Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Düşünün, 21 yıllık evlisiniz. İki çocuğunuz var, biri 19 biri 16 yaşında. Büyük olanı erkek, babanızın adını vermişsiniz; Ramazan... Küçük kız Gamze, onun için rol modelsiniz, dizinizin dibinden ayrılmıyor. Gelecekleri için onlara hasret kalmayı göze alıyorsunuz. Onları bırakıp başka bir şehre çalışmaya gidiyorsunuz. İşte ne olduysa o zaman oluyor. Hayatınız bir anda kâbusa dönüşüyor. İşte Osman Çürümez'in hayatı...

        Tanıyalım sizi biraz...

        50 yaşındayım. Eski eşimle 1987'de Denizli Tavas'taki Seki Köyü'nde tanıştık. Aynı köydeniz. Görücü usulüyle... Hemen evlendik. 1991'de İzmir'e taşındık. 10 yaş vardı aramızda. İyi anlaşıyorduk. İki çocuğumuz oldu. Yıllar geçti gitti...

        Sonra?

        2008'de iyi bir iş bulup İstanbul'a gittim, çocuklarımın geleceği için. Bir gün arayıp para istedi. Zar zor gönderdim, maaş almama daha vardı. O parayla eşyaları satmış. Çocukları da alıp kaçmış. Sonra aradı yine, "Seni terk ediyorum" dedi. Ben sinirden gülmeye başladım. Şaka sandım. "Sen gerizekâlı mısın" dedi bana... O zaman ciddi olduğunu anladım. "Neden yaptın bunu, çocuklarımız var" dedim. "Senden değil onlar şerefsiz" dedi. Gözümü açtığımda hastanedeydim. Bir süre kız kardeşimin yanında kaldım. Sonra da boşanma davası açtım. Üçüncü duruşmada boşandık.

        Babalarının kim olduğunu merak etmediniz mi?

        Etmez miyim! Çocukları nüfusumdan düşürmek için dava açacaktım. "Gel anlaşalım, nafaka falan da istemiyorum" dedi ama kabul etmedim. Telefon kayıtlarından eniştem çıktı. Görgü tanıkları da geçmişte gördüklerini itiraf edince, mahkeme DNA testi istedi.

        Ne zaman başlamış?

        1992'de. Yakın oturuyorduk. Üçümüz de kot yıkama fabrikasında çalışıyorduk. Beraber gidip geliyorduk işe. Bizim işyerinin çatısında ilişkiye girerken görenler olmuş.

        Neee!

        Eniştem fabrikada ustabaşıydı, onları "Osman'a söylerseniz sizi işten attırırım" diye tehdit etmiş. "Zaten inanmaz eniştesi olduğum için" demiş. İşlerini kaybetmemek için susmuşlar. Denizli'de de sarmaş dolaş görmüşler, aile meselesi diye söylememişler.

        Kadınların içgüdüleri kuvvetlidir. Ablanız da mı anlamamış?

        Yıllar önceydi. Ben çalışıyordum. Oğlan 1 yaşındaydı. Ablamlar hep birlikte denize gitti. Suda ablamı boğmaya kalkmış iki sevgili. Küçük kız kardeşim görmüş. "Doğru mu" dedim ablama, "Evet" dedi. "Neden sakladın yıllarca" dedim. Sustu. Şüpheleniyormuş ama... Benim ayrılık hikâyesini duyunca "Kesin o çocuklar benim kocamdan" dedi.

        Haklıymış. Onu bir daha görmedim. "4 çocuğum var" diye sustu ama gurursuzluk yaptı, beni de kaybetti.

        'İKİSİNİ DE ÖZLEMİYORUM'

        Neticede eniştenizin 6 çocuğu var!

        Adamın ablamdan 4 kızı var, eşimden de 2... Oğlum sandığım Ramazan 19 oldu, askere gidecek. Gamze de 16 yaşında. Çocuklar ne tepki verdi bilmiyorum. Bir daha görmedim ikisini de. Ne göreceğim benden olmayan çocukları!

        Çocukların ne günahı var?

        Benim ne günahım var? Oğlan bu olaydan sonra ölümle tehdit etti beni. "O. çocuğu, iftira atıyorsun" dedi. Şimdi öğrendi her şeyi. Ablamın kocasından olan çocuklara "Eyvallah" demem. 10 metre yakınıma yaklaştırmam.

        Şimdi annesinden de nefret edecek...

        Umurumda değil!

        Kızınız?

        Benim kızım değil! Onun bir kötülüğünü görmedim, bana çok düşkündü.

        Onu da mı özlemediniz?

        Yalanı Allah sevmez. İkisini de özlemiyorum.

        Olaylar ortaya çıkınca da dava açtınız...

        Evet, hem o kadına hem de çocuklarının babasına 100'er bin liralık tazminat davası açtım. Birkaç gün önce sonuçlandı. Sıkıştıkları için itiraf ettiler mahkemede. O kadın "Ben zaten dilekçe vermiştim, çocuklar Ahmet'ten diye" dedi. Mahkeme salonunda zor durdurdular beni. O psikolojiyle her şey olabilirdi. Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde yattım 3 ay, kafayı yedim.

        200 bin lira?

        20 bin liraya karar verdi mahkeme ama temyize gideceğiz. Birine 16 birine 14 yıl ben baktım.

        'Ramazan büyüdükçe o adama benziyor'

        Sizin çocuğunuz olmuyor mu acaba?

        Hayır hayır. Hakim de sordu, "İspatlayacağım" dedim. Test yaptırdım.

        Aranızdaki cinsel ilişki nasıldı?

        Normaldi.

        İlişkiye pek girmiyor muydunuz peki?

        Giriyordum.

        Neden ikisi de enişteden oldu?

        Ablama "Ahmet'ten çocuğum olsun istedim" demiş. Sevmiyormuş beni. Nasıl başardı bilmiyorum. Ama ben kısır değilim, evlendiğimiz yıl 6 aylık çocuğunu düşürdü.

        Belki o da sizden değildi.

        Yok, o bendendi. Kan testi yaptırdım.

        Hep bir şüphe vardı yani...

        Bilmiyorum. Büyük yerde yetişmiş, oralarda her şey olabilir. Test yaptırmama kızdı, annesinin evine gitti zaten.

        Acaba intikam mı aldı sonradan?

        Bilmiyorum.

        "Yazık, kadının günahını aldım, üzdüm" dediniz mi?

        Dedim.

        Peki "Bu çocuklar bana hiç benzemiyor" diye geçirdiniz mi içinizden?

        Hiç aklıma gelmedi, nasıl gelsin? Kimin gelir? Ama Ramazan büyüdükçe o adama benziyor.

        Çok kötü oluyorum.

        'İstedikleri gibi oynaşıyorlar!'

        En büyük darbe hangisiydi tüm yaşadıklarınızın arasında?

        Önce 21 senelik eşimin ihaneti sonra "Ağabeyim" dediğim adamınki. Ablam en sonda. Ona da çok kızgınım. "Ne yapayım 4 çocukla" dedi. Daha önceden biliyormuş. Geceleri yatakta yanında konuşurken duymuş. O kadar rahatmış adam.

        Şu anda kim, nerede, ne yapıyor?

        Adam ablamın yanına döndü, hâlâ evliler. Eski eşim önce annesinin yanına sığındı, Denizli'de. Sonra kendi evine çıktı herhalde. Eniştemi evine alıyormuş, görenler var. Adam bakıyordur büyük ihtimal ama evlenmiyor.

        Ablanız boşanmadığı için mi evlenmiyorlar?

        Niye evlensinler ki, keyifleri yerinde. İstedikleri gibi oynaşıyorlar. Mahkemeye bile beraber geldiler.

        Siz nasılsınız?

        Ben bir süre Turgutlu'da bir çiftlikte kahyalık yaptım. Akıl hastanesinden çıkınca avukatım "Git, buradan uzaklaş. Mahkemelere ister gel ister gelme" dedi. Mantıklı buldum. Bursa'ya gittim. Öyle geldi içimden, sebebi yok. Aslında varmış... Hem de çok güzel bir sebebi varmış. İş buldum orada, tekstil yine. Düzen kurdum. İkinci el eşya aldım. Çalışırken 2 yıl önce eşimle tanıştım. Erzurumlu, insan gibi insan. İyiyim Allah'a şükür. Yuva kurdum yeniden. Mutluyum eşimle. 1 kızı var 5 yaşında, benden 13 yaş küçük. Ben emekli olunca Manisa'ya geldik.

        Sormaya korkuyorum, ama çocuk yapacak mısınız?

        Kızı biraz büyüsün, istiyorum tabii ki... O da istiyor.

        Zaman her şeyin ilacı mı?

        Tabii... Şu anki eşim bana her şeyi unutturdu. Öbürü görücü usulüydü, bu aşk. Hâlâ da aşığım. 2 yıldır devam ediyor. Yıkılmadım ve onlara yenilmedim. Sonunda da ben mutlu oldum.

        Diğer Yazılar