAR
“Otel Transilvanya” hoş, eğlenceli, seyre değer bir film. Ama henüz “vampirli, zombili korku kültürü”ne sahip olmayan çocukları pek eğlendirmeyecek bu filmin neden tümüyle Türkçe dublajlı olarak gösterildiğini anlamak kolay değil. Kuşkusuz, yerel ağızla konuşan bazı karakterler hariç, seslendirmenin teknik ve artistik kalitesinde bir sorun olmadığı kesin ama orijinal sesleri isteyenler DVD'sini bekleyecek. Dublaj tercih edenler ise hiç beklemesin...
Mutluluk çocukla gelir
Yönetmen James Huth'un senaryosunu Sonja Shilito ile yazdığı Fransız yapımı “Mutluluk Asla Yalnız Gelmez” (Un bonheur n'arrive jamais seul), bekar müzisyen Sacha (Gad Elmaleh) ile zengin ve güçlü kocasından ayrı yaşayan üç çocuklu Charlotte'un (Sophie Marceau) aşkını romantik komedi formatında anlatıyor. Sorumluluk nedir bilmeyen, çamaşırlarını dahi annesine yıkatan, hep tek gecelik ilişkiler yaşayan uçarı Sacha ve çocuklarının sorumluluğuyla aşkı bir arada götürmek isteyen sakar Charlotte'un ilişkisi kuşkusuz ilginç yanlar taşıyor. Ama film açıkçası dişe dokunur meselelere girmeyi tercih etmiyor. Bunun yerine, seyirciyi güldürüp eğlendirmeyi hedefliyor. Özellikle ilk yarısında bu hedefine ulaşsa da belirli bir noktadan sonra öyküsü ilginç olmaktan uzaklaşıp yavanlaşıyor. Hatta sonlara doğru, bizim eski masalsı Yeşilçam filmlerini hatırlattığı bazı bölümlerde çok demode bir hal alıyor. Filmin en iyi yanı 35 mm. negatif filmin tadını hissettiren, sıcak ve canlı renk paleti. Ayrıca dar 1.66:1 formatıyla 20-30 yıl öncesinin sinemasını hatırlatan hoş bir havası da var. Formunu çok iyi koruyan Sophie Marceau ve bizde pek tanınmayan komedyen Gad Elmaleh'in oyunculukları açıkçası pek göz doldurmuyor. Unutulmaz bir çift olacaklarını da pek sanmıyorum. Sonuç olarak, romantik, komik bir film arayanlara hitap edebilir.