Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İç tüketimin son 10 yılda 3 kat, ihracatın 6 kat arttığı bir pazar. Bir yandan yükselen sağlıklı yaşam trendi, diğer taraftan küçülen gazlı içecek tüketimi. Bütün bunlar, meyve suyunu son yılların en yenilikçi ve rekabetçi sektörlerinden biri yaptı. Pazarda pek çok oyuncu var, yenileri giriyor. Mevcutlar yeni ürünler deniyor. Yüzde 18 paya sahip pazar liderinin ardından Dimes yüzde 14 pay ile ikinci sırada. Bu ortamda Türkiye'nin en eski meyve suyu üreticisi Dimes, yurtdışında fabrika kurmaya ve halka arza hazırlanıyor. Dimes'in üçüncü kuşak patronu Ozan Diren'le sohbet ettik. Yeni yatırımlar yapıyorsunuz. Kişi başına meyve suyu tüketiminin önümüzdeki dönemde ne kadar artmasını bekliyorsunuz? Şu anda kişi başına 9 litre. Ben Akdeniz'i referans alıyorum. Yunanistan'a bakıyorum. Onlarda kişi başına tüketim 17 litre. Aynı banttayız, aynı tip insanlarız, yemeklerimiz aynı. Demek ki iki katına çıkma potansiyeli var. Ortaklık ya da satış gibi bir ihtimal gündeminize geldi mi?

        Sektör konsolidasyon gerektiriyor. Ama bizim satıştan ziyade halka arzla şirketimize sermaye katıp büyüme hedefimiz var. 106 ülkeye ihracat yapıyoruz. Yurtdışında üretim planımız var. Uzakdoğu, Afrika, Doğu Avrupa’ya yoğunlaştık. Bu işte büyük bir potansiyel görüyoruz. Ben Dimes'teki potansiyelin bugünkü değerinin çok üzerinde olduğunu düşünüyorum. Birisi gelip de bana ‘Sizi satın almak istiyoruz’ dese ‘Kaç para verirsiniz’ diye bile sormuyorum.

        2013’TE HOLDİNG OLDULAR

        Dimes şu anda Tokat, İzmir ve Aydın’daki fabrikalarda yılda 100 bin ton meyve işleme, 300 bin ton meyve suyu üretme, 100 bin ton süt ve süt ürünleri üretimi ve 1800 ton şarap üretme kapasitesine sahip. Geçtiğimiz yılı 30 milyon lira yatırım, 15 milyon dolar ihracat, 400 milyon lira ciro ile kapatan şirket bu yıl da 13.5 milyon lira yatırım, 25 milyon dolar ihracat, 500 milyon lira ciro hedefliyor. Dimes 2013 yılında tüm şirketlerini Diren Holding çatısı altında bir araya getirdi.

        KARADA ŞEFTALİ UÇAKTA DOMATES SUYU İÇİLİYOR

        Bu uçaklardaki domates suyu merakı nedir?

        Karada hiç içmeyen bile havada domates suyu talep ediyor? Domates suyu içilesi bir ürün aslında, tuzlu ürün seviyoruz, ayran mesela. Ama bence günlük hayatta insanların aklına gelmiyor. Genelde uçaklarda dikkat edin, bir kişi içtikten sonra arkasından gelen herkes domates suyu istiyor. 3 numara içtiyse dördüncü, beşinci, sırayla herkes domates suyu istiyor. Uçakta elma, portakal, domates ikram edilir en çok. Uluslararası standartlarda böyledir. Normalde şeftali daha çok tüketilir Türkiye’de, ama uçakta işte karşısına çıkınca talep ediyor tüketici. Toplam domates suyu üretimimizin yarıya yakınını uçak sanayiine veriyoruz.

        AVUSTRALYALI BAYİYE ÇANAKKALE’Yİ GEZDİRİP DOSTLUĞUNU KAZANDIK

        İhracatı artırmaya çalışırken karşınıza engel olarak çıkan Çanakkale hikayeniz var, onu anlatır mısınız?

        2004’te Uzakdoğu ile ilgileniyoruz. Filipinler’de ideal bir distribütör bulduk. O şirketin bir satış direktörü var, Avustralyalı. Defalarca görüştük ama bir türlü sonuç alamıyoruz. Fiyatta sorun yok, üründe yok ama anlaşma olmuyor. En son ‘Problem nedir’ diye sordum. ‘Siz Türkler Anzaklar’ı öldürdünüz, benim dedem Çanakkale’de şehit oldu’ dedi. ‘Hiç düşündün mü deden ne yapıyormuş orada, niye gelmiş. Biz orayı işgal mi etmişiz’ dedim. Gözleri doldu, sonra anlaştık tabii. Bir tur şirketiyle anlaştım ve onu Gelibolu’ya gönderdim.

        Diğer Yazılar