Depremden sonra çocuklarda hangi durumlar görülür? Depremden kurtarılan çocuklara neler yapılmalı?
Kahramanmaraş'ta meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde iki deprem 10 ili de etkileyerek adeta tüm ülkeyi yasa boğdu. Deprem, Kahramanmaraş, Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya ve Hatay'da büyük yıkıma yol açtı. Depremde enkaz altında binlerce kişi kalırken kurtarma çalışmaları da devam ediyor. Göçük altından kurtarılan çocukların ve bebeklerin görüntüleri ise tüm ülkeye umut olurken aynı zamanda içimizi parçalıyor. Geriye kalanların da kurtulmasını umud ederken enkaz altından çıkarılan çocuklarda deprem gibi ağır travmatik olayların, psikolojileri üzerine etkileri de kaçınılmaz bir gerçek. Travmatik olayların olumsuz etkileri azaltmak için bireylerin kendileri ve aileleri için atabilecekleri adımlar göz ardı edilmemeli.
Deprem ve benzeri felaketlerin ardından kazazedelerde depresyon, anksiyete ve travma sonrası stres bozukluğu gibi psikiyatrik bozukluklar görülebilir. Bu etkiler ve reaksiyonlar olay sonrasında hemen meydana gelebilir veya bir süre sonra ortaya çıkabilir.
Travmatik olaylardan en çok etkilenenler ise çocuklar oluyor.
Çocukların soru sorarken kendilerini güvende hissettikleri ve endişelerinin duyulduğuna inandıkları destekleyici bir ortam yaratarak, onların bu travmayla başa çıkmalarına yardımcı olabiliriz. Bu tarz konuşmalar zor olsa da çok önemlidir.
Bir afetten sonra çocuklarda ve gençlerde görülen yaygın tepkiler şunlardır:
Uykuya dalmada güçlük,
Üzüntü,
Depresyon,
Hiperaktivite,
Öfke,
Hiçbir duyguya sahip olmamak veya uyuşmuş hissetmek,
Enerji eksikliği veya her zaman bitkin hissetme,
İştahsızlık ya da tam tersi sürekli yemek yemek,
Travma sonrası çocuklar konsantrasyon sorunu yaşayabilir veya kafası karışmış hissedebilir.
Kimsenin onlarla aynı tepkileri vermediğini düşünmek,
Öfke nöbetleri geçirmek,
Yatak ıslatma veya parmak emme gibi davranışlar,
Baş ağrısı, mide ağrısı veya diğer vücut ağrıları,
Okul çağındaki çocuklar kavga edebilir, sosyal olarak izole olabilir veya okul ödevlerinde sorun yaşayabilir.
DEPREM SONRASINDA ÇOCUKLARA NASIL DAVRANILMALI?
Afetle ilgili televizyon ve sosyal medya içeriğine maruz kalmamalarını sağlayın.
Evde ve okulda rutinleri mümkün olduğunca koruyun.
Birlikte aile zamanı geçirin; bu, güvenlik duygularını artırabilir, konuşmak ve paylaşmak için yararlı fırsatlar sağlayabilir.
Düzenli yemek yediklerinden ve her gece iyi uyuduklarından emin olun.
Üzücü duyguları yönetmek için alkol ve tütün ürünleri kullanmaktan kaçınmaları konusunda onları eğitin.
Dinlenmek için müzik, okuma, spor ve diğer hobiler gibi sağlıklı yollar bulun.
Çocuğun düşüncelerini, duygularını ve tepkilerini kabul edin ve onaylayın. Sorularının ve endişelerinin önemli ve uygun olduğunu düşündüğünüzü bilmelerini sağlayın.
Destek vermek ve almak için arkadaşlarınız, aileniz, sınıf arkadaşlarınız ve komşularınızla bağlantıda kalın.
Çocukların anlayabileceği kelimeler ve kavramlar kullanın.
Açıklamalarınızı çocuğun yaşına ve anlayışına göre düzenleyin.
Zaman ayırın ve çocukları soru sormaya teşvik edin. Çocukları hazır olmadıkça bir şeyler hakkında konuşmaya zorlamayın.
Çocuklara dürüst cevaplar ve bilgiler verin.
Bilgileri ve açıklamaları birkaç kez tekrar etmeye hazırlıklı olun. Bazı bilgileri kabul etmek veya anlamak zor olabilir. Aynı soruyu tekrar tekrar sormak, bir çocuğun güvence istemesinin bir yolu olabilir.
Çocukların kendilerini ifade etmenin yollarını bulmalarına yardımcı olun. Bazı çocuklar düşünceleri, duyguları veya korkuları hakkında konuşmak isteyebilir. Diğerleri, başa çıkmalarına yardımcı olmak için resim çizmeyi, oyuncaklarla oynamayı veya hikaye ya da şiir yazmayı tercih eder.
Güven verici olun, ancak gerçekçi olmayan sözler vermeyin.
Geçmişte travma veya kayıp yaşamış çocuklar, uzun süreli veya yoğun tepkilere karşı daha savunmasız olabilirler. Bu çocukların ekstra desteğe ve ilgiye ihtiyacı olabilir.
Baş ağrısı ve karın ağrısı dahil olmak üzere fiziksel semptomları izleyin. Pek çok çocuk kaygısını fiziksel ağrı ve sızılarla ifade eder. Belirgin bir tıbbi neden olmaksızın bu tür belirtilerdeki artış, çocuğun endişeli veya bunalmış hissettiğinin bir işareti olabilir.
Uyku bozuklukları, müdahaleci düşünceler veya endişeler, olayla ilgili endişelerle meşgul olma, tekrarlayan ölüm korkuları, azalan okul performansı, saldırganlık veya bunlara benzer davranışlar devam ederse, çocuğunuzun çocuk doktorundan, aile hekiminden veya bir pedagogdan yardım isteyin.
Kaynak: Psychiatry